İnsan en çok akış bozulduğunda düşünmeye başlıyor. Her şey planlandığı gibi giderken sorgulamadığımız birçok davranış, beklenmedik bir olayla birlikte gözümüzün önüne geliyor. Bin nasihat bir musibete yeğdir, derler gerçekten de bazen tek bir olay, uzun uzun dinlediğimiz öğütlerden daha etkili oluyor. Bugün küçük bir kaza atlattım. Çok şükür ciddi bir durum olmadı ama bana düşündürdüğü şey kazanın kendisinden çok: hayat bize sürekli işaretler gönderiyor olabilir biz ise çoğunu ancak sarsıldığımızda fark ediyoruz. Sorun başımıza bir şey gelmesi değil, her şey yolundayken kendimize yeterince soru sormamamızdır. Olağan dışı bir an yaşadığımızda ise aynı soruları bir anda sormaya başlıyoruz, Doğru mu yapıyorum, daha dikkatli olabilir miydim, gerçekten önemli olan şeylere yeterince zaman ayırıyor muyum? Belki de bazı olayların en büyük etkisi, cevap vermeleri değil bize doğru soruları sordurmalarıdır. Ve ne kadar küçük ya da önemsiz gözükseler de hayatın en değerli hediyesi, ikinci bir düşünme fırsatı veriyor olmasını bir düşünmemiz lazım...