Farkında mısınız, toplum olarak tahammül sınırımız tamamen bitti. Trafikte, toplu taşımada, iş hayatında, arkadaşlıklarda hatta evliliklerde bile kimsenin kimseye sabrı kalmadı. Adeta kolektif bir cinnet hali yaşanıyor. Bunun sebebi sadece dalgalı ekonomi değil; insanların "çalışırsam sabredersem ev de alırım araba da alırım emeğimin karşılığını bulurum" inancının tamamen tükenmiş olmasıdır. Geleceğe dair umudu ve ödül mekanizması elinden alınan insan, bugünün yükünü taşıyamıyor. Sürekli koşan ama hiçbir yere varamayan bir toplum olduk. Bu tükenmişlik ekonomik olmaktan çıktı sizce de artık sosyolojik bir krize doğru gitmiyor mu?