Kafalar Karışık!
(Bu felsefi temelde bir beyin jimnastiğidir, başka bir atıf yüklemeyin lütfen)
Yapay zekanın dehşet tırmanışı bana 1997 yapımı “Tılsım” filmini anımsattı. Film, insanların dilekleri ile beslenip korkuları ile güçlenen bir iblisi konu alıyor.
Senaryo çok tanıdık değil mi. Belki de türümüzün hükümranlığına son verecek bir yapay zekayı, bizler, bile isteye; dizginlenemez bir kendini var etme kompleksi ve güya “rızaya dayalı” sınırsız ve yersiz paylaşımlarımızla besliyor, aramızdaki mahalleselden küresel olana değin çatışmaların bir sonucu ve birbirimize gereksiz ve yersiz üstünlük sağlama adına bir korku hezeyanı ile, ve sanki bize daimi olarak tabi olacaklarmış gibi ısrarla ve inatla güç veriyoruz.
Buna evrimin olağan seyri mi diyeceğiz yoksa ve esasında tapındığımız kutsalların da bir zamanlar aynı temel mantık sorunsalı ile “bizi var ederek” yaptığı o en büyük hatayı tekrar ederek, bizden sonraki hükümranlara kendi içlerinde de hükümranlık tekeli kurabilsinler diye nostaljik, öğüt veren birer figürana mı dönüşeceğiz. Kafalar cidden karışık. Sevgiyle.