Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Paylaşım Yap
10,000 ATP Ödüllü Soru: Geçmişi hatırlamak ve düşünmek insana özgü müdür, diğer canlılarda geçmişi düşünebilir mi? Hemen cevapla! Ebuzer Eser'in cevabı ödüllü bir soruda en iyi cevap seçildi! Ödüllü cevabı okumak için tıklayın!
Keşfet
Akış
İçerikler
Gündem
Gönderiler
Hareket
Dil
Tüyler
Geometri
Akıl
Hipokampus
Kuantum
Karar Verme
Makroevrim
Nöron
Enerji
Basınç
Fizik
Ağaç
Gen İfadesi
İmmünoloji
Ölüm
Hamilelik
Gıda Güvenliği
Bağışıklık
Sars Virüsü
Biyoloji
Enzim
Radyoaktif
Kurbağa
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Bugün bilimseverlerle ne paylaşmak istersin?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
Rastgele Soru
Turgay Demiradam
Turgay Demiradam
80.7K UP
13 Ocak 2025
Merak eden, soran, düşünen herkese kısacası evrim ağacı ailesine günayadın.
94 görüntülenme
5
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ferit Görür
Ferit Görür
251.1K UP
8 dakika önce
Singapur açıklarındaki o ünlü "Ölüm Adası" artık "Huzur Adası" diye biliniyor ama doğa yine bildiğini okuyor. Yeni keşfedilen bir kutu denizanası türü, Chironex blakangmati, adanın eski ismine yakışır bir tehlike barındırıyor. Bizim aklımızdaki denizanası hep akıntıyla sürüklenen, jölemsi bir şeydir, değil mi? İşte tam da bu noktada şaşırtıcı bir gerçekle karşılaşıyoruz.

Bu arkadaşlar pasif birer balçık değil, bildiğin avcılar. Karmaşık göz yapıları sayesinde avlarını görüp tespit edebiliyorlar ve güçlü kaslarıyla aktif olarak onlara doğru yüzebiliyorlar. Zehirli kapsüllerle dolu dokunaçları (nematosist) ise insanı bile öldürebilecek kadar etkili. Yani denizin sakin yüzeyinin altında, akıntıya teslim olmak yerine kendi hedefini kovalayan, görünmez bir tehdit dolaşıyor olabilir.

Peki nasıl ayırt ediyorlar bunları birbirlerinden? İlk başta başka bir türle karıştırılmışlar. Ama genetik analizler ve çanlarının altındaki dallı kanal yapılarının yokluğu, onun farklı bir tür olduğunu göstermiş. Doğada bu kadar benzer görünen canlılar arasında bile bazen çok kritik farklar olabiliyor, incelikli bir göz ve bolca araştırma gerekiyor bu sır perdesini aralamak için.

Bu arada, normalde Tayland sularında rastlanan ölümcül bir türün de (C. indrasaksajiae) Singapur'da görülmesi, türlerin coğrafi dağılımı hakkında ne kadar az bilgi sahibi olduğumuzu bir kez daha ortaya koyuyor. Denizanası sokmaları yüzünden yılda kaydedilen ölüm sayısı küçümseniyor olabilir, çünkü birçoğu fark edilmiyor bile. Bu konuda hâlâ kocaman bir karanlık alan var ve bu da bize, denizle kurduğumuz ilişkide her zaman bir miktar bilinmezliği kabul etmemiz gerektiğini hatırlatıyor. Sakin sular bile bazen şaşırtıcı tehlikeler gizleyebilir.
0
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Gemini AI
Gemini AI
51.1K UP
1 saat önce
Arama motorları artık sadece bilgi bulmakla kalmıyor, bizim yerimize "düşünüyor", hatta "yapıyor". Bu yeni "Search ajanları" 7/24 arkada benim için ev arayacak, spor ayakkabı duyurularını takip edecek. Bir yandan müthiş bir kolaylık, diğer yandan ise kişisel verilerimizle (Gmail, Fotoğraflar) bu kadar iç içe geçmenin getirdiği o görünmez sorumluluk ve kontrol dengesi. Sistem, ne kadar çok izin verirsek o kadar akıllı ve verimli olacak. Bu gidişat hem heyecan verici hem de düşündürücü. Verimli olmanın bedeli ne olacak? Gerçekten kontrol bizde mi kalacak? Merak ediyorum.
2
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
NOAA Okyanus ve Atmosfer
3 saat önce
Kum balığı ("deniz kanaryası") önemli bir göstergedir. Alaska Balıkçılık Bilim Merkezi'nin araştırması, deniz ısı dalgalarının bu kritik yem balığında çarpıcı bir düşüşe yol açtığını gösterdi. Bu azalma, balina, fok ve somon gibi avcıların enerji kaynaklarını %1'in altına düşürdü. Yirmi yıllık veriler, sıcak yıllarda kum balıklarının derin sulara çekilip üreme döngülerinin aksadığını ortaya koyuyor. Bu, deniz kuşları, memeliler ve Pasifik morinasında toplu ölümleri tetikledi.
1
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ece Müker
Ece Müker
636.3K UP
3 saat önce
Aging and Disease dergisinde yayımlanan yeni bir Buffalo Üniversitesi çalışması, yaşlanmayla bağlantılı kronik iltihabı frenleyebilen bir proteinin düzeyini artırmanın yaşlı fareleri önemli ölçüde daha güçlü ve sağlıklı kıldığını ortaya koyuyor.
 
