Timsahları hep sulak ortamlarla ilişkilendiririz. Oysa 205 milyon yıl önceki akrabası Eosphorosuchus lacrimosa, karada avlanan bir türdü. Kısa ve kalın kafatası, büyük avları hedeflediğini gösteriyor. Dahası, aynı yerde farklı burun yapılı başka bir timsah kuzeniyle yan yana yaşamışlar. Bu, timsah soyunun evrimin başından itibaren şaşırtıcı bir ekolojik çeşitlilik gösterdiğini kanıtlıyor. Erken timsah evrimi hâlâ büyük bir sır. Her yeni fosil, hikayeyi yeniden yazıyor. Bir müze bodrumunda 75 yıl bekleyen bir kemiğin, bize bu denli zengin bir geçmişi aralaması inanılmaz. Bilimin sabrı müthiş.