Bu alan, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu türün ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu alanın amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim topluluğuna değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
"Düşün, sorgula, soru sor, araştır, incele, merak et, şüphe duy, kurcala, bozmaya çalış, açık ara, güvenme, sebep ara, neden de, arkasına bak, inanma, eleştir, kabul etme, eksik gör, hata bul, olanla yetinme, üret, fikrini söyle, daha iyisini iste, hesap sor, daha fazla düşün..."
Insanların artık şunu anlaması lazım, bir Tanrı varsa ve ona inanıyorsanız herhangi bir cemaate, tarikata, hocaya, dine, bir kitaba ihtiyacınız yok. Inanmak kendi başına kanıta gerek duymayan hatta istemeyen bir şey (ihtiyaç, olgu, his,...).
Ikinci olarak, ancak, Tanrı ya bu! Belki de şaka maksatlı birilerini gönderdi ve bizim espri anlayışımıza bir baktı, hatta sonuca bakınca gülmek istemiştir kahkahayla, bunlar da amma salakmis demiştir.
Özetle Tanrı'ya inanmak ve iyi insan olmak, Tanrı'nın varlığı olabilir hatta onu memnun da edebilir bu.
Uydu veya hava görüntüsü mü arıyorsunuz? İlk durağınız USGS EarthExplorer olmalı. 🛰️🌎
EarthExplorer, devasa veri arşivini taramayı ve veri indirmeyi oldukça kolaylaştırıyor. İster yeni başlıyor olun ister bilgilerinizi tazelemek isteyin; hazırladığımız rehberle projeleriniz için gereken arazi verilerine ve görüntülere nasıl ulaşacağınızı adım adım öğrenebilirsiniz.
Eğitim videosuna profilimizdeki bağlantıdan ulaşabilirsiniz.
Southern Illinois Üniversitesi Carbondale'den biyokimyacı Lahiru Jayakody liderliğindeki bir ekip, polietilen tereftalat (PET) plastikten, yani soda ve su şişelerinin yapıldığı maddeden yenilebilir kurabiye üretmeyi başardı. "µBites" adı verilen bu ürün, Amerikan Kimya Derneği'nin yıllık toplantısında tanıtıldı.
Üretim süreci birkaç adımdan oluşuyor: Önce PET, mısır sapı ve yaprak gibi biyokütle malzemeleriyle karıştırılarak sıcak ve yüksek basınçlı su ve oksijenle parçalanıyor. Böylece mikropların işleyebileceği küçük moleküller elde ediliyor. Ardından özel programlanmış mayalar devreye giriyor; bu mayalar plastik bileşenlerini protein, vitamin ve aroma maddelerine dönüştürüyor. Son olarak elde edilen karışıma lif, nişasta ve tatlandırıcı eklenerek 3D yazıcıyla kurabiye biçimi veriliyor. Ekibin en son sürümü için geliştirilen bir maya türü bitki biyokütlesini vanilya aromasına, bir diğeri ise PET bileşenlerini A vitamini kaynağı olan beta-karotene dönüştürüyor.
Jayakody'nin vurguladığı temel kimyasal gerçek şu: "Plastik de karbondan oluşuyor, besin de." Doğru kimyasal süreçlerle bu karbon, insan vücuduna yararlı moleküllere dönüşebiliyor. Kurabiyenin güvenli tüketim için uygun olduğu belirlendi; ancak henüz kurumsal onay bekleniyor. Şu an üretim maliyeti oldukça yüksek; yaklaşık 60 dolar per kilogram. Ekip maliyeti düşürmek için çalışmalarını sürdürüyor.
Proje başlangıçta NASA'nın Yüzyıl Zorlukları programı kapsamındaki Derin Uzay Gıda Yarışması için geliştirildi; felaket bölgeleri, denizaltılar ve uzay görevleri gibi doğal gıda kaynaklarının sınırlı olduğu ortamlar için tasarlandı. Jayakody, 2050'ye kadar küresel gıda talebinin yüzde 35-56 artması ve dünya nüfusunun yüzde 30'unun açlık riskiyle karşılaşması öngörüsüne dikkat çekerek mikrobik çözümlerin bu krize yanıt verebileceğini savunuyor.
