İnsan Dişilerinde Ergenlik Yaşı 1860'tan Beri 7 Yaş Azaldı!

Bu yazının içerik özgünlüğü henüz kategorize edilmemiştir. Eğer merak ediyorsanız ve/veya belirtilmesini istiyorsanız, gözden geçirmemiz ve içerik özgünlüğünü belirlememiz için [email protected] üzerinden bize ulaşabilirsiniz.

1980'lerin sonlarında Marcia Herman-Giddens Duke Üniversitesi Tıp Merkezi'nde pediyatrist olarak çalışıyordu. Bu sırada kafa karıştırıcı bir gerçekle karşılaştı. Kliniğine gelen 8-9 yaşındaki kızlar arasında ergenliğe bağlı cinsel bölgede pubik kıl oluşumu ve meme gelişimi gözlenenlerin sayısı giderek artıyordu. O zamanlarda Batı'da dişilerin ergenliğe erişim yaşına yönelik kabul 11 yaş civarıydı. Dolayısıyla Herman-Giddens'ın 10 yaş altındaki dişilerde bunu görmesi, kabul edilen senaryoya aykırıydı. Bu sebeple veri toplamaya başlayan Herman-Giddens, Amerikan Pediyatri Akademisi'ne sunduğu bir araştırmayı tamamlamayı başardı. 17.000 dişi çocuktan topladığı verilerden ürettiği sonuçlara göre genç insan dişilerinde memelerin oluşumu beyazlarda 9.9, siyahlarda 8.8 yaş civarında oluyordu; 11 değil!

Bu keşif ciddi anlamda tartışma yarattı. Birçok doktor bu gerçeği reddetti; ancak onların bu redlerine rağmen yine de giderek artan sayıda 10 yaş altındaki dişiler cinsel olarak olgun hale ulaşmayı sürdürdüler. Şu anda North Carolina University'de araştırmalarını sürdüren Herman-Giddens şöyle söylüyor:

"Lolita Sendromu adını verdiğimiz bu cinsel gelişim durumu yoğun bir duygusal merak uyandırdı. Feminist biri olarak keşke uyandırmasaydı diyorum."

Günümüzde birçok doktor gerçekten de ergenliğin başlangıç yaşının giderek düştüğü konusunda hemfikirdir. Birçok araştırma bunun dişiler için doğru olduğunu; ancak yine Herman-Giddens tarafından yapılan ve Amerikan Pediyatri Akademisi tarafından yayınlanan bazı diğer araştırmalarla erkekler için de kısmen doğru olduğunu gösteriyor. Biyolojik olarak yetişkinliğe erişme yaşı giderek düşüyor. Alman araştırmacıları tarafından sunulan şu istatistiklere bir bakın: 1860 yılında dişiler için ortalama ergenliğe giriş yaşı 16.6 idi. 1920 yılında bu yaş 14.6'ya düştü. 1950'de 13.1'e, 1980'de 12.5'e, 2010'da ise 10.5'e. Ve nihayet, 2014'te ise 9.3'e... Aynı düşüş erkekler için de geçerli; ancak bulguların yayınlanması, dişiler için olan araştırmalara göre 1 yıl gecikmeli olabildi.

Bu eğilimin arkasında yatan sebep nedir? Neden çocuklarımız giderek düşen yaşlarda ergenliğe giriyor? Bunun tıbbi sonuçları nelerdir? Bu soruların cevapları halen tartışılıyor; ancak birçok bilim insanı ve sağlık uzmanı bunun sebebini Batı'da sağlık alanında yaşanan gelişmelere bağlıyor. Ancak sorun, nihayet bir noktada durması beklenen bu düşüşün halen devam ediyor olması: her 10 yılda ortalama ergenliğe girme yaşı 4-5 ay geriye kayıyor.

Bu ısrarcı düşüşün nedenlerine yönelik çalışmalar yürüten bazı doktorlar, bu gerilemeden endişe duyuyorlar. Örneğin bu gerilemeyi obezite ile ilişkilendirenler var. Obezite gençlerin kanındaki östrojen seviyelerini arttırıyor ve bu nedenle meme gelişimi gerçekleşiyor. Bazı araştırmalar gerçekten de yüksek vücut kitle endeksi ile ergenlik başlangıcı arasındaki ilişkiyi doğruluyor. Ancak 2013 yılında Hollandalı araştırmacıların Paediatrics dergisinde yayımladıkları bir makalede 7 yaşında ergenliğe giren çocukların vücut kitle endeksinin bunda hiçbir payı olmadığını gösterdi.

Diğer bir sebep, giderek artan miktarda şeker içerikli diyetlere sahip olma ve fiziksel aktivitenin azalması olabilir. Sebep, bazı diğer araştırmacılara göre çevresel de olabilir. Özellikle hormonlarımız üzerine etki eden endokrin bozuculara maruz kalmamız nedeniyle... Giderek yayılan endüstriyel ve kimyasal kirleticilerin balıklar ve diğer hayvanlarda normal cinsel gelişimi etkilediği çoktan gösterildi. Bunu insanlara da esnetecek olursak, erken ya da bozulmuş ergenliğe giriş yaşında bu kirleticilerin etkisi olabilir.

Her ne kadar ergenliğe girme yaşının düşmesinin çocuklar için bazı tehlikeleri olduğu doğru olsa da, bu durum halen tartışılmaktadır. Dolayısıyla kesinlikle tehlikelidir veya kesinlikle sorunsuzdur demenin henüz bir yolu yok. Ancak birçok ebeveyn, çocuklarının erken gelişmesinin onların omuzlarına daha erken yaştan taşıyamacakları yükler binmesi anlamına geldiği konusunda endişeli.

 

Kaynak: The Guardian

Dünya Coğrafyasının Evrimi ve Dallı Su Kanallarının Oluşumu Rastgele Olmayabilir!

Dinozorlar Ne Sıcakkanlıydı, Ne De Soğukkanlı: ''Ilıkkanlı'' Dinozorlar!

Yazar

Çağrı Mert Bakırcı

Çağrı Mert Bakırcı

Yazar

Evrim Ağacı'nın kurucusu ve idari sorumlusudur. Popüler bilim yazarı ve anlatıcısıdır. Doktorasını Texas Tech Üniversitesi'nden almıştır. Araştırma konuları evrimsel robotik, yapay zeka ve teorik/matematiksel evrimdir.

Konuyla Alakalı İçerikler
  • Anasayfa
  • Gece Modu

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
Geri Bildirim