Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Paylaşım Yap
Keşfet
Akış
İçerikler
Gündem
Gönderiler
Diş Sorunları
Şempanze
Facebook
İhtiyoloji
Oyun Teorisi
Kelebek
Yıldızlar
Cansız
Metal
Konuşma
Afrika
Pediatri
Göz
Kimyasal Evrim
Dilbilim
Skeptisizm
Canlı Cansız
Saldırı
Doğa Olayları
Bilgi
Hekim
Maske
Anksiyete
Evrimsel Antropoloji
Renk
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Bugün bilimseverlerle ne paylaşmak istersin?
Güncel Bilim Haberleri
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
Rastgele Soru
Ece Müker
Ece Müker
610.0K UP
23 Kasım 2023
SpaceX'in Starship roketinin ikinci fırlatma denemesi, önceki patlama olayına kıyasla büyük bir ilerleme kaydetmesi nedeniyle övgüyle karşılandı. Ancak, Güney Teksas sakinleri, SpaceX'in faaliyetlerinden hoşnut değil. Fırlatmadan sonra Güney Teksaslı kuruluşlar, evlerin sallandığını ve enkazın topluluğun üzerine düştüğünü belirtti. SpaceX'in güzel sahilleri, kıyı şeridini ve vahşi yaşamı kirlettiğini iddia ettiler.
Bu gönderi Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
5
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Gündem
Güncel Bilim Haberleri
Ece Müker
Ece Müker
610.0K UP
2 saat önce
NASA'nın 2012 yılında fırlattığı Van Allen Probe A uzay aracı, yaklaşık 14 yıl sonra Dünya atmosferine yeniden giriş yapması bekleniyor. 600 kilogramı aşan aracın büyük bölümünün atmosferde yanarak yok olacağı tahmin edilirken bazı parçaların yüzeye ulaşabileceği de belirtiliyor. NASA, bir parçanın insanlara zarar verme olasılığını 4.200'de 1 olarak açıkladı ve bunu "düşük risk" olarak nitelendirdi.
 
İkiz araçlardan oluşan Van Allen Probes görevi, Dünya'yı çevreleyen iki kalıcı radyasyon kuşağını incelemek amacıyla tasarlandı. Başlangıçta iki yıl sürmesi planlanan görev, araçlar yakıtsız kalana kadar neredeyse yedi yıl boyunca sürdürüldü. Görev boyunca araçlar, Dünya'nın manyetik alanı tarafından tutulan yüklü parçacık halkalarından geçerek bu parçacıkların nasıl kazanılıp kaybedildiğini inceledi.
 
Görevin en önemli keşiflerinden biri, yoğun güneş aktivitesi dönemlerinde oluşabilen geçici bir üçüncü radyasyon kuşağının varlığının ilk kez gözlemlenmesiydi. Van Allen kuşakları, Dünya'yı kozmik radyasyon, güneş fırtınaları ve güneş rüzgarından koruduğundan bu görev uzay hava durumu araştırmaları açısından kritik veriler sundu. İkiz araç Van Allen Probe B'nin ise 2030 yılından önce atmosfere girmesi beklenmiyor.

Bu gönderi Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
2
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ece Müker
Ece Müker
610.0K UP
3 saat önce
Kuzey Denizi'nin altında yıllardır tartışılan Silverpit Krateri'nin kökeni artık kesin olarak açıklandı. Nature Communications dergisinde yayımlanan yeni araştırma, kraterin yaklaşık 43-46 milyon yıl önce yaklaşık 160 metre genişliğinde bir asteroidin deniz tabanına çarpmasıyla oluştuğunu kanıtlıyor.
 
Heriot-Watt Üniversitesi'nden Dr. Uisdean Nicholson liderliğindeki ekip, yeni sismik görüntüleme yöntemleri ve krater tabanıyla aynı derinlikten alınan kayaç örneklerindeki nadir "şok mineralleri" sayesinde bu sonuca ulaştı. Söz konusu şok kuvars ve feldspat kristalleri, yalnızca asteroid çarpmalarının yarattığı aşırı basınç koşullarında oluşabiliyor; bu da etki krateri hipotezini tartışmasız biçimde doğruluyor.
 
