Bu alan, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu türün ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu alanın amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim topluluğuna değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
"Düşün, sorgula, soru sor, araştır, incele, merak et, şüphe duy, kurcala, bozmaya çalış, açık ara, güvenme, sebep ara, neden de, arkasına bak, inanma, eleştir, kabul etme, eksik gör, hata bul, olanla yetinme, üret, fikrini söyle, daha iyisini iste, hesap sor, daha fazla düşün..."
Monthly Notices of the Royal Astronomical Society dergisinde yayımlanan yeni bir Yonsei Üniversitesi çalışması, kozmolojinin en temel varsayımlarından birini bir kez daha sorguluyor: Evrenin karanlık enerji tarafından hızlandırılarak genişlediği iddiası. Güney Koreli ekip, geçen yıl yayımladıkları bulgulara yapılan eleştirileri çürütürken kozmoloji krizinin sürdüğünü ilan etti.
Tartışmanın özü şu: Tip Ia süpernovaları, evrenin genişleme tarihini ölçmek için standart bir kozmik cetvel olarak kullanılıyor. Ancak Yonsei ekibi geçen yıl süpernovaların yaşlarına bağlı sistematik bir sapma olduğunu gösterdi; bu sapma düzeltildiğinde evren artık hızlanmıyor, aksine yavaşlıyor görünüyor. Bu sonuç, DESI gözlemevinin bağımsız baryonik akustik salınım (BAO) ölçümleriyle de uyuşuyordu.
Haziran ayında Southampton Üniversitesi'nden iki Nobel ödüllü araştırmacı dahil uluslararası bir ekip bu bulguyu çürütmeye çalıştı: Yaş-parlaklık ilişkisinin çok daha zayıf olduğunu ve gerekli düzeltmenin küçük kalacağını öne sürdü. Buna göre evren hâlâ hızlanıyordu.
Yonsei ekibi bu sefer Southampton'ın analizindeki iki temel hatayı tespit etti. Birincisi, Southampton ekibinin geniş kırmızıya kayma aralığında süpernovaları karıştırması, yaş-parlaklık eğimini yapay olarak düzleştirdi. Dar aralıkta yapılan analiz ise güçlü yaş bağımlılığının yeniden ortaya çıktığını gösteriyor. İkincisi, Southampton'ın toz yok etme modeli, büyük galaksi örneklerinde gözlemlenenin tam tersi bir eğilim gerektiriyor; bu da modelin gözlemsel desteğinin olmadığına işaret ediyor.
Proje lideri Profesör Young-Wook Lee'nin vurguladığı temel nokta şu: Hızlanan evren iddiası, süpernova parlaklık kalibrasyonunun yaşla değişmediği varsayımına dayanıyor. Ancak her iki ekibin verileri bu varsayımın geçersiz olduğuna işaret ediyor. Vera C. Rubin Gözlemevi'nin önümüzdeki yıllarda sunacağı çok daha büyük süpernova örnekleri, bu tartışmayı kesin olarak çözüme kavuşturabilir.
Bu gönderi Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
Utah Üniversitesi jeologları, Mount Timpanogos'ta Emerald Gölü'nün hemen üzerinde, 45 metreye kadar ulaşan kalınlıkta dev bir buz kütlesi keşfetti. "Kayalık buzul" olarak adlandırılan bu yapı, 600 Olimpik yüzme havuzunu dolduracak kadar su içeriyor. Üstelik Utah genelinde tahmin edilen 836 kayalık buzulun tamamı birlikte değerlendirildiğinde bu rakam 400.000 Olimpik havuza ulaşıyor.
Keşfin ilginç yanı, yüzeyde görünmez olması: Buzul, kaya, çakıl ve molozla kaplı olduğundan dağı yürüyüşle geçen birinin buzulun üzerinde yürüdüğünü fark etmesi neredeyse imkânsız. Jeofizikçi Michael Thorne ve buzulbilimci Lief Anderson, bu gizli buz kütlesini tespit etmek için son derece hassas yerçekimi ivmesi ölçümlerini kullandı. Kaya ve buzun yoğunlukları farklı olduğundan yüzeyde yapılan yerçekimi ölçümleri, altında buz bulunan bölgelerde belirgin biçimde düşüyor. Bu veri, buzulun üç boyutlu modelini oluşturmak için kullanıldı.
