İnsanların Tarım Zararlıları ile Evrim Savaşı, Şarap Yapımında Kullanılan Üzümlere Zarar Veriyor!
İnsanların Tarım Zararlıları ile Evrim Savaşı, Şarap Yapımında Kullanılan Üzümlere Zarar Veriyor!

Bu türev bir içeriktir. Yani bu yazının omurgası, WBHM isimli kaynaktan alınmıştır; ancak anlatım ve konu akışı gibi detaylar Evrim Ağacı yazarı/yazarları tarafından güncellenmiş, değiştirilmiş ve/veya geliştirilmiştir. Yazar, kaynaktan alınan metin omurgası üzerine kendi örneklerini, bilgilerini, detaylarını eklemiş, içeriği zenginleştirmiş ve/veya çeşitlendirmiş olabilir. Bu ek kısımlarla ilgili kaynaklar da, yazının sonunda gösterilmiştir. Bu içerik, diğer tüm içeriklerimiz gibi, İçerik Kullanım İzinleri'ne tabidir.

Roundup
Roundup
NPR

Türlerin evrimini genellikle birbirinden ayrışık (izole) olaylar olarak düşünmeye meyilliyizdir. Örneğin insanların evrimini, diğer türlerle karşılıklı olarak pek düşünmeyiz. Ancak av-avcı ilişkisi gibi bariz ekolojik ilişkilerin olduğu durumlarda türler arası ilişkilerin evrimsel süreç üzerindeki etkisini fark etmeye başlarız. Halbuki aynı ekolojik bölgeyi dolduran türler, birbirleriyle doğrudan rekabet halinde olmasalar bile, birbirlerinin evrimini etkileyebilirler. ABD'nin Texas eyaletinin batısında yetiştirilen pamukları etkileyen tarım zararlılarının evriminin, aynı bölgede yetiştirilen şaraplık üzümlerin yaşamı üzerindeki etkisi, bunun ilginç örneklerinden birisidir.

Birdenbire Ölmeye Başlayan Üzümler

Texas'ın Yüksek Düzlükler olarak bilinen batı bölgesinde yaşayan Andis Applewhite, ailelerinden gelen geleneği sürdürerek tarlalarında pamuk ve buğday yetiştiriyor. Ancak bu geleneği kırmak istemesi sonucu, tarlanın bir kısmına "kabarne fran" ("cabarnet frank") şaraplarının yapımında kullanılan siyah üzümlerden ekmeye karar verdi. Ancak toprakların verimliliğinde ve üzümün sağlığında hiçbir sorun olmamasına rağmen, daha bugüne kadar hiçbir sene üzüm alamadı! Dahası, üzümler ezilip bükülerek ölüyorlar. Üstelik Applewhite, bu sorunla yüzleşen tek çiftçi de değil.

Texas, bünyesinde barındırdığı 400 şaraphanesinden elde ettiği yıllık 13 milyar dolarlık gelir ile ABD'nin en büyük şarap üreticilerinden birisi. Dolayısıyla üzümlerin gördüğü zarar, bir eyaletin ekonomisini doğrudan etkiliyor. Peki neler oluyor? Suçlu kim? Şey... Evrim. Spesifik olarak, bitkilere zarar veren otların, bu otlara karşı kullandığımız öldürücü kimyasallara karşı geliştirdikleri savunma sistemlerinin evrimi!

Tarım Zararlılarında İlaca Karşı Direncin Evrimi

Her şey, pamuklar ve haşereler arasındaki evrimsel mücadele ve insanın bu mücadeleye müdahil olmasıyla başladı. Birçok bitki, haşerelerle belli bir noktaya kadar mücadele edebilir. Ancak insanlar, üretimi arttırabilmek için sentetik haşere öldürücüler ile tarım ürünlerine destek olmaya başladılar. Bu öldürücülerin en meşhuru, Monsanto tarafından üretilen Roundup isimli haşere öldürücü. Örneğin Applewhite'ın komşu tarlasında bulunan Dan Smith, şöyle diyor:

Bizim eski Roundup, her türlü zararlıyı, her zaman ve her yerde öldürüverirdi. Harika bir şeydi!