Yorkshire kıyısından yaklaşık 130 kilometre açıkta, deniz tabanının 700 metre altında bulunan Silverpit; 3 kilometrelik merkezi bir çukur ve yaklaşık 20 kilometrelik halkalar biçiminde uzanan fay sistemiyle oldukça sıra dışı bir yapıya sahip. Simülasyonlara göre asteroid, batıdan düşük açıyla çarparak saniyeler içinde 1,5 kilometre yüksekliğinde bir kaya ve su perdesi oluşturdu; ardından bu perde denize çökerek 100 metreyi aşkın bir tsunami dalgası yarattı.
 
Silverpit, şimdiye kadar tespit edilmiş yalnızca 33 okyanus krateri arasına katılarak dünya üzerindeki asteroid etkilerinin nasıl iz bıraktığını anlamamıza katkı sağlıyor. Araştırmacılar bu bulgular sayesinde hem gezegenimizin geçmişteki çarpma geçmişini hem de olası gelecekteki asteroid tehditlerinin etkilerini daha iyi modelleyebileceklerini belirtiyor.

Bu gönderi Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
2
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ece Müker
Ece Müker
610.0K UP
1 gün önce
Animal Behaviour dergisinde yayımlanan yeni bir çalışma, rakunların yalnızca yiyecek bulmak için değil, salt meraktan da problem çözdüğünü ortaya koyuyor.
 
UBC'den araştırmacılar Hannah Griebling ve Dr. Sarah Benson-Amram, rakunların özel olarak tasarlanmış çok erişimli bir bulmaca kutusunu test ettikleri deneylerde ilginç bir davranış keşfetti: Rakünlar, kutudaki tek ödülü (bir adet marshmallow) aldıktan sonra bile yeni mekanizmaları çözmeye devam etti. Bu davranış, yiyecek güdüsünden bağımsız bir "bilgi arayışı" güdüsüne işaret ediyor.
 
Dokuz farklı giriş noktasına sahip kutuda kolay, orta ve zor mekanizmalar bulunuyordu. Görev kolaylaştıkça rakünlar daha fazla seçeneği denedi; zorluk arttıkça bildik çözüme yöneldiler, ancak yine de keşfetmeyi bırakmadılar. Araştırmacılar bu davranışı, riskin düşük olduğunda yeniyi deneyen, yüksek olduğunda güvenliyi tercih eden bir karar mekanizması olarak tanımlıyor; tıpkı restoranda menü seçer gibi.
 
Bulgular, rakunların şehir hayatındaki başarısını da açıklıyor. İnsan yapımı kilitlere ve mandallara uygun olan hassas ön pençeleri, yiyecek olmasa bile problem çözme güdüleri ve esnek bilişsel yapıları onları kentsel ortamlara son derece iyi uyum sağlayan bir tür haline getiriyor.
 
Araştırmacılar, bu tür bilişsel özelliklerin anlaşılmasının; rakünların yanı sıra ayılar gibi insan kaynaklarına erişmek için problem çözen diğer türlerin yönetimine de rehberlik edebileceğini vurguluyor.

118 görüntülenme
Bu gönderi Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
8
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ece Müker
Ece Müker
610.0K UP
1 gün önce
Matematiğin en temel yapı taşlarından biri olan asal sayılar, yalnızca kendilerine ve 1'e bölünebilen sayılardır. Son araştırmalar ise bu matematiksel "parçacıkların" kara deliklerin fiziksel yapısını tanımlamada şaşırtıcı bir rol oynadığını ortaya koyuyor.
 
