Aarhus Üniversitesi araştırmacıları, yaşam için kritik öneme sahip proteinlerin yapı taşlarının yıldızlararası uzayda doğal süreçlerle oluşabileceğini deneysel olarak gösterdi. Nature Astronomy dergisinde yayımlanan çalışmada, bilim insanları yıldızlararası toz bulutlarının aşırı koşullarını laboratuvar ortamında taklit etti: yaklaşık −260 °C sıcaklık, son derece düşük basınç ve kozmik ışın benzeri yüksek enerjili parçacıklar. Bu ortamda en basit amino asitlerden biri olan glisinin, kozmik radyasyon etkisiyle peptitlere — yani proteinlerin temel öncüllerine — dönüştüğü gözlemlendi.
Peptitler, amino asitlerin kısa zincirler hâlinde bağlanmasıyla oluşuyor ve daha sonra proteinlere dönüşebiliyor. Daha önce yalnızca basit moleküllerin yıldızlararası uzayda oluşabileceği düşünülürken, bu çalışma daha karmaşık biyomoleküllerin de yıldız ve gezegen oluşumundan önce ortaya çıkabildiğini gösteriyor. Araştırmacılara göre bu durum, yaşam için gerekli kimyasal yapı taşlarının evrende sanılandan çok daha yaygın olabileceğine işaret ediyor.
Çalışma ayrıca, amino asitlerin peptitlere bağlanmasını sağlayan kimyasal reaksiyonun evrensel olduğunu vurguluyor; bu da yalnızca glisinin değil, diğer amino asitlerin de benzer biçimde uzayda peptitler oluşturabileceği anlamına geliyor. Bu bulgular, yeni oluşan yıldız sistemlerinde bu moleküllerin kayalık gezegenlere taşınabileceğini ve uygun koşullar altında prebiyotik kimyayı tetikleyebileceğini düşündürüyor. Araştırma, yaşamın kökenine dair temel sorulara doğrudan yanıt vermese de, yaşam için gerekli karmaşık moleküllerin uzayda kendiliğinden ve yaygın biçimde üretilebildiğini güçlü biçimde ortaya koyuyor.
31 görüntülenme