Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Merhabalar ben 16 yaşındayım ve uzaya çok merakım var. Astronomi okumak istiyorum sizce bu iyi bir karar mı? Fikirleriniz nedir bu konu hakkında? Ayrıca birşey daha sorucağım, Evrim Ağacı' nın kanalında ki teleskop alınır mı veya o fiyatta daha iyi bir teleskop bulabilir miyim? Dönüş yaparsanız çok sevinirim.
Sitemizi daha akıcı hale getiren yeni güncellemelerimiz yayında!
• Yeni: Web bildirimlerini tamamen yeniledik; bildirimleriniz artık çok daha düzenli ve kararlı çalışıyor.
• Yeni: Yayıncılar için Twitch eklentimiz çıktı; destekçi rozetleri doğrudan yayında görülebilecek.
• Performans: Topluluk sayfalarımızı hızlandırdık ve şehir gruplarına Telegram entegrasyonu ekledik.
• Düzeltme: İçerik itirazları, makale gönderimi ve giriş yönlendirmelerindeki sorunları çözdük.
Daha iyi bir platform deneyimi için gelişmeye devam ediyoruz!
Olağan dışı durumlarda sosyal medyadan uzak durmak en iyisi. Ama uzak durmak ile kayıtsız kalmak arasında ince bir çizgi var ve biz çoğu zaman o çizgiyi de kaçırıyoruz. Son günlerdeki olaylar sonrası akışa bakınca aynı döngü tekrar ediyor. Görüntüler yayılıyor, doğrulanmamış bilgiler hızla çoğalıyor, herkes bir şey söylemek zorunda hissediyor. Birkaç saat içinde gerçek ile kurgu birbirine karışıyor. Ardından öfke geliyor sonra yorgunluk ve en sonunda sessizlik. Sorun sosyal medyanın kendisi değil, bizim onu kriz anında kullanma refleksimiz. Çünkü bu zamanlarda bilgi ihtiyacı artıyor ama doğrulama refleksi tamamen kayboluyor. Hız her şeyin önüne geçiyor. İlk paylaşan olmak, doğru susan olmaktan daha değerli hale geliyor bu da yanlış bilgiyi sadece yaymıyor, aynı zamanda zehirliyor. Bir diğer mesele de duygusal taşma. Herkes tepki veriyor ama bu tepkiler çoğu zaman birbirini besleyen bir gürültüye dönüşüyor. Acıyı anlamak yerine sergilemeye başlıyoruz. Olayın kendisi geri planda kalıyor, görünürlük öne çıkıyor. Bu da hem mağdurlara zarar veriyor hem de gerçek çözüm ihtiyacını tamamen gölgeliyor. En doğru tutum net olmalı: susmak, doğrulanmış kaynaklara yönelmek. Çünkü bazen en güçlü duruş, paylaşmamaktır ve en büyük katkı, gürültüye katılmamaktır. Bir de şu var: bu olaylar diğer faillerin motivasyonu hale geliyor. Bu konu derin ama kısaca: bizim gibi düşünmüyorlar, bizim gibi hissetmiyorlar. Kısa sürede gündem olmak, o gündemin de en üst sırasına yerleşmek, sonu ölüm bile olsa bu zihinlerde bir başarı ya da iz bırakma algısına dönüşüyor. Kolektif davranma ise başka bir şey. Herkes bireysel tepki veriyor ama ortak bir bilinç oluşmuyor. Aynı anda binlerce kişi konuşuyor ama aynı şeyi söylemiyor. Bu yüzden ses var ama etki yok. Susarak, resmi açıklamaları bekleyerek, ailelere ve yetkililere alan bırakarak daha fazla şey yapabiliriz. Kriz anları refleksleri açığa çıkarır. Bizim refleksimiz artık hız değil durmak, gürültü değil sakinlik olmalı. Çünkü bu anlar geçiyor ama geride kalan bilgi kirliliği ve vicdan yarası kalıyor.
15 yaşındayım; Big Bang’i bir "amir" gibi sorgu odasına alıyorum. Sorum net: Genişleyen evrenin basacağı "zemin" neresidir? Sahne yoksa oyuncu nerede durur? Amacım teoriyi yıkmak değil, cevap veremediği noktada "yarasını sarıp" onu felsefe ve bilimle kökten doğrulamak. Derimin altındaki bu kozmik boşluğu, rasyonel bir tartışmayla dışarı saçmak istiyorum. Gelin, bu "zemin" paradoksunu beraber çözelim.
0
0 Yorum
Şikayet
Et
Mantık Hatası
0
Paylaş
Alıntıla
Alıntıları Göster
Paylaşım Görseli Oluştur
Daha Fazla İçerik Göster
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
Evrim Ağacı'na Destek Ol
Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim
Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç
katın.
Size çok kısa bir mesajımız var: Reklamları kapatmaya ne dersiniz?
Bu yıl sayfamızda gezdiniz.
Bu iş reklamlarla olmaz! Türkiye'de bilimin sesini yükselteceksek, sizlerin ufak da olsa desteklerinize ihtiyacımız var. Evrim Ağacı Kreosus destekçilerine katılarak hem gücümüze güç katabilir, hem de Reklamsız Deneyim gibi Evrim Ağacı Premium ayrıcalıklarından faydalanabilirsiniz. Tek seferlik destek olun veya daha iyisi, aylık destekçilerimiz
arasına şimdi katılın.
"Doğrunun peşinden aşkla gidin; ancak hatayı da affedin." Voltaire
Bilim İçin 30 Saniyeniz Var mı?
Evrim Ağacı, tamamen okur ve izleyen
desteğiyle sürdürülen, bağımsız bir bilim oluşumu.
Ücretsiz bir Evrim Ağacı üyeliği oluşturmanın çok sayıda
avantajından
biri, sitedeki reklamları %50 oranında azaltmak (destekçilerimiz arasına katılarak
reklamların %100'ünü kapatabilirsiniz). Evrim Ağacı'nda geçirdiğiniz zamanı
zenginleştirmek için, sadece 30 saniyenizi ayırarak üye olun (üyeyseniz, giriş
yapmanızı tavsiye ederiz).