Tez yazmak ile gece laboratuvar çalışmaları aslında aynı sürecin iki farklı yüzü gibidir. ''Dental Varyasyonlar''. Dişler sessizdir ama anlatacak çok şeyi vardır. İnsan bedeninin en suskun tanıklarıdır onlar; ne konuşur ne de itiraz ederler, ama zamanın izlerini en derinlerinde taşırlar. Bir insanın ne yediğini, nasıl yaşadığını, hangi zorluklardan geçtiğini, hatta bazen hangi toplumun parçası olduğunu fısıldar gibi anlatırlar.
Aşınmış bir diş, yalnızca sert yiyeceklerin izini değil; sabrın, alışkanlığın ve belki de yokluğun hikâyesini taşır. Mine üzerindeki ince çizgiler, çocuklukta yaşanan stresin, hastalığın ya da beslenme yetersizliğinin sessiz kayıtlarıdır. Çürükler, sadece ağız sağlığının değil; yaşam biçiminin, beslenme kültürünün ve sosyal koşulların bir yansımasıdır.
Dişler aynı zamanda kimliğin izlerini de saklar. Her bireyin diş yapısı, bir parmak izi gibi kendine özgüdür. Bu yüzden geçmişin insanlarını anlamaya çalışan antropologlar için dişler, kemiklerden bile daha konuşkandır. Çünkü dişler, ölümden sonra bile kolay kolay yok olmaz; zamanı aşar ve geride kalanlara hikaye anlatmaya devam eder.
Belki de bu yüzden dişlere bakmak, sadece bir ağıza bakmak değildir. Bir ömre, bir yaşama, bir geçmişe bakmaktır. Bazen en derin hikayeler, en sessiz yerlerde saklıdır.