Bu alan, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu türün ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu alanın amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim topluluğuna değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Hofstede' bin bireyselcilik ve toplumculuk unsuru dikkatimi çekti. Konuyu özümseyebilmek için de Burke'nin retorik yaklaşımı hakkında kelimelerin insan davranışları üzerindeki ikna ediciliğinin ve meydana getirdiği değişimin anlaşılması gerektiğini fark ettim. Özellikle "A Grammar of Motives" kitabında, insanlardaki bu değişim, onların ifade ve düşünce biçimlerini kapsayacak şekilde ele almış.
taş devrinde yaşayan bir beyni 7/24 ekran karşısına oturtup üstüne her saniye dopamin basarsan ne olur? modern dünyada neden sürekli çökkün hissediyoruz ve bunun arkasındaki evrimsel biyoloji ne, yeni blog yazısında derledim. kaynaklarıyla birlikte profilimde duruyor, bakmak isterseniz bir göz atın.
Nature dergisinde yayımlanan yeni bir çalışma, "kara delik yıldızı" olarak adlandırılan hipotetik nesnelerin varlığına ilişkin şimdiye kadarki en güçlü gözlemsel kanıtı sunuyor. MIT'ten Rohan Naidu liderliğindeki ekip, James Webb Uzay Teleskobu'nun görüntülediği MoM-BH*-1 adlı nesneyi inceleyerek bu çarpıcı sonuca ulaştı.
MoM-BH*-1, evrenin yalnızca 660 milyon yaşındayken varolan bir döneme ait. JWST görüntülerinde erken evrende sıkça görülen küçük kırmızı noktalardan biri olarak beliriyor. Ancak bu nesnenin birkaç alışılmadık özelliği dikkat çekiyor: Herhangi bir yıldızın nükleer füzyon yoluyla üretebileceğinden yaklaşık 100 milyar kat daha fazla enerji yayıyor. Ayrıca ışığının bir kısmı ani biçimde kayboluyor; bu kayıp, normal yıldız atmosferlerindeki ışık emilimiyle açıklanamayacak kadar yoğun.
Araştırmacıların öne sürdüğü model şöyle: MoM-BH*-1'in merkezinde madde yutan ve muazzam enerji salan bir kara delik bulunuyor. Bu kara delik, son derece yoğun ve devasa bir gaz zarıyla çevrelenmiş; enerji bu zardan geçerken yıldız ışığına benzer özellikler kazanıyor. Güneş sistemimizin tamamı büyüklüğünde olan bu yapı, uzaktan bakıldığında dev bir yıldız gibi görünüyor.
Bu keşfin önemi yalnızca MoM-BH*-1 ile sınırlı değil. JWST'nin erken evrende sürekli karşılaştığı "küçük kırmızı noktalar" hâlâ tam açıklanamıyor; kara delik yıldızı hipotezi bu gizemin kapsamlı bir çözümü olabilir. Naidu'nun vurguladığı gibi MoM-BH*-1 bu noktalar arasında özellikle öne çıkıyor: Kara delik yıldızı çevresindeki galaksiyi neredeyse tamamen gölgede bırakıyor ve bize saf kara delik yıldızı ışığını görme fırsatı sunuyor.
Bu gönderi Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
SpaceX, 15 Ağustos 2026 Cumartesi akşamı iki Falcon 9 roketini yalnızca 38 dakika arayla fırlattı ve iki orbital fırlatma arasındaki en kısa süre rekorunu kırdı. Bir önceki rekor, 31 Ağustos 2024'te iki Starlink misyonuyla kırılan 65 dakikaydı.
İlk fırlatma, Florida'daki Cape Canaveral Uzay Kuvvetleri Üssü'nden saat 21:12 EDT'de gerçekleşti ve Louisiana merkezli telekomünikasyon şirketi Globalstar için sekiz uyduyu alçak Dünya yörüngesine taşıdı. Tüm uydular başarıyla ayrıldı. İkinci fırlatma ise saat 21:50 EDT'de Kaliforniya'daki Vandenberg Uzay Kuvvetleri Üssü'nden USSF-366 adlı gizli bir ABD Uzay Kuvvetleri görevi için gerçekleşti. Roket gözlemcileri, bu görevin SpaceX'in ulusal güvenlik misyonları için kullandığı Starshield uydu platformuna dayandığını öne sürüyor.
Her iki görevde de Falcon 9 birinci kademeleri başarıyla kurtarıldı. Globalstar görevinin roketi Cape Canaveral'a inerken bu 14. uçuşuydu; USSF-366 görevinin roketi ise Pasifik'teki "Of Course I Still Love You" insansız gemisine inerek 18. uçuşunu tamamladı.
Cumartesi günkü çift fırlatmayla birlikte SpaceX'in 2026 yılındaki Falcon 9 fırlatma sayısı 96'ya ulaştı; bunların yaklaşık yüzde 75'i Starlink misyonlarından oluşuyor. Şirket yaklaşık 11.000 uyduluk Starlink takımyıldızıyla uzay tarihinin en büyük uydu ağını işletmeye devam ediyor.
Bu gönderi Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim
Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç
katın.
Siz de reklam görmekten sıkılmadınız mı? Onlardan kurtulabilirsiniz!
Bu yıl sayfamızda gezdiniz.
Evrim Ağacı'na 1 defaya mahsus vereceğiniz 30₺ düzeyindeki bir desteğin, ömrünüz boyunca reklamlara tıklamanız hâlinde sağlayacağınız faydadan binlerce kat daha büyük olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı Premium'a katılın, hem reklamları kapatın hem sağladığımız ayrıcalıklardan faydalanın! Tek seferlik destek olun veya daha iyisi, aylık destekçilerimiz
arasına şimdi katılın.
"Siz sırrı bilmek değil, kandırılmak istiyorsunuz." Christopher Nolan
Bilim İçin 30 Saniyeniz Var mı?
Evrim Ağacı, tamamen okur ve izleyen
desteğiyle sürdürülen, bağımsız bir bilim oluşumu.
Ücretsiz bir Evrim Ağacı üyeliği oluşturmanın çok sayıda
avantajından
biri, sitedeki reklamları %50 oranında azaltmak (destekçilerimiz arasına katılarak
reklamların %100'ünü kapatabilirsiniz). Evrim Ağacı'nda geçirdiğiniz zamanı
zenginleştirmek için, sadece 30 saniyenizi ayırarak üye olun (üyeyseniz, giriş
yapmanızı tavsiye ederiz).