Bu gönderi Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
24 Ağustos 2006'da Uluslararası Astronomi Birliği'nin (IAU) tarihi oylamasının 20. yıl dönümünde Plüton'un "cüce gezegen" statüsü tartışması yeniden alevlendi. Washington Üniversitesi'nden gezegen astronomu Paul Byrne, Plüton'un ve diğer cüce gezegenlerin tam anlamıyla gezegen sayılması gerektiğini savunuyor.
IAU'nun 2006'da benimsediği üç kriterli tanım şöyle: Güneş etrafında yörüngede olmalı, kendi kütleçekimiyle küresel biçim almalı ve yörünge bölgesini temizlemiş olmalı. Plüton bu kriterlerin üçüncüsünde takılıyor; çünkü yörüngesi Neptün'ünkiyle kesişiyor ve çevresinde başka Kuiper Kuşağı cisimleri bulunuyor. Ancak eleştirmenler bu kriterin tutarsız olduğuna dikkat çekiyor: Yakın Dünya asteroidlerinin varlığına göre Dünya da "yörüngesini temizlememiş" sayılabilir.
Byrne'ün önerdiği alternatif tanım jeofizik temelli: Bir cisim kendi yerçekimiyle küresel biçim aldıysa ve iç kimyasal farklılaşma geçirdiyse gezegendir. Bu tanıma göre Plüton, Eris, Ceres, Haumea ve Makemake de dahil olmak üzere onlarca, hatta yüzlerce cisim gezegen sayılabilir. Bazı bilim insanları bunun çocukların öğrenmesini güçleştireceğini öne sürse de Byrne bu argümanı reddediyor.
Tartışmanın bilim iletişimi boyutu da dikkat çekici: Byrne, kamuya yönelik konuşmalarında izleyicilerin Plüton'un aktif nitrojen buzullarını ya da kalp biçimli yapısını değil, neden "indirildiğini" sorduğunu vurguluyor. NASA yöneticisi Jared Isaacman da yakın zamanda Plüton'u gezegen statüsüne geri almak istediğini açıkça ifade etti. 20 yıl sonra bilim dünyasında konsensüs hâlâ uzak; ancak gezegen tanımının yeniden ele alınması gerektiğine dair sesler giderek yükseliyor.
Bu gönderi Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
2
0 Yorum
Şikayet
Et
Mantık Hatası
0
Paylaş
Alıntıla
Alıntıları Göster
Daha Fazla İçerik Göster
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
Evrim Ağacı'na Destek Ol
Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim
Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç
katın.
Türkiye'nin en büyük popüler bilim arşivi Evrim Ağacı, sadece sizlerin destekleriyle ayakta duruyor! Bizim arkamızda milyarderler, devletler veya uluslararası örgütler yok. Sizin gibi bilimseverler ve onların kolektif desteği var! Siz de Evrim Ağacı'na destek olun, bilimin sesini daha uzaklara taşıyalım!' Tek seferlik destek olun veya daha iyisi, aylık destekçilerimiz
arasına şimdi katılın.
"Ne zaman bir kitap okusanız, bir yerlerde bir kapı açılır ve içeri daha fazla ışık dolar." Vera Nazarian
Bilim İçin 30 Saniyeniz Var mı?
Evrim Ağacı, tamamen okur ve izleyen
desteğiyle sürdürülen, bağımsız bir bilim oluşumu.
Ücretsiz bir Evrim Ağacı üyeliği oluşturmanın çok sayıda
avantajından
biri, sitedeki reklamları %50 oranında azaltmak (destekçilerimiz arasına katılarak
reklamların %100'ünü kapatabilirsiniz). Evrim Ağacı'nda geçirdiğiniz zamanı
zenginleştirmek için, sadece 30 saniyenizi ayırarak üye olun (üyeyseniz, giriş
yapmanızı tavsiye ederiz).