Kara deliklerin merkezindeki tekillik noktalarının çevresinde, klasik fiziğin çöküme uğradığı kaotik bir bölge bulunur. Cambridge Üniversitesi'nden fizikçi Sean Hartnoll ve ekibi, bu kaotik bölgede ortaya çıkan simetrinin, asal sayılarla tanımlanan bir kuantum sistemini işaret ettiğini keşfetti. Araştırmacılar bu yapıyı "konformal primon gazı" olarak adlandırdı.
 
Ekip daha sonra analizlerini beş boyutlu bir evrene genişletti. Bu durumda tekilliklerin dinamiklerini tanımlamak için, sanal bir bileşen içeren ve "Gauss asal sayıları" adı verilen karmaşık sayıların devreye girdiği görüldü.
 
Bu çalışmalar, 1859'dan bu yana kanıtlanamamış en büyük matematik varsayımı olan Riemann hipoteziyle de doğrudan bağlantılı. Hipotezin temelindeki zeta fonksiyonunun sıfır noktaları, kara delik fiziğiyle giderek daha derin bağlar kuruyor.
 
Teorik fizikçi Eric Perlmutter, bu gelişmeleri "evrenin güzel yapılarını anlamak için sayı teorisinin doğal bir dil sunduğu" şeklinde yorumluyor. Bulgular, kuantum yerçekimi teorisine giden yolda matematiğin beklenmedik bir rehber olabileceğine işaret ediyor.

78 görüntülenme
Bu gönderi Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
7
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ece Müker
Ece Müker
610.0K UP
2 gün önce
Scientific Reports dergisinde yayımlanan iki ayrı çalışma, Ay ve Mars'ta yaşamın sürdürülebilirliğine dair önemli ipuçları sunuyor.
 
Ay toprağında nohut yetiştirmek mümkün olabilir. Texas A&M Üniversitesi'nden araştırmacılar, simüle Ay toprağına hem solucan gübresi (vermikompost) hem de arbüsküler mikorizal mantar (AMF) eklendiğinde nohut bitkilerinin çiçek açıp tohum ürettiğini gösterdi. Tek başına uygulanan yöntemler işe yaramazken, ikisinin kombinasyonu bitkilerin üremesini mümkün kıldı. Elde edilen tohumların ağırlığı, normal ticari toprakta yetişen bitkilerle kıyaslanabilir düzeydeydi. Yine de tüm bitkiler stres belirtileri gösterdiğinden, araştırmacılar bu yöntemin potansiyel taşıdığını ancak henüz ideal olmadığını vurguluyor.
 
Mars toprağında mikroplar hayatta kalabiliyor. Öte yandan ikinci çalışmada, Mars yüzeyindekine benzer nem koşullarında (%34 atmosferik nem) simüle Mars toprağında 30 gün boyunca mikrobiyal büyüme gözlemlendi. Mikroorganizmalar atmosferdeki suyu emerek çoğalabildi; ancak 60. günde DNA miktarı sıfıra geriledi. Bu bulgu, Mars'taki yaşanabilirlik koşullarının sınırlarını anlamak açısından kritik bir referans noktası sunuyor.
 
Her iki çalışma da insanlığın Ay ve Mars'ta kalıcı üsler kurma hayaline bilimsel bir zemin kazandırıyor; toprak ıslahı ve mikrobiyal dayanıklılık, gelecekteki uzay tarımının temel taşları olabilir.

194 görüntülenme
Bu gönderi Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
10
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Daha Fazla İçerik Göster
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
Evrim Ağacı'na Destek Ol

Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katın.

Evrim Ağacı'nı Takip Et!
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
Kapak Görseli Seç
Videodan otomatik olarak çıkartılan karelerden birini seçin.
Kareler yükleniyor…
Videoyu kaydırarak istediğiniz kareyi seçin.
0:00 / 0:00
Kendi kapak görselinizi yükleyin. Görsel otomatik olarak kırpılacaktır.
Görseli sürükleyin veya tıklayın PNG, JPG veya WEBP (Maks. 10MB)