Şili'nin And Dağları'ndaki 2.663 metre yüksekliğinde kurulan Vera C. Rubin Gözlemevi, 25 Temmuz 2026 itibarıyla on yıllık Legacy Survey of Space and Time (LSST) programını resmen başlattı. Bu, insanlık tarihinin şimdiye kadar gerçekleştirilen en kapsamlı kozmik tarama projesi olma özelliği taşıyor.
Gözlemevinin merkezinde 3,2 gigapiksellik LSST Kamerası yer alıyor; bu, bugüne kadar inşa edilmiş en büyük dijital fotoğraf makinesi. Her gece gözlemevi 1.000'den fazla görüntü çekerek yaklaşık 20 terabayt veri üretecek. On yıl sonunda bu veriler birleştirildiğinde Evren'in en kapsamlı haritası ortaya çıkacak: 20 milyarı aşkın galaksi ve 17 milyarı aşkın yıldız kataloglanmış olacak.
LSST'nin dört ana bilimsel hedefi var. Birincisi karanlık enerji ve karanlık madde araştırması: Galaksilerin milyarlarca yıl boyunca nasıl kümelendiğini inceleyerek evrenin genişleme tarihini ve karanlık enerjinin yapısını çözmeye çalışacak. İkincisi güneş sistemi: 100.000'den fazla yeni güneş sistemi nesnesi (asteroid, kuyruklu yıldız, TNO) keşfetmesi bekleniyor; bunlar arasında Dünya'ya yakın potansiyel tehlikeli cisimler de yer alıyor. Üçüncüsü değişken evren: Süpernova patlamalarını, kara delik birleşmelerini ve diğer geçici olayları gerçek zamanlı olarak yakalayacak; her gece yaklaşık 10 milyon değişken nesne tespit edilmesi öngörülüyor. Dördüncüsü Samanyolu haritalaması: Galaksimizin yapısını, yıldız popülasyonlarını ve evrimini benzeri görülmemiş bir ayrıntıyla ortaya koyacak.
Vera Rubin'in adını taşıdığı astronom, karanlık maddenin varlığına ilişkin ilk somut kanıtları 1970'lerde galaksi dönüş eğrilerini ölçerek sunmuştu. Gözlemevi, onun mirasını en iddialı biçimde sürdürmek için tasarlandı.