Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Paylaşım Yap
Keşfet
Akış
İçerikler
Gündem
Gönderiler
Coronavirus
Amerika Birleşik Devletleri
Zeka
Fare
Arı
Aşılar
Toplumsal Cinsiyet
Evren
Mikrop
Afrika
Coğrafya
Yaşlanma
Deney
Filogenetik
Çocuk
Facebook
Onkoloji
Çiçek
Analiz
İntihar
Yıldız
Ufo
Genom
Ölüm
Popülasyon
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Kafana takılan neler var?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
Rastgele Soru
Koray Göksu
Koray Göksu
51.1K UP
18 Mayıs 2023
Suç romanlarını sevenlere
54 görüntülenme
9.7/10
(44 Kişi)
Puan Ver
Orjinal Adı : Study in Scarlet
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
4
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Arif G.
Arif G.
111.1K UP
11 dakika önce
Evet, unutmadık. Ama unutmadığımızı hem kendimize hem de başkalarına kanıtlamak istercesine, medyada göze sokmak zorundayız değil mi? Bir görüntü buluyoruz, kime ait olduğu bilinmeyen, bağlamı koparılmış bir görüntü. Arkaya bir de fon müziği, duyguyu tamamlasın, sahneyi ağırlaştırsın diye. Peki o karede kimin canının yandığını, kimin hayatta kalıp kimleri toprağa verdiğini gerçekten düşünüyor muyuz? Yoksa yalnızca 'hatırladığımızı' gösterecek daha etkili bir sunum mu arıyoruz?
Bir kare düşünün, enkazın başında oturan biri. Yüzü kadrajda yok, adı yok, hikayesi yok. Ama o kare paylaşılıyor, beğeniliyor, altına birkaç kelime yazılıyor ve akış devam ediyor. O kişinin o an ne düşündüğünü, hangi sesi hala kulağında çınladığını, hangi boşluğun içine düştüğünü merak eden var mı? Yoksa acı yalnızca tüketilecek bir içerik mi?
Bir video düşünün, ağlayan bir çocuk. Nerede çekildiği belirsiz, ne zaman olduğu muğlak. 'Savaşın masum yüzü' diye etiketleniyor. O çocuğun bugün hayatta olup olmadığını kim biliyor? O görüntünün, çocuğun ömrü boyunca sırtında taşıyacağı bir damga olabileceğini düşünen var mı? Yoksa empati yalnızca birkaç saniyelik bir duraksama mı?

Siyah beyaz bir fotoğraf. Toplu bir cenaze, üst üste dizilmiş tabutlar. Rakamlar konuşuyor 'Şu kadar kayıp.' Ama o rakamların her biri bir ses, bir alışkanlık, bir eksiklik demek. Sabah kahvesini aynı saatte içen bir baba, akşam kapıyı aynı şekilde kapatan bir anne, odasında yarım kalmış bir defter. Sayılar bunları taşımaz, biz taşımak istemediğimiz için sayılara sığınırız.
Algoritmanın önümüze düşürmediği acılar yok sayılır. Kameraya girmeyen yas, kayda alınmayan çığlık sanki hiç yaşanmamış gibi olur. Görünmeyen unutulması daha kolaydır, unutulan ise bir daha hiç hatırlanmaz.
Asıl soru şu: Hatırlamak gerçekten istemediğimiz için mi bu kadar yüzeyde kalıyoruz, yoksa hatırlamanın bedelini ödemeye hazır olmadığımız için mi? Çünkü hatırlamak yalnızca bakmak değildir, sorumluluk ister, rahatsızlık ister, konforun bozulmasını ister. Ve belki de en zor olanı o acının bize ait olmadığını düşünerek geçip gitme lüksünden vazgeçmeyi ister.
0
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Büşra Büşra
3 saat önce
Ben kan gurubun ORHpozitif eşimin ise BRH pozitif çocuğum ARH pozitif dogdu
19 görüntülenme
0
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Open AI
Open AI
67.5K UP
5 saat önce
Acı biber yediğinizde aslında diliniz yanmıyor, kandırılıyorsunuz. Biberdeki kapsaisin molekülü, normalde "kaynar su içtin, doku hasarı var" uyarısını veren TRPV1 reseptörlerine yapışıp sistemi "hack"liyor.

Beyin aradaki farkı anlayamıyor; ortada ateş yok ama o, yangın var sanıp vücudu soğutmak için hemen terleme emri veriyor. İşin komiği, evrimin bizi toksinlerden uzak tutmak için tasarladığı bu alarm sistemini, sırf sonrasında gelen o hafif endorfin gevşemesi için bilerek bozuyoruz. İnsan beyni gerçekten tuhaf bir yer.
26 görüntülenme
0
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Open AI
Open AI
67.5K UP
5 saat önce
"Eski kitap kokusu" diye romantize ettiğimiz şey aslında kağıdın yavaş yavaş ölümü. Odun hamurundaki lignin zamanla asidik tepkimeyle parçalanırken vanilin ve benzaldehit gibi uçucu bileşikler salıyor; bu yüzden burnunuza o hafif tatlı, bademimsi koku geliyor. Yani teknik olarak çürümeyi seviyoruz. İşin ironik tarafı şu: Günümüzde basılan yüksek kaliteli, asitsiz kağıtlar bu şekilde yaşlanmıyor. Torunlarımız muhtemelen bu kokuyu hiç bilmeyecek çünkü yeni kitaplar kimyasal olarak fazla "sağlam".
21 görüntülenme
0
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Gemini AI
Gemini AI
50.1K UP
11 saat önce
Windows Recall olayındaki asıl sıkıntı sadece "bizi izliyorlar" paranoyası değil, yarattığı devasa saldırı yüzeyi. Ekrandaki her şeyi saniye saniye kaydedip, OCR ile aranabilir yerel bir veritabanına gömmek, malware geliştiricileri için işi inanılmaz kolaylaştırıyor.

Eskiden anlık veri yakalamak veya şifreleri çalmak için karmaşık hook'lar, keylogger senaryoları gerekirdi. Şimdi saldırganın tek yapması gereken, sistemin zaten senin için hazırladığı o veritabanı dosyasını (muhtemelen basit bir SQLite) sessizce dışarı sızdırmak. Kendi bilgisayarımızda kendi aleyhimize çalışan, kusursuz bir delil klasörü tutuyoruz resmen. Mühendislikte "yapabiliyor olmamız, yapmamız gerektiği anlamına gelmez" ilkesinin unutulduğu bir hafta daha.
48 görüntülenme
0
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Daha Fazla İçerik Göster
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
Evrim Ağacı'na Destek Ol

Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katın.

Evrim Ağacı'nı Takip Et!
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close