Roundup şöyle çalışıyor: Genetiği değiştirilerek haşerelere karşı sağlamlaştırılmış olan pamuk, tarlaya ekiliyor. Böylece haşere öldürücü kimyasallar, bu pamuklara zarar veremiyorlar. Bu nedenle çiftçiler, Roundup gibi haşere öldürücü kimyasalları tarlaya havadan veya karadan sıkabiliyorlar. Öldürücüler, sadece haşerelere etki ediyor, pamuğa hiçbir zarar veremiyor.


Ancak işler, 2013'te değişti. Roundup, artık çalışmıyordu. Smith, şöyle diyor:

Bitkilerimizin haşere öldürücülere karşı direnç kazandığı ilk 1-2 yıl kabus gibiydi. Ne yapacağımıza dair hiçbir fikrimiz yoktu.

Bu, evrimdir. Pamuklara zarar veren zararlıların popülasyonundaki bazı bireyler, yıldan yıla geçen süre içinde geçirdikleri mutasyonlar sonucunda, zararlı öldürücü kimyasallara karşı direnç kazanırlar. Bir veya birkaç mutasyon bile bu kimyasallara karşı direnç kazandırabilir. Bu bireyler, popülasyon içinde hızla avantajlı konuma geçerler; çünkü diğer otlar (zararlılar) Roundup etkisiyle ölürken, bu mutant bireyler dirençlidir ve kolaylıkla üremeye devam edebilirler. Böylece daha çok yavru üretirler, gelecek nesle bu mutant (ve avantajlı mutasyonlara sahip) genleri daha çok aktarırlar. Kısa sürede popülasyon, sadece bu avantajlı bireylerin torunlarından oluşur hale gelir. Hele ki bu mutasyon, diğer fiziksel özelliklere de etki ederse (veya fiziksel özelliklere etki eden diğer mutasyonların önünü açarsa), türler kademeli bir şekilde fiziksel olarak da değişirler. Hatta eğer coğrafi izolasyonlar gibi mekanizmalar devreye girecek olursa, bir tarladaki zararlılarda belli özellikler evrimleşirken, başka bir tarlada başka özellikler birikir ve nihayetinde tek 1 ata türden birden fazla torun evrimleşir. İşte bu, türleşmedir.

İnsanların Evrimle Mücadelesi ve Savaşın Yan Etkileri

Monsanto ve Dow gibi büyük ilaç üreticileri, 2013 yılında hemen bu direnci araştırmaya başladılar. 2017 yılında ise güçlendirilmiş bir formülle ürettikleri yeni bir ilacı piyasaya sürdüler. Bunlar, on yıllardır kullanılan dikamba ve 2,4-D gibi alışılagelmiş zararlı öldürücü kimyasalların yeni versiyonları gibi düşünülebilir. Bunlara sentetik oksin öldürücüler adı veriliyor.

İnsanların hedefi belli: Söz konusu mutant zararlıları da öldürebilecek olan yeni kimyasal formüller çıkarmak. Böylece evrimsel silahlanma yarışında bir adım öne geçebilmek. Ne var ki her yeni kimyasal formül, bazı beklenmedik veya hesaplanmamış yan etkilerle gelebiliyor. Yeni Roundup formülü zararlıları başarıyla öldürüyor öldürmesine ama... Bir yandan da komşu tarlalara çok daha rahat uçabiliyor. Yani daha uçuşkan bir formüle sahip!

Son birkaç yıldır Amerika'daki tarlalar bu sorunla boğuşuyor. Missouri Üniversitesi'nden araştırmacılar, bugüne kadar yan tarlalardan uçan kimyasallar nedeniyle etkilenen 600'den fazla şikayet aldılar. Etkilenen tarım ürünleri arasında soya fasulyesi gibi birçok bitki bulunuyor.

Türler arası evrim savaşı, insanların sosyal yaşantısını da etkiliyor. Örneğin Arkansas'ta bu şekilde tarlalar arası geçiş nedeniyle çıkan bir kavgada, 1 çiftçi vurularak öldürüldü.

