Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Paylaşım Yap
1,000 ATP Ödüllü Soru: Nasıl tekrardan yaratabiliriz? Hemen cevapla!
Keşfet
Akış
İçerikler
Gündem
Gönderiler
Beyaz
Okyanus
Çeviri
Antikor
Tarım
Cansız
Makina Mühendisliği
Bilim
Sağlık Örgütü
Biliş
Balık Çeşitliliği
Enerji
Kuş
Lipit
Bağışıklık
Dalga
Hukuk
Araştırmacılar
Veri
Diş
Deney
Müzik
Diyabet
Sinir Sistemi
Eczacılık
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Bugün bilimseverlerle ne paylaşmak istersin?
Güncel Bilim Haberleri
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
Rastgele Soru
Ece Müker
Ece Müker
656.7K UP
19 Eylül 2023
Araba büyüklüğündeki uzay aracı şimdi koronal kütle atımı adı verilen yüklü parçacıkların dev bir güneş patlamasının içinden uçtu. Bilim insanları, eğer bu CME Dünya'ya çarpmış olsaydı, kıta çapında büyük elektrik kesintilerine neden olabileceğini söylüyor. Bilim insanları, Astrophysical Journal'da yayınlanan yeni bir makalede, karşılaşmanın 5 Eylül 2022'de başladığını ve yaklaşık iki tam gün sürdüğünü belirtiyor.
Bu gönderi Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
6
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Gündem
Güncel Bilim Haberleri
Ece Müker
Ece Müker
656.7K UP
12 saat önce
ABD Federal İletişim Komisyonu (FCC), Reflect Orbital şirketinin Eärendil-1 adlı demonstrasyon uydusunun radyo operasyonlarını onayladı. Yaklaşık 18x18 metre boyutlarındaki yansıtıcı bir membrana sahip bu uydu, güneş ışığını Dünya'nın karanlık tarafına yönlendirmeyi hedefliyor. Bu onay, 50.000 uyduluk önerilen dev takımyıldızı için değil; yalnızca tek bir demonstrasyon görevi için geçerli.
Şirket bu teknolojiyi "talep üzerine güneş ışığı" olarak pazarlıyor. Önerilen kullanım alanları arasında güneş çiftliklerinin çalışma saatlerini uzatmak, gece tarım ve inşaat çalışmalarını aydınlatmak ve acil durumlarda enerji altyapısı olmayan bölgelere ışık sağlamak yer alıyor. Işıklı alan yaklaşık 5-6 kilometre genişliğinde olacak ve her kullanım yerel otoriteden onay alınarak belirli bir konumla sınırlandırılacak.
Astronomlar ve biyologlar sert itirazlarını sürdürüyor. Avrupa Güney Gözlemevi'nden Olivier Hainaut'nun 2026 modellemesine göre 5.000 Reflect Orbital uydusu gece gökyüzü arka plan parlaklığını yüzde 20-30 artırabilirken 50.000 uyduluk tam takımyıldızı bu artışı yüzde 200-300'e taşıyabilir. Öte yandan biyologlar, yapay gece aydınlatmasının hayvan göçleri, bitki döngüleri ve insan uyku düzeni üzerindeki etkilerini öne sürüyor.
Eärendil-1'in asıl önemi, bu tartışmaların henüz veriden yoksun olması. Uydu başarıyla yörüngeye yerleşirse astronomlar ilk kez gerçek parlaklık ölçümlerine ulaşacak ve şu ana kadar modellere dayanan tüm öngörüler somut verilerle sınanabilecek.
Bu gönderi Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
3
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ece Müker
Ece Müker
656.7K UP
12 saat önce
Physical Review D dergisinde yayımlanan yeni bir çalışma, kozmolojinin en büyük açık sorunlarından biri olan Hubble gerilimine yönelik önerilen bir çözümü titiz istatistiksel yöntemlerle sınadı ve sonuç hem umut verici hem hayal kırıklığı yarattı.
Hatırlatmak gerekirse: Hubble sabiti evrenin bugünkü genişleme hızını tanımlıyor. Ancak bu sabiti iki farklı yöntemle ölçmek tutarsız sonuçlar veriyor; kozmik mikrodalga arka plan radyasyonundan elde edilen erken evren tahminleri ile yakın çevredeki yıldız ve süpernova gözlemlerine dayanan doğrudan ölçümler arasında 5-7 standart sapmalık bir uçurum var. Bu kadar büyük bir fark tesadüf olamaz.
