Herkes aynı şekilde susmuyor, bunu bir konuşmanın ortasında fark ediyorsun bazen. Karşındaki bir şey söyledi sen sustun. Ama o sessizlik onlarca farklı şey taşıyabilir. Düşünüyorum, katılmıyorum, çok etkilendim, ne diyeceğimi bilmiyorum, konuyu kapatmak istiyorum. Kelimeler olmadan bunların hepsi aynı anda mümkün ama hiçbiri kesin değil. Sessizliğin bir grameri var çünkü bağlama göre anlam değişiyor. Aynı sessizlik bir terapistin odasında güvenli hissettiriyor, bir patronun karşısında bunaltıcı. Aynı sessizlik eski bir arkadaşla rahat, yeni tanışılan biriyle gergin. Mekan, ilişki, önceki cümle, beden dili, hepsi o sessizliğin rengini belirliyor. Susmasını bilen biri çok şey söylüyor aslında. Dinliyorum, buradayım, acelesi yok. Bu mesajlar kelimelerle de verilebilir ama sessizlikle daha derin işliyor. Kelimelerin anlamını öğreniyoruz sessizliğin anlamını ise çoğu zaman yaşarken öğreniyoruz...