Nature dergisinde 12 Ağustos'ta yayımlanan yeni bir çalışma, "kara delik yıldızı" adı verilen hipotetik kozmik nesne türünün şimdiye kadarki en güçlü adayını sunuyor. Hawaii Üniversitesi'nden Rohan Naidu liderliğindeki ekip, James Webb Uzay Teleskobu'nun Miracle or Mirage (MoM) tarama programında keşfedilen MoM-BH*-1 adlı nesneyi inceledi. Bu nesne, Büyük Patlama'dan yalnızca 660 milyon yıl sonrasına ait ve güneş sistemimizle yaklaşık aynı boyutta.
MoM-BH*-1, tipik bir yıldızdan 100 milyar kat daha parlak. Ancak onlarca yıldır astronomları şaşırtan bir özelliği var: Kuasarlardan beklenen yüksek enerjili X-ışını ve gama ışını yayımı neredeyse hiç tespit edilemiyor. Araştırmacılar bunun nedenini açıklıyor: Nesnenin merkezinde son derece hızlı dönen ve maddeyi aşırı hızda yutan bir kara delik bulunuyor; bunu saran devasa ve yoğun bir hidrojen-helyum gaz kümesi hem yüksek enerjili radyasyonu engelliyor hem de nükleer füzyon gerçekleştiren büyük bir yıldız gibi davranıyor. Kara deliğin kütlesi 100.000 güneş kütlesine kadar ulaşabiliyor; bu da onu süper kütleli sınıfına sokuyor.
Nesnenin aşırı derin Balmer kırılması, yani belirli dalga boylarının tamamen yokluğu, bu yoğun gaz zarını doğrudan işaret ediyor. Normal yıldızlar bu kadar derin bir kırılma oluşturamaz. Geçen yıl yayımlanan "Cliff" adlı ilk kara delik yıldızı adayıyla kıyaslandığında MoM-BH*-1 hem daha uzak hem daha eski hem de çok daha temiz bir sinyal sunuyor.
Araştırmacılar MoM-BH*-1'in büyük olasılıkla çevresindeki galaksiyi tamamen gölgede bıraktığını vurguluyor. Bu bulgu, JWST'nin 2023'ten bu yana keşfettiği ve 1.000'i aşkın çalışmaya konu olan "küçük kırmızı noktaların" büyük bölümünün merkezinde birer kara delik yıldızı barındıran mini galaksiler olabileceğine işaret ediyor. Ancak bu iddianın doğrulanması için çok daha fazla araştırma gerekiyor.