İstiridyeler ve Filtreleyerek Beslenme

Bu yazının içerik özgünlüğü henüz kategorize edilmemiştir. Eğer merak ediyorsanız ve/veya belirtilmesini istiyorsanız, gözden geçirmemiz ve içerik özgünlüğünü belirlememiz için [email protected] üzerinden bize ulaşabilirsiniz.

Fotoğraftaki akvaryumların ikisinde de birebir aynı kaynaktan alınmış sular bulunmaktaydı. Ancak sol taraftakinde istiridye yokken, sağ taraftakinde istiridyeler bulunuyordu. Suyu birkaç gün öylece açık havada beklettiğinizde, sol taraftakinde hızla bakteri ve alg oluşumu görülmektedir. Sağ taraftakinde ise bu olmaz. Daha doğrusu olur, ancak oluşan bu organizmaları ve bunların oluşturdukları kolonileri istiridyeler filtreleyerek yerler. Bu sayede su çok daha temiz ve berrak gözükür. Bu, istiridyelerin ekosistemdeki önemini göstermek bakımından önemli bir deneydir (ve ilkokul-ortaokul düzeyinde bilim fuarlarında güzel bir deney olarak sunulabilir). 

Gerçekten de, istiridyelerin ekosistem içindeki bu rolleri, gerçek yaşamda da gözlenerek doğrulanmıştır. Bir zamanlar Amerika'nın Chesapeake Körfezi'ndeki nehirlerde bol miktarda istiridye bulunmaktaydı ve bu nehirlerin suları son derece berraktı. Ancak bu istiridyelerin tutundukları kayalar, nehirlerden geçen gemiler için tehlike oluşturuyor bahanesiyle söküldü ve yok edildi. Sadece birkaç on yıl içerisinde, nehirlerde geri döndürülemez bir şekilde bakteri oluşumu gözlendi. Hastalık yapıcı bakterilerin sayısı arttı, suyun tuzluluk oranı hızla azaldı. Var olan istiridyeler de hızla ölmeye başladılar. Şu anda, o zamanlardakinin %1'inden daha az istiridye bu sularda yaşamını sürdürebiliyor.

Peki biz bu hayvanları kafamıza göre "kirli" bulduğumuz göllere atıp, temizlik yapmalarını sağlayabilir miyiz? Dünya Vahşiyaşam Vakfı'nın Türkiye'deki ayağında çalışan Eren Atak şöyle bilgi veriyor:

"Bunu sizin yapmanız doğru olmaz; keza "istilacı" tür dediğimiz, bizim sularımıza ait olmayan bir türü atmanız durumunda felaketle sonuçlanabilir bu durum. Özellikle de barajdaki ve göllerdeki diğer canlılar için... Eğer ki böyle bir müdahalenin gerektiğini düşünüyorsanız, ilçenizdeki Tarım Müdürlüğü ile temasa geçmenizi önereceğim. Ne yazık ki devlet kurumları eliyle de, doğal ortama hiç bırakılmaması gereken türler (özellikle bazı balıklar) salındı ve kötü tecrübeler yaşandı. Siz en iyisi atıksu arıtımı olmayan tesisler varsa, onlar üzerine yoğunlaşın derim. Şu an halihazırda sularımızı tehdit eden bir midye türüyle mücadele edilmesi gündemde. Aman diyeyim, kaş yapayım derken göz çıkarmayalım."

Gerçekten de doğa koruma, eğer ki yaşam alanlarına müdahaleyi gerektirecekse, biyologlar denetiminde ve son derece dikkatli bir şekilde yapılmalıdır. Vatandaşlarımıza düşen, halihazırda kirli olan habitatları biyolojik yöntemlerle temizlemek yerine, yeni atıkların atılmasının önüne geçmek, karbon ayakizini düşürmek, çöp üretimini azaltmaktır.

Kaynak: NOAA

Ebola, Açlık ve Habitüasyon

Pandora Kümesi: Evren'in Hayaletleri

Yazar

Çağrı Mert Bakırcı

Çağrı Mert Bakırcı

Yazar

Evrim Ağacı'nın kurucusu ve idari sorumlusudur. Popüler bilim yazarı ve anlatıcısıdır. Doktorasını Texas Tech Üniversitesi'nden almıştır. Araştırma konuları evrimsel robotik, yapay zeka ve teorik/matematiksel evrimdir.

Konuyla Alakalı İçerikler

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
Geri Bildirim