Önerilen çözümlerden biri LsCDM modeli: Standart modelden tek farkı, karanlık enerjinin her zaman itici değil, evrenin yaklaşık üçte birlik yaşında işaret değiştirip önce çekici sonra itici davranmış olması. Bazı çalışmalar bunun Hubble gerilimini hafiflettiğini ileri sürüyordu.
Yeni çalışma bu iddiayı sorgulayan istatistiksel yaklaşımı ele alıyor: Gerilimleri ölçmek için yaygın kullanılan Gauss (çan eğrisi) yöntemi, veriler bu şekle uymadığında yanıltıcı sonuçlar verebilir. Araştırmacılar Planck, DESI ve Pantheon Plus verileri üzerinde daha katı Gauss-dışı testler uyguladı.
Sonuç ikilik taşıyor: CMB ve galaksi kümelenmesi verileri her iki modelde de birbiriyle şaşırtıcı derecede uyumlu; erken evren kozmolojisinin temelleri sağlam. Ancak yakın çevre süpernova ölçümleri hem standart modelde hem de LsCDM'de gerçek, çözülmemiş gerilimler yaratıyor. LsCDM doğru yönde bir adım atıyor ama Hubble gerilimini ortadan kaldırmıyor. Araştırmacılar, daha iyi veri ve daha keskin teoriler olmadan bu sorunun çözülemeyeceğini vurguluyor.
Bu gönderi Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
3
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ece Müker
Ece Müker
656.7K UP
1 gün önce
Scientific Reports dergisinde yayımlanan yeni bir çalışma, bilinen en eski hayvandan sağ yönelim eğilimi, yani "sağ ellilik" tespit etti. Amerikan Doğa Tarihi Müzesi'nden Scott Evans liderliğindeki ekip, 100'den fazla Spriggina floundersi fosili üzerinde gerçekleştirilen kapsamlı analizin sonuçlarını paylaştı.
Güney Avustralya'da bulunan bu fosiller, yaklaşık 550 milyon yıl önce Ediyakara Dönemi'nde yaşamış küçük, yassı ve segmentli bir solucana ait. Baş yapısıyla bilinen en eski hayvan unvanını taşıyan Spriggina, 2-10 santimetre uzunluğundaydı. Fosillerinin büyük çoğunluğunun sola doğru eğilmesi, hayvanın yaşarken sağa doğru kıvrılmayı tercih ettiğine işaret ediyor; çünkü fosiller canlıların ayna görüntüsünü koruyor.
Araştırmacılar bu eğilimin gerçekten davranışsal mı yoksa okyanus akıntıları ya da ölüm sonrası kuruma gibi dış etkenlerden mi kaynaklandığını sorguladı. Ayrıntılı alan çalışmaları sonucunda aynı katmandaki fosillerin farklı yönlere ve farklı kıvrım açılarına sahip olduğu; hatta bazılarının altlarında sediman bulunduğu görüldü. Bu durum, Spriggina'nın deniz tabanına sabit olmadığını ve özgürce hareket edebildiğini kanıtlıyor.
Evans, fosilleşmiş hayvanların yönelim oranını hesapladığında şaşırtıcı bir sonuçla karşılaştı: Sola eğilen fosiller sağa eğilenlerden yaklaşık iki kat fazlaydı. Bu tam olarak günümüz hayvanlarında sağ el tercihini belirlemek için kullanılan istatistiksel oranla örtüşüyor. Bulgular, sağ-sol yönelim gibi temel davranışsal özelliklerin kökeninin yarım milyar yıldan daha eskiye uzandığını ve ilk hayvanların düşündüğümüzden çok daha karmaşık olduğunu ortaya koyuyor.
Bu gönderi Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
3
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ece Müker
Ece Müker
656.7K UP
1 gün önce
Science dergisinde yayımlanan yeni bir çalışma, hem havada uçabilen hem suda yüzebilen ve iki ortam arasında geçiş yapabilen ilk robot kuşu tanımlıyor. MIT'ten mekanik mühendis Raphael Zufferey liderliğindeki ekip, iki yıllık geliştirme sürecinin ardından bu tasarımı hayata geçirdi.
