Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Bir yaşama biçimi olarak felsefenin etiyle kanıyla bir insana bürünüp sokağa inmesi:
Sinoplu Diogenes'in Yaşamı (İÖ 404-323)
- John William Waterhouse, Diogenes, 1882
Kaynak: Antik Çağ Felsefesi / Çiğdem Dürüşken
Modern diş hekimliğinin konforunu düşününce, Orta Çağ'da bir diş kaybetmek nasıl bir şeydi diye düşündüm. İskoçya'da bulunan 500 yıllık bir çene, eksik dişi yerine altın telle tutturma yöntemini gösteriyor. Bu basit tel, ya kayıp dişin kendisini ya da bir protezi sabitliyormuş.
O dönemde dişçilik diye bir meslek yokken, bu işleri kuyumcuların bile yapabildiği düşünülüyor. İnsanların estetik ve fonksiyonelliğe, imkanları dahilinde olsa da, ne kadar eski zamanlardan beri önem verdiğini görmek ilginç. Tabi o telin yarattığı sürekli rahatsızlığı hayal etmek zor. Yine de, zorluklar içinde çözüm aramak hep varmış.
İlk sezonunu severek izledim gayet güzel bir bilim kurgu filmi ancak sonradan biraz bozulma olsa da ilk sezonun tazeliği hala duruyor böyle bilim kurgu filmleri önerir misiniz ?
Yüzüm büyüdü Gule. Bulanık suların aksinde yüzüm .Ağlasam sesim yetişmez. Kim duyar ki beni .Ağlasam ellerim yetmez. Kim katar ki ellerini .Ertelenmiş sözler düşüyor gül kurusu gözlerimden. Büyüyor ,birikiyor kalbimi eritiyor. Gecikmiş sözler düşüyor sıcak titrek nefesimden .Olsan Gule son bir defa ve ilk defa sevgimi söylesem. Kurtulsam çilesinden .Mahzun gözlerinde ölsem .Olsan Gule, toplasan beni sarıp sarmalasan muskamsın diyerek bağrında yüreğinde ısıtsan .Bir yudum toprak bir yudum gökyüzü ana yanağından yudum yudum gül yüzü geceye inat ayın beyazında bulduğum gözlerindir diyerek yıldızlardır uyuduğum. Kimin parmakları düşer saçlarıma usulca şefkati örter üstümü .Kim yağınca ayaz sarınca kim ''oğlum kızım'' der sever kim saklar ümidimi. Oyalı bohçasında kim tutar yüreğimi kuş gibi çırpınınca .Sen gittiğinde Gule çiğnediler yemeni sen