"Bilinç" adını verdiğimiz olguyu "bilinç"in temel yapı taşlarına indirgemek saçmadır. Tek başına bilinci oluşturan yapı taşlarının yani atomların ya da daha küçük olan atom altı parçacıklarının eğer ki bilinci yoksa bu atomların bir araya gelmesiyle bir bilinç oluşamaz görüşü su sıralar pek revaçta.
Hiçbir tekil atom tek başına "ıslak" değildir. Ancak bu atomların belli formasyonlarda bir araya gelerekten oluşturduğu yapılar "ıslaklık" dediğimiz şeyi oluşturabilirler. Hidrojen atomu ıslak değildir, oksijen atomu da ıslak değildir ancak iki tane hidrojen atomu ile bir tane oksijen atomunu belirli bir düzende bir araya getirirsek su molekülünü elde ederiz ve su, ıslaktır. Aynı şeyi "yumuşaklık" için de söyleyebiliriz. Yastık, yumuşaktır. Lâkin yastığı oluşturan hiçbir atom tek başına "yumuşak" değildir. Yastığı oluşturan atomların belli bir düzende bir araya gelmesi, "yumuşaklık" dediğimiz şeyi oluşturur. Bu bilinç için de geçerlidir. Bilinç denilen şeyi oluşturan temel yapı taşlarının (atomlar, kuarklar, kuantum parçacıkları vb.) hiçbiri kendi başına "bilinçli" değildir. Ancak bu parçacıkların belli bir düzende bir araya gelmesi "bilinç" dediğimiz şeyi oluşturur. Bilinci tek bir atoma veya parçacığa indirgemek mümkün değildir. Keza bilinç dediğimiz şey bu parçacıkların belirli bir düzende bir araya gelmesi sonucu oluşur. Eğer ki bu düzen bozulursa bilinç de ortadan kalkar.