İlham kaynağı Atlantik martısı ve puffin gibi dalgıç kuşlar: Bu hayvanlar aynı kanatları hem uçmak hem yüzmek için kullanabiliyor. Robotun tasarımında iki kritik karar alındı. Birincisi, bacak eklenmedi; robotun yalnızca kanatlarıyla sudan havalanabilmesi hedeflendi. İkincisi, katlanabilir kanat yapısı yerine karbon fiber çubuklarla desteklenmiş naylon kumaştan yapılan esnek sabit kanatlar tercih edildi. Merkezi gövde kasıtlı olarak açık bırakıldı; böylece su sisteme dolarak elektronik bileşenlerin ayrı ayrı su geçirmez hale getirilmesine rağmen robotun nötr yüzdürme kuvveti (ne batma ne yüzme) sağlanabiliyor.
Tek şarjla yaklaşık 6 kilometre uçabilen ya da 1,6 kilometre yüzebilen robot, Sudan havalanmak için saniyede 10 kez kanat çırparak yeterli hız ve itme kuvveti üretiyor. Cenevre Gölü'nde gerçekleştirilen testlerde saniyenin altında bir sürede yüzey geçişi başarıyla tamamlandı.
Potansiyel uygulamalar arasında zararlı alg çiçeklenmelerinin izlenmesi, mercan resifleri ve balık stoklarının takibi ile kıyı erozyonu gözlemi yer alıyor. Portland Üniversitesi'nden biyolog Glenna Clifton, bu robotu "yüzme, uçma ve iki ortam arasında geçiş performansında çığır açan bir adım" olarak nitelendiriyor.
Bu gönderi Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
4
1 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ece Müker
Ece Müker
656.7K UP
2 gün önce
Science Advances dergisinde yayımlanan yeni bir çalışma, "deniz bulutu parlatma" (marine cloud brightening, MCB) adı verilen jeomühendislik yönteminin El Niño olaylarını zayıflatabileceğini öngörüyor. Chicago Üniversitesi'nden iklim bilimcisi Jessica Wan liderliğindeki ekip, 1997-1998 ve 2015-2016 El Niño olaylarını bilgisayar simülasyonlarıyla yeniden modelledi.
Araştırmanın ilham kaynağı ilginç: 2019-2020 Avustralya orman yangınları atmosfere büyük miktarda aerosol fırlattı ve bu parçacıklar güneydoğu subtropikal Pasifik Okyanusu üzerindeki bulutları parlatarak çok yıllı bir La Niña olayını tetikledi. Ekip, bu "fırsatçı deneyin" kasıtlı olarak tekrarlanıp tekrarlanamayacağını sorguladı.
Simülasyonlarda deniz tuzları gibi aerosollerin Pasifik'in belirli bir bölgesine enjekte edilmesi, bulutları daha parlak ve yansıtıcı hale getirerek bölgeyi soğutuyor; bu da El Niño dinamiklerini zayıflatıyor. Zamanlamanın kritik olduğu ortaya çıktı: 2015-2016 olayı için Haziran'dan başlayan enjeksiyonlar en güçlü soğumayı sağlarken Aralık'ta başlamak çok daha az etkili oldu.
Ancak bilim insanları temkinli. Cornell'den Daniele Visioni, bulgunun ilgi çekici olduğunu ama "kesin yanıt olmadığını" vurguluyor. Exeter'dan James Haywood ise farklı simülasyonların çok daha güçlü bir La Niña'yı tetikleyebileceğini gösterdiğini hatırlatıyor. Dünyanın yeni bir El Niño eşiğinde olduğu şu günlerde araştırmacılar, bu yöntemin mevcut olay için uygulanmasının teknik ve sosyolojik engeller nedeniyle henüz mümkün olmadığını belirtiyor.
Bu gönderi Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
7
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Daha Fazla İçerik Göster
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
Evrim Ağacı'na Destek Ol

Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katın.

Evrim Ağacı'nı Takip Et!
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
"Başkalarına, size davranılmasını istediğinizin %20’si kadar daha iyi davranın. Bilirsiniz... Hata payını da karşılamak için..."
Linus Pauling
Kapak Görseli Seç
Videodan otomatik olarak çıkartılan karelerden birini seçin.
Kareler yükleniyor…
Videoyu kaydırarak istediğiniz kareyi seçin.
0:00 / 0:00
Kendi kapak görselinizi yükleyin. Görsel otomatik olarak kırpılacaktır.
Görseli sürükleyin veya tıklayın PNG, JPG veya WEBP (Maks. 10MB)