Science Advances dergisinde yayımlanan yeni bir Heinrich Heine Üniversitesi Düsseldorf çalışması, yaşamın kökenine ilişkin şaşırtıcı bir sonuca varıyor: Genetik kod tek bir kez ortaya çıkmış olabilir; ancak özgür yaşayan hücreler iki kez, bağımsız olarak evrimleşmiş olabilir.
Düsseldorf'tan biyolog William Martin ve Natalia Mrnjavac liderliğindeki uluslararası ekip, amino asitler, RNA bazları ve vitaminler gibi yaşamın yapı taşlarını üretmek için ilk hücrelerin kullandığı 420 kimyasal reaksiyondan oluşan metabolizma ağını inceledi. Araştırmanın en çarpıcı bulgusu şu: Tüm yaşamın ortak atası LUCA (Last Universal Common Ancestor), bu reaksiyonların yalnızca yaklaşık yarısını enzimlerle katalizliyordu. Geriye kalan yarısı ise hidrotermal bacalarda doğal olarak bulunan metal minerallerle katalizleniyordu.
Bakteri ve arkenin evrimsel sınırının her iki tarafında enzimlerin korunmadığı görüldü; bu da her iki grubun aynı metabolik reaksiyonlar için bağımsız biçimde farklı yapısal enzimler geliştirdiğine işaret ediyor. Başka bir deyişle bakteri ve arke, LUCA'dan ayrıldıktan sonra özgür yaşayan hücre haline geçişi bağımsız olarak gerçekleştirmiş olabilir.
Ekip ayrıca ATP öncesi bir enerji kaynağı da belirledi: Hidrotermal bacalarda doğal olarak bulunan fosfat ve paladyum, ATP ve enzimlerin yerini alabiliyor; bu da ilk metabolik reaksiyonların sandığımızdan çok daha basit inorganik koşullarda başlamış olabileceğini gösteriyor.
Martin bulgunun önemini şöyle özetliyor: "Genetik kod için tek bir köken, özgür yaşayan hücreler için iki köken görüyoruz. Buna adını koyalım: İki ayrı yaşam kökeni."