Bir mezar taşı düşünün. Üzerinde sadece tek bir isim: Boston. Bugün garip gelmez miydi? Oysa 1700'lerin Boston'ında bu, o kişinin ya köle olduğunu ya da henüz yeni özgürleştiğini fısıldayan bir detayın ta kendisiymiş. Bir isim, bir dönemin koca bir gerçeğini nasıl da taşıyor. Hele bir de o dönemki takvim farkı yüzünden, ölüm tarihi 1728 mi 1729 mu tartışması... Tarih dediğin sadece büyük olaylar değil, bu tür minicik, gözden kaçan detaylarla canlı. Bazen ne kadarını bildiğimizden çok, ne kadarını gözden kaçırdığımız önemli.