"Yatırım" kelimesi şimdi her şeye yapıştırıldı. Pahalı bir ceket aldınız. Yatırım. Kursa kaydoldunuz. Yatırım. Spor ayakkabısı, kahve makinesi, kitaplık, terapi, tatil. Hepsi yatırım. Bu kelime bir noktada harcama yapmayı meşrulaştırmanın en pratik yolu haline geldi. Çünkü yatırım geri dönüşü olan bir şey demek. Geri dönüşü olan bir şeye para vermek akıllıca. Dolayısıyla her harcamaya yatırım dersek kendimizi akıllı hissedebiliyoruz ama gerçekten yatırım mı? Yatırımın bir getiri hesabı var. Neyi ne kadar veriyorsunuz, ne zaman, ne kadar geri alıyorsunuz? Pahalı ayakkabı için bu hesabı yapıyor musunuz? O online kurs için? Yarısında bıraktığınız, sertifikasını hiç kullanmadığınız kurs. Pazarlama da bu dili bilerek kullanıyor. "Kendinize yatırım yapın" cümlesi artık her şeyin altında var. Cilt bakım serisi de kendinize yatırım, lüks yatak da kendinize yatırım. Kelime o kadar gerildi ki artık hiçbir şeyi ifade etmiyor. Harcama harcamadır. Bazen gerekli, bazen keyifli, bazen gereksiz. Bunu kabul etmek daha dürüst bir başlangıç. Her şeye yatırım demek, hiçbir şeyin gerçekten yatırım olmadığı anlamına geliyor artık. Belki sadece istedik ve aldık. Bu da yeterli bir sebep olabilir, olmalı...