Meksika'nın kanallarında yaşayan bir semender türü, kopan bacağını, omuriliğini ve hatta beyninin bir kısmını iz bırakmadan yeniden üretiyor.
İşin sırrı, aksolotl adı verilen bu canlının ergenliğe hiç girmemesinde yatıyor. Tiroit uyarıcı hormonu eksik olduğu için ömür boyu larva halinde, dış solungaçlarıyla suda kalıyor. Dışarıdan tiroksin verip onu zorla büyüttüğümüzde, o devasa yenilenme gücü büyük ölçüde kayboluyor. Üstelik yenilenme yeteneği yaşla birlikte de azalıyor.
Kopan bacağı aylar içinde yeniden çıkaran talimatlar devasa bir genomda saklanıyor. İnsanınkinin on katı olan 32 milyar baz çiftlik bir genoma sahip olsa da, protein sayısı bizimkine çok yakın kalarak 23.251'de duruyor. Bu dev genom, 2018'de dizilendiğinde o güne kadarki en büyük hayvan genomu olarak kayıtlara geçti. Sırtından alınan 4 milimetrelik bir doku örneği bile 89 günde pürüzsüzce kapanıyor.
Elbette burada canlının koca bir beyni tamamen baştan yarattığını söylemiyoruz. Beyin ve omurilikteki bu yenilenme, gen aktivasyonu yoluyla 2025'te gösterilen kısmi ve deneysel bir süreci kapsıyor.
Doğada kritik tehlike altındaki 50 ila 1.000 ergin birey, yalnızca Xochimilco kanallarının dip zemininde pembe gövdeleri ve tüylü dış solungaçlarıyla suyu süzüyor.
0 görüntülenme