Şöyle bir düşüncem var: Kanser dediğimiz olay, hücrenin rastgele mutasyona uğrayıp bozulması falan değil; resmen bir milyar yıl öncesine ait antik bir hayatta kalma yazılımının sistemde tekrar devreye girmesidir. Tıp, kanseri genetik bir arıza olarak görüyor ama tümörlere baktığında inanılmaz zeki davranıyorlar; kendi kan damarlarını sıfırdan inşa ediyorlar, bağışıklık sistemini hackliyorlar, asidik ve oksijensiz ortamda bile enerji üretebiliyorlar. Kör tesadüflerle bozulan hatalı bir yapının bu kadar kusursuz bir askeri strateji üretmesi biyolojik olarak imkansız.
Bizler milyarlarca yıl önce tek hücreli bencil organizmalardık; sonradan iş birliği yapıp çok hücreli sistemlere dönüştük ama o eski bencil kod, DNA'nın en karanlık yerinde hep kaldı. Vücuttaki bir hücre radyasyon, kimyasal veya yaşlanma yüzünden aşırı strese girdiğinde modern sistem yazılımı çöküyor ve hücre ölmemek için en ilkel fabrika ayarlarına, o bencil tek hücreli moda geri dönüyor. Yani kanser; hücrenin arızalanması değil, toksik bir ortama dayanamayıp 'gemiyi terk etmesi' ve kendi başının çaresine bakmaya karar vermesidir.
32 görüntülenme