Yunanistan’da denizin dibinden çıkan meşhur Antikiteira düzeneği var ya, hepimiz onu antik çağın astronomik saati diye biliyoruz; gökyüzünü izlemek için yapılmış ilkel bir takvim diyoruz. Ama olayın çok daha farklı bir boyutu olabilir.
İşin mekanik ve mühendislik tarafına bakarsan, o dönemin teknolojisiyle o kadar kusursuz dişlileri kesmek ve milimetrik hesaplarla birbirine bağlamak sadece Ay tutulmasını bulmak için gereksiz bir efor gibi duruyor.
Sonuçta o dönemde bunları çıplak gözle yapabilenler zaten vardı. Bence bu alet gökyüzünü izlemekten ziyade gelişmiş bir coğrafi veri bankasıydı ve dönemin elit denizcilerinin okyanus ötesi gizli rotaları hesaplamak için kullandıkları çevrimdışı bir GPS cihazıydı.
İşin en tuhaf tarafı, o paslı çarkların geçiş oranlarında bildiğimiz Ay ve Güneş döngülerinin dışında bugün bile tam çözülemeyen bazı sayı dizilimleri var. Bu da gösteriyor ki mekanizma sadece bilinen gezegenleri değil, belki de unuttuğumuz farklı kozmik döngüleri veya kayıp kara parçalarını hesaplıyordu.
Dışarıdan bakınca antik çağdan kalma bir hesap makinesi gibi geliyor ama o dişli yapısındaki matematiksel deha, tarihin bir noktasında üst düzey bir navigasyon teknolojisinin var olup sonra tamamen sulara gömüldüğünü düşündürüyor.