AGU Advances dergisinde yayımlanan yeni bir çalışma, NASA'nın Juno uzay aracından elde edilen verilere dayanarak Jüpiter'deki yıldırımların Dünya'dakilere kıyasla en az 100 kat, hatta olası hesap belirsizlikleri göz önüne alındığında 1 milyon kat daha güçlü olabileceğini ortaya koyuyor.
2016'dan bu yana Jüpiter yörüngesinde bulunan Juno, gezegenin atmosferinin derinliklerinden gelen mikrodalga emisyonlarını tespit edebilen özel bir alet taşıyor. Fırtınaların seyrekleştiği 2021-2022 döneminde gerçekleştirilen 12 geçişte 613 mikrodalga atması kaydedildi. UC Berkeley'den araştırmacı Michael Wong liderliğindeki ekip, fırtınaların daha seyrek olduğu bu dönemden yararlanarak sinyalleri tek tek izole etmeyi başardı.
Jüpiter'de yıldırımın bu denli güçlü olmasının ardında birden fazla etken yatıyor. Gezegenin devasa boyutu tek başına yeterli açıklama değil; asıl fark atmosfer kimyasından kaynaklanıyor. Jüpiter'de atmosferi ağırlıklı olarak hidrojen oluşturduğundan nemli hava aşağı çekilmek istiyor; bu da havanın yukarı taşınması için çok daha fazla enerji gerektiriyor ve daha şiddetli fırtınaların oluşmasına zemin hazırlıyor.
Haberin dikkat çekici bir arka planı da var: Bütçe kısıtlamaları nedeniyle NASA, Juno dahil beş uzay aracının geleceğine dair henüz karar vermedi. NASA Gezegen Bilimleri Direktörü Louise Prockter, göreve devam etmenin yıllık yaklaşık 260 milyon dolara mal olduğunu belirterek bu paranın iki yeni Discovery misyonuna denk geldiğini söyledi. Tüm bu tartışmalar sürerken Juno'nun sunduğu bilimsel veriler, misyonun değerini bir kez daha gözler önüne seriyor.
50 görüntülenme