Benzin fiyatı 2009'dan bugüne tam 29 kat arttı: 1 Ocak 2009'da 2,79 TL olan kurşunsuz benzin, 15 Eylül 2026'daki son zamla 80,27 lirayı gördü. Motorinde durum daha da vahim: 2009'da 2,39 TL olan motorin bugün 97,49 TL (40,8 kat).
Ancak asgari ücreti hesaba kattığımızda grafik ters yöne gidiyor: 2009'da bir aylık asgari ücretle 189 litre benzin veya 221 litre motorin alınabilirken, bugün 350 litre benzin veya 288 litre motorin alınabiliyor. Grafiği 2009 asgari ücretine sabitlediğimizde benzinin litresi 1,5 liraya karşılık geliyor.
Peki neden ekonominin her geçen gün kötüye gittiğini hissediyoruz? Çünkü benzin denklemin sadece bir parçası:
1. Asgari ücret son dört yılda benzinden hızlı yükseldi ama asgari olmayan gelirlerin çoğu o kadar hızlı artmadı. Asgari ücretin üstünde kazanan milyonlarca kişi, kendi gelirine göre benzinin pahalandığını yaşıyor.
2. Benzin hane bütçesinin küçük bir kalemi. TÜİK'e göre asıl büyük pay konut/kira, ulaştırma ve gıdada; düşük gelirli hanelerde konut ve gıdanın ağırlığı çok daha yüksek. Oralardaki pahalanma alım gücünü çok daha fazla vuruyor.
3. Ucuzlamanın bir kısmı vergi mekaniğinden: akaryakıt ÖTV'si litre başına sabit TL tutarı ve 2016-2023 arasında enflasyona rağmen neredeyse hiç artırılmadı; sonradan altı ayda bir Yİ-ÜFE'ye göre güncelleme getirildi. Bu, ekonominin iyiye gittiğinin değil, verginin geriden geldiğinin işareti.
4. 2009 iyi bir başlangıç yılı değil: Uluslararası Enerji Ajansı üyeleri arasında Türkiye o dönem gelire göre en pahalı benzini satan ülkeydi. Doğru okuma "benzin ucuzladı" değil, "çok pahalıydı, şimdi görece biraz daha az pahalı".
İstatistik dersi: "Fiyat" basit görünür ama seçtiğiniz cetvele göre bambaşka hikâyeler anlatır. Pompadaki 80 lira gerçek, 2009 ücretiyle ölçülen 1,5 lira da gerçek. Gerçek olmayan, bunlardan birinin tek başına yaşadıklarımızı anlattığı düşüncesi.
4 görüntülenme