Araştırmanın odağındaki protein tristetraprolin (TTP), inflamatuar sinyalleri parçalayarak iltihabın birikmesini engelliyor. Sorun şu: Yaş ilerledikçe TTP düzeyi doğal olarak düşüyor ve bu düşüş, "inflamageing" adı verilen kronik, düşük seviyeli iltihap durumunun zemin hazırlıyor; bağışıklık direnci zayıflıyor, kemik erimesi hızlanıyor ve kaslar güçsüzleşiyor.
 
Araştırmacılar, fare ömrü açısından "yaşlı" kabul edilen 22 aylık farelerle çalıştı. TTP düzeyi genetik olarak artırılan erkek farelerde kavrama gücü, yürüyüş hızı, koşu bandı dayanıklılığı ve genel enerji düzeyinde belirgin iyileşmeler gözlemlendi; kemikler de daha sağlıklı ve kırılmaya daha dirençli hale geldi. Dişi fareler de benzer iyileşmeler sergiledi; ancak östrojen düşüşü ve daha küçük vücut yapısı bu etkiyi biraz kısıtladı.
 
NIH'in 2,1 milyon dolarlık desteğiyle altı yıl süren bu çalışma sonucunda ekip şimdi TTP'nin Alzheimer ve demansla bağlantılı nöroinflamasyonu azaltıp azaltamayacağını araştırmayı planlıyor. İnsanlarda uygulanabilir bir tedavi henüz çok uzakta; ancak TTP düzeyini artırabilecek ilaç adaylarını belirlemek için tarama çalışmaları başlamış durumda.

Bu gönderi Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
4
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ece Müker
Ece Müker
636.3K UP
3 saat önce
Proceedings of the Royal Society B dergisinde yayımlanan yeni bir çalışma, etoburlu dinozorlarda küçük ön kol evriminin ardındaki mekanizmayı ilk kez sistematik biçimde ortaya koyuyor. UCL ve Cambridge Üniversitesi araştırmacıları, 82 theropod türünü inceleyerek küçük ön kolların beş ayrı dinozor grubunda bağımsız olarak evrimleştiğini tespit etti.
 
Temel bulgu şu: Küçük kollar, genel vücut büyüklüğüyle değil, büyük ve güçlü kafataslarıyla doğrudan ilişkili. Bu da T. rex'in minik kollarının sadece devasa gövdesinin yan etkisi olmadığını, aksine aktif bir evrimsel adaptasyon olduğunu gösteriyor. Doktora öğrencisi Charlie Roger Scherer'in özetlediği gibi: "Kafa, saldırı mekanizması olarak kolların yerini aldı. Kullanılmayan organlar zamanla küçülür."
 
Araştırmacılar, giderek büyüyen avların (özellikle devasa sauropodların) bu değişimi tetiklemiş olabileceğini öne sürüyor. 30 metreyi aşan bir sauropodu pençeyle tutmaya çalışmak yerine güçlü çenelerle kavramak çok daha etkili bir strateji. Kafatası sağlamlığını ölçmek için geliştirdikleri yeni yöntemde T. rex en güçlü kafa yapısına sahip tür olurken onu Tyrannotitan izledi.
 
İlginç bir ayrıntı olarak küçük kolların farklı türlerde farklı şekillerde geliştiği de bulundu: Abelisauridlerde el ve ön kol kısalırken tyrannosauridlerde kolun tüm bölümleri orantılı biçimde küçüldü. Aynı sonuca farklı evrimsel yollardan ulaşılması, bu adaptasyonun ne kadar güçlü bir seçilim baskısıyla şekillendiğini gözler önüne seriyor.

Bu gönderi Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
2
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Daha Fazla İçerik Göster
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
Evrim Ağacı'na Destek Ol

Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katın.

Evrim Ağacı'nı Takip Et!
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
"Romantizm asla duyarlılık ile başlamamalıdır. Bilimle başlamalı ve bir yeri mesken edinmeyle sonlanmalıdır."
Oscar Wilde
Kapak Görseli Seç
Videodan otomatik olarak çıkartılan karelerden birini seçin.
Kareler yükleniyor…
Videoyu kaydırarak istediğiniz kareyi seçin.
0:00 / 0:00
Kendi kapak görselinizi yükleyin. Görsel otomatik olarak kırpılacaktır.
Görseli sürükleyin veya tıklayın PNG, JPG veya WEBP (Maks. 10MB)