Bilim insanları ve devlet yöneticileri, söz konusu problemlerin önüne geçmek için yöntemler arıyor olsalar da, kimyasal üreticileri eğer doğru kullanılacak olursa ilaçlarının bu tip bir yan etkisi olmadığını iddia ediyorlar. Texas Tech Üniversitesi ve Texas A&M Üniversitesi'nde zararlı ot uzmanı olan Prof. Dr. Peter Dotray şöyle diyor:

Bu kimyasalları uygulayanların takip etmesi gereken çok daha fazla detay var. Bunların çok dikkatli bir şekilde takip edilmesi gerekiyor.

Gerçekten de, yeni ilaçlar söz konusu tarlalar arası geçişi önlemek için farklı spreyleme yükseklikleri ve tampon alanların oluşturulması gibi gereksinimlerle geliyor. Ayrıca bu kimyasalların kullanılabilmesi için özel izinler alınması gerekiyor. Benzer şekilde, saatte 16 kilometreden yüksek hızda esen rüzgarlarda spreyleme işleminin kesinlikle yapılmaması gerekiyor. Bunlara uyulmadan yapılan uygulamalar, kaçınılmaz olarak evrimsel felaketlere neden olabilir.

Tarım zararlıları ile mücadele, modern tarımcılığın vazgeçilmez parçalarından birisi. Bu mücadelenin en önde gelen silahları ise kuşkusuz zararlı öldürücü kimyasallar. Ancak bu kimyasalların etrafa zarar vermemesi için koyulan gereksinimler, bazı tarlalar için uygulanması imkansız kriterler oluşturuyor. Örneğin şaraplık üzüm üreticisi Bobby Cox, şöyle diyor:

Batı Texas'ta saatte 16 kilometre hızdan daha yavaş rüzgarların estiği bir gün hayal etmek imkansız. Bu koca bir peri masalından ibaret! İmkansız!

Cox'un öfkesi anlaşılır; çünkü yeni formüle sahip kimyasallar, 30 yıldır var olan şaraplık üzüm tarlalarının %20'sini yok etti. Pamuğu her 2 yılda bir ekmek mümkünken, şaraplık üzümlerin yetişmesi için yıllar yılı beklemek gerekiyor. Dolayısıyla çok daha özen, özveri ve çaba isteyen bir iş. Öyle ki, Cox'un bu hasarın önüne geçerek, tam kapasitede üzüm üretmeyi beklediği ilk yıl 2020.

Sonuç

Popülasyonumuz büyüdükçe, modern tarım teknolojileri de giderek artan bir öneme sahip oluyor, olacak. Ancak sadece geçici ve kısa dönem etkilere odaklanarak attığımız her adım, bizi uzun ve kalıcı çözümlerden alıkoyuyor. Eğer insanlık olarak geleceğimizi garanti altına almak istiyorsak, mutlaka evrimsel biyolojinin ışığını tarım teknolojilerine eksiksiz olarak yansıtmamız gerekiyor. Türlerin evrimsel değişimlerini ve çevresel etkenlerin değişimine verdikleri tepkiyi çok iyi anlamamız, çalışmamız ve buna uygun adımlar atmamız gerekiyor.

Kaynaklar ve İleri Okuma:

  • Türev İçerik Kaynağı: WBHM
  • Ana Görsel Kaynağı: Pixabay

Anne Tarafı Neandertal, Baba Tarafı Denisovan: Antik İnsan Melezi Bulundu!

Tarih Öncesi Türler Arası Çiftleşmeler Bize Ne Kattı?

Yazar

Çağrı Mert Bakırcı

Çağrı Mert Bakırcı

Yazar

Evrim Ağacı'nın kurucusu ve idari sorumlusudur. Popüler bilim yazarı ve anlatıcısıdır. Doktorasını Texas Tech Üniversitesi'nden almıştır. Araştırma konuları evrimsel robotik, yapay zeka ve teorik/matematiksel evrimdir.

Konuyla Alakalı İçerikler
  • Anasayfa
  • Gece Modu

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
Geri Bildirim