İnsanın Kimyasal Tarifi

Bu yazının içerik özgünlüğü henüz kategorize edilmemiştir. Eğer merak ediyorsanız ve/veya belirtilmesini istiyorsanız, gözden geçirmemiz ve içerik özgünlüğünü belirlememiz için [email protected] üzerinden bize ulaşabilirsiniz.

Burada gördüğünüz, vücudumuzu oluşturan tüm elementlerin kütlece oranlarıdır (bu yüzdeler, atom sayılarının oranı değildir!). Elbette bunlar kişiden kişiye, yaştan yaşa, hatta gün içerisinde zamandan zamana değişebilir (örneğin ne yediğinize bağlı olarak). Ancak ortalama olarak hazırlanmıştır ve birçok kişi için kabaca doğru olacaktır. Daha önemlisi, elementlerin birbirlerine nazaran oranlarını görmek açısından faydalıdır. 

Canlı-cansız her varlık, yıldızlarda üretilen atomların çeşitli şekillerde bir arada gelmesiyle oluşur. Hiçbir varlık, son haliyle var oluvermemiştir. Hepsi, çok yumuşak bir değişim sürecinden geçerek var olmuştur. Örneğin Dünya üzerindeki canlılık, Evren'in başlangıcından sonraki milyarlarca yıllık kozmolojik ve fiziksel evrimin sonucunda oluşabilen Güneş ve Dünya'nın var oluşu sonrası, en az 500 milyon yıllık kimyasal evrim sonucu var olabilmiştir. İlk canlılık, cansız moleküllerin farklı kombinasyonları ile başlamıştır. Bunların birçoğu varlıklarını sürdürememiş ya da yeterince çeşitlenebilecek kimyasal yapıya sahip olamamıştır. Ancak bazıları varlıklarını korumuş, hatta bir enerji döngüsü sayesinde uzun soluklu hale gelebilmiştir. Bunlar, ilk canlıların oluşumunu mümkün kılmıştır. Tabii tüm bunlar, dediğimiz gibi en az 500, ortalama 700 milyon yıllık bir kimyasal evrim sürecinin sonucudur. Ondan sonra ise biyolojik evrim devreye girmiş ve son 3.8 milyar yıldır etrafımızda gördüğümüz ve göremediğimiz her türlü canlının ortaya çıkmasını sağlamıştır.

Kimyasal tarifimizi görmek, bu karmakarışık sistemin özündeki basit atom ve molekülleri anlamak açısından faydalı olabilecektir. 

Bizler, düşünen atom yığınlarıyız. Bir nevi, Evren'in kendi kendisini anlama yoluyuz. Zira bizi "biz" yapan istisnasız her şey Evren'in kendisine ait parçacıklardan ibaret. Sperm ile yumurtanın birleştiği andan itibaren bu atomları Evren'den ödünç alıyoruz ve ölümümüzle birlikte yavaş yavaş ona geri veriyoruz. Bu atomların hiyerarşik ve evrim tarafından şekillendirilen düzeni, bilinç ve algı gibi anlaşılması güç özelliklerimizi bize kazandırabilirken dışkı, idrar, sümük ve salya gibi pek üzerinde düşünmediğimiz atıklarımızı bile oluşturuyor.

Uzun lafın kısası, Richard Feynman'ın dediği gibi biz, Evren içerisinde bir atom gibi olsak da, atomlardan oluşan bir Evren'iz!

Kaynak: pinterest

Hobbitler: Homo floresiensis

Homer Simpson, Higgs Bozonu'nun Kütlesini Bilim İnsanlarından 14 Sene Önce ''Neredeyse'' Tahmin Etti!

Yazar

Çağrı Mert Bakırcı

Çağrı Mert Bakırcı

Yazar

Evrim Ağacı'nın kurucusu ve idari sorumlusudur. Popüler bilim yazarı ve anlatıcısıdır. Doktorasını Texas Tech Üniversitesi'nden almıştır. Araştırma konuları evrimsel robotik, yapay zeka ve teorik/matematiksel evrimdir.

Konuyla Alakalı İçerikler
  • Anasayfa
  • Gece Modu

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
Geri Bildirim