Savaş, insanlık tarihinin hep bir parçası gibi geliyor, değil mi? Ama bu durumun karmaşık bir tanımı var. Araştırmacılar "savaş"ı genellikle hükümetler arası örgütlü şiddet olarak tanımlıyor. Bu tanıma göre, avcı-toplayıcı atalarımızın döneminde, yani insanlık tarihinin %99'unda, aslında "savaş" yoktu. Bireysel şiddet hep vardı, evet. Ama devletler kurulunca, yani yerleşik hayata geçince, büyük çaplı organize çatışmalar başladı. Yani "savaş" dediğimiz şey, aslında medeniyetle birlikte gelen bir "yenilik" olabilir. Bu da tanımların ne kadar önemli olduğunu gösteriyor: Acaba hep şiddet mi vardı, yoksa bugünkü savaş bambaşka bir şey mi? Belki de bu ayrım, barış olasılığını düşünürken bize farklı bir kapı açar.