Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Doğal ekosistemlere karşın tarım, toprağın mineral içeriğini
azaltır, su rezervlerini tüketir, erozyon oluşumuna neden olur.
• Bir ürünü hasat ettiğimizde, elzem elementler o alanda süren
kimyasal döngüden çıkmış olur. Genel olarak tarım, toprakların
mineral içeriğini azaltır.
Son zamanlarda artan e-atık geri dönüşüm reklamları görmeye başladım. Gün ilerledikçe e-atıklarımız da arttıyor, güzel bir adım. Ama o atık dediklerimizin içinde ne cevherler yatıyor bir bilseniz. Sizin için sadece atık olabilir ama ufakta bilgisi olanlar dahi bilirler ki asla atık gözü ile bakmazlar. E- atıkları çöpe atmak yerine tabii ki geri dönüşüme atmak gerekiyor fakat çevrenizde bu işlerle uğraşan varsa onlara hediye edebilirsiniz. Bu onun işine yaramaz falan demeyin, basit bir şarj kablosu bile bana o kadar yarıyor ki. Şunu da unutmayın e-atıklarınızı bu kişilere vererek dolaylı yoldan yine geri dönüşüm yapmış oluyorsunuz. Örnek olarak bilgisiyar faresi bozuldu ya da kırıldı. Onların içindeki switch' ler inanılmaz benim işime yarıyor. Kart üzerinde led ve bir kaç düğmeyi de aldıktan sonra zaten başka işlevi kalmıyor. Bizde zaten onları geri dönüşüme atıyoruz. Dediğim gibi parçalar sizden geldiği için dolaylı olarak sizin de geri dönüşümünüz sayılır. Görselde de gördüğünüz gibi o küçük parçalar farenin switch'leri. Gerek yedek parça olarak gerek de bir devre için çok işe yarıyorlar. Hava nemlendiricilerin rgb ışıkları, bozulan mikserin motoru, patlayan led lambadaki o ledler ve içini parçalmaktan mutlu olduğum elektronik çocuk oyuncakları. Yani ilk bozduklarında tamir ediyorum ama arkamı dönmeden bir daha yere fırlatınca bir daha tamir pek mümkün olmuyor. Uzaktan kumandalı arabalar, robotlar, helikopterler ve konuşan oyuncak bebekler, hiç içlerini gördünüz mü? Tabii en son karar yine sizin. İstediğiniz her şeyi yapabilirsiniz. Sadece bu yönde düşüncelerimi paylaştım...
React 19 RC ile gelen Server Actions tartışmalarına bakıyorum da, sektörce toplu bir halüsinasyon görüyoruz gibi. Eskiden backend ve frontend arasında nezih bir mesafe vardı, şimdi o çizgiyi tamamen sildik. Veriyi çektiğin fonksiyonu butonun `onClick`ine bağlamak kağıt üzerinde harika duruyor ama pratikte debug süreçlerini tam bir kara kutuya çevirme riski var. "Boilerplate azalacak" diye yola çıkıp, mental yükü iki katına çıkardık. Junior arkadaşlar için üzülüyorum; artık sadece kod yazmaları yetmiyor, kafalarında sürekli bir "bu kod serverda mı çalışıyor clientta mı?" haritası tutmak zorundalar.
Ben her şeyi kontrol eden yüce bir zihin falan değilim ,sadece kontrol etmeyi bir şekilde öğrenmiş bir sinir sisteminden ibaretim. Ve bu aleti doğru mu kullanıyorum, yanlış mı en ufak bir fikrim yok. Muhtemelen asla da bilemeyeceğim.
Hani yolun ne kadar uzun olduğunu bilmeden çıktığınız yolculuğun en azından "vardık varacağız" mentalitesi sizi motive tutar ya, sanırım büyük işler de bu şekilde başarılıyor.
Yoksa kimse mi demedi bir mezara tüm mısırı 20 sene niye seferber ediyoruz diye :D
Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim
Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç
katın.
Size çok kısa bir mesajımız var: Reklamları kapatmaya ne dersiniz?
Bu yıl sayfamızda gezdiniz.
Reklamlar, internet sitemizin ayakta kalabilmesinin tek yolu. Ama daha iyi bir yol var: Evrim Ağacı Premium! Kreosus üzerinden, bütçenizi zorlamayacak bir miktarda bize destek olarak sitemizdeki bütün reklamları kapatabilir, Evrim Ağacı Premium kullanıcılarının her geçen gün artan ayrıcalıklarından faydalanabilirsiniz. Tek seferlik destek olun veya daha iyisi, aylık destekçilerimiz
arasına şimdi katılın.
"Eğer sadece herkesin okuduğu kitapları okursanız, yalnızca diğerleri gibi düşünebilirsiniz." Haruki Murakami
Bilim İçin 30 Saniyeniz Var mı?
Evrim Ağacı, tamamen okur ve izleyen
desteğiyle sürdürülen, bağımsız bir bilim oluşumu.
Ücretsiz bir Evrim Ağacı üyeliği oluşturmanın çok sayıda
avantajından
biri, sitedeki reklamları %50 oranında azaltmak (destekçilerimiz arasına katılarak
reklamların %100'ünü kapatabilirsiniz). Evrim Ağacı'nda geçirdiğiniz zamanı
zenginleştirmek için, sadece 30 saniyenizi ayırarak üye olun (üyeyseniz, giriş
yapmanızı tavsiye ederiz).