Evrenin tam merkezinde hareketsiz durduğumuz düşüncesi, sadece bir inanış değil döneminin en güçlü bilimsel gerçeğiydi. Aristoteles'in inşa ettiği Yer Merkezli Sistem, astronomi tarihinde muazzam bir etkiye sahipti. Gökyüzündeki tüm o karmaşık hareketleri görünmez, şeffaf kürelerle açıklayan bu sistem, Ay tutulmalarındaki kavisli gölgemize dayanarak Dünya'nın küre biçiminde olduğunu da kanıtlamıştı. Geometri mükemmel çalışıyordu ancak bizi kozmosun merkezine yerleştirmesi en büyük yanılgısıydı. Yıldızların ve gezegenlerin sadece bizim etrafımızda döndüğünü sanmak, türümüzün kibrini uzun süre besledi. Kopernik ile başlayan süreçte evrendeki sıradan ve mütevazı yerimizi kabullenmek, insanlık tarihinin en büyük entelektüel kırılmalarından birini yarattı. Bazen bilimsel ilerlemenin önündeki en büyük engel, insanın kendi kibridir.
0 görüntülenme