Communications Biology dergisinde yayımlanan yeni bir Warwick Üniversitesi çalışması, büyük maymunların ve insanların gülüşünün temel ritmik yapısının 15 milyon yıl boyunca neredeyse hiç değişmediğini ortaya koyuyor. Bu bulgu, insan konuşmasının evrimine dair yeni ve beklenmedik bir pencere açıyor.
Araştırmacılar, dört orangutan, iki goril, üç bonobo, dört şempanze ve dört insandan alınan 140 gülüş kaydını analiz etti. Tüm türlerde aynı örüntü gözlemlendi: Gülüş sesleri arasındaki aralıklar, türden bağımsız olarak düzenli ve ritmik bir yapı sergiliyor. Ekip, bu temel ritmik yapının tüm büyük maymunların ortak atalarından miras kaldığını ve olağanüstü bir istikrarla korunduğunu öne sürüyor.
Ancak insan gülüşü bu ortak temelden belirgin biçimde ayrışıyor: İnsanlar daha hızlı, daha değişken ve bağlama göre kontrol edilebilir bir gülüşe sahip. Gıdıklanma sonucu patlayan kontrolsüz kahkaha ile toplantıdaki kibar gülümseme ya da utanç sonrası sinir kahkahası, aynı ritmik altyapının bilinçli denetim altında şekillendirilmiş farklı versiyonları. Bu bağlama duyarlı vokal kontrol, konuşmanın temel yapı taşlarından biri.
Warwick'ten Dr. Adriano Lameira bulgulardan çıkan önemli sonucu şöyle özetliyor: İlk insanların vokal kontrol kapasitesini atadan kopuk bir sıçraymayla kazandığı klasik anlayışın aksine, gülüşün evrimi insanların 15 milyon yıl boyunca birikmekte olan bir vokal kontrol kapasitesinin devamı olduğunu gösteriyor. Konuşmanın izini fosil kayıtlarında sürmek imkânsız; bu yüzden tüm büyük maymunlarla paylaşılan gülüş, hominid ses evrimini anlamak için eşsiz bir pencere sunuyor.