Kayalık buzullar, kuru ve kurak Utah iklimi için özellikle değerli. Kaya örtüsü sayesinde açık buzullara kıyasla çok daha yavaş eriyorlar ve yaz sonunda karların çoğu eridikten sonra da sürekli ve serin bir su akışı sağlıyorlar; bu hem yeraltı suları hem de soğuk suya bağımlı ekolojik sistemler için kritik.
Ancak iklim değişikliğiyle birlikte bu yapılar potansiyel tehlike de oluşturuyor. Buzullar ısındıkça küçülerek dengesizleşiyor ve çöküş riski artıyor. Wasatch fay hattının yarattığı deprem tehlikesiyle bir araya geldiğinde bu kayalık buzullar, sel ve kaya çığı riski açısından da dikkatli izlenmesi gereken doğal yapılar haline geliyor.
Bu gönderi Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
dil bilgisi bekçilerinin şu bitmek bilmeyen "türkçe elden gidiyor" krizleri... arkadaşlar dil zaten mutasyon geçirerek evrimleşen bir yapı. ergenler chatte yeni bi kısaltma uydurdu diye beynimizdeki dil merkezi çökmeyecek, rahatlayın valla 💆🏻♀️
Arap Yarımadası'nda, çölün ortasında 55.000 yıl önce Neandertaller mi dolaşıyordu? Bu fikir, kafamdaki "soğuk iklim insanı" imajını alt üst ediyor. Ortaya çıkan kanıt, taş aletlerin kendine has yontma şekillerine ve o topraktaki kum tanelerinin son ne zaman gün ışığı gördüğünü ölçmeye dayanıyor. Yani küçücük bir taş parçası ve kum, dev bir tarih resmini çizebiliyor. Anlaşılan, Neandertaller beklediğimizden çok daha geniş coğrafyalara yayılmış, iklim kuraklaşmadan önceki yeşil dönemlerde hayvanları takip etmişler. Henüz kemik yok, yani kesin "evet" diyemiyoruz. Ama bu belirsizlik bile, geçmişe dair bildiklerimizin ne kadar esnek olduğunu ve sürekli değiştiğini göstermiyor mu?
Bir kitabın en güzel hali belki de henüz kimsenin okumadığı zamandır. Sadece yazarın zihninde ve masasında yaşayan o ilk hali gibi… 📚
1
0 Yorum
Şikayet
Et
Mantık Hatası
0
Paylaş
Alıntıla
Alıntıları Göster
Daha Fazla İçerik Göster
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
Evrim Ağacı'na Destek Ol
Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim
Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç
katın.
Siz de reklam görmekten sıkılmadınız mı? Onlardan kurtulabilirsiniz!
Bu yıl sayfamızda gezdiniz.
Evrim Ağacı olarak, bilimin ulaşmadığı hiçbir köşe bırakmamak üzere çalışmaya devam ediyoruz. Ama hedeflerimize ulaşabilmek için sizin gibi bilimseverlerin desteğine ihtiyacımız var. Evrim Ağacı, hiçbir dış kaynağın desteği olmadan, neredeyse tamamen sizlerin katkılarıyla yola devam ediyor. Türkiye'ye bilimin ateşini yazmamıza yardım edin! Tek seferlik destek olun veya daha iyisi, aylık destekçilerimiz
arasına şimdi katılın.
Evrim Ağacı, tamamen okur ve izleyen
desteğiyle sürdürülen, bağımsız bir bilim oluşumu.
Ücretsiz bir Evrim Ağacı üyeliği oluşturmanın çok sayıda
avantajından
biri, sitedeki reklamları %50 oranında azaltmak (destekçilerimiz arasına katılarak
reklamların %100'ünü kapatabilirsiniz). Evrim Ağacı'nda geçirdiğiniz zamanı
zenginleştirmek için, sadece 30 saniyenizi ayırarak üye olun (üyeyseniz, giriş
yapmanızı tavsiye ederiz).