Science dergisinde 18 Haziran'da yayımlanan bir çalışma, 2011 Tohoku-Oki depreminin GPS verilerinde 15 yıldır çözülemeyen gizemli bir anomaliyi açıklığa kavuşturdu. Chicago Üniversitesi'nden jeofizikçi Sunyoung Park liderliğindeki ekip, depremden yaklaşık 16 dakika sonra, henüz büyük artçı şoklar gerçekleşmeden, Japonya genelindeki GPS istasyonlarının tamamen aynı anda doğuya doğru kaydığını tespit etti. Bu kayma hiçbir bilinen artçı sarsıntıyla örtüşmüyordu.
Caltech'ten Hiroo Kanamori ve Strazburg Üniversitesi'nden Luis Rivera ile birlikte çalışan Park, önce denizaltı heyelanı ve yavaş fay kayması gibi alternatifleri eledi; bunlar verideki bölgesel olmayan, ülke çapındaki eş zamanlı kaymayı açıklayamıyordu. Ekip sonunda, depremden yayılan enerjinin Dünya'nın derinliklerine inip sıvı metal alaşımından oluşan dış çekirdeğe çarparak yansıdığı ve yüzeye geri döndüğü sonucuna ulaştı. Bu enerji, Japonya çevresindeki iki büyük tektonik plaka sınırında ek bir kaymayı tetikledi. Yaklaşık 5.800 kilometrelik bu gidiş-dönüş yolculuğu, toplam 15 dakika sürdü.
Bu olay, 3.000 kilometreyi aşan alanıyla kayıtlara geçmiş en geniş sismik olay unvanını taşıyor ve yaklaşık 7,5 büyüklüğünde bir depreme eşdeğer enerji açığa çıkardı. Ayrıca birden fazla büyük tektonik plaka sınırını (Pasifik-Okhotsk ve Filipin Denizi-Avrasya) aynı anda etkileyen ilk kayıtlı olay olma özelliği taşıyor.
Park, bu bulgunun deprem tehlikesi anlayışımıza tamamen yeni bir boyut eklediğini vurguluyor: "Büyük depremler, ana sarsıntı bittikten çok sonra bile fayları etkileyebiliyor." Sismik sensörlerin genellikle yüzeydeki kısa, yüksek frekanslı sinyalleri aramak üzere tasarlanmış olması ve 9,0 büyüklüğündeki depremin ardından oluşan yoğun gürültü, bu sinyalin yıllarca fark edilmemesine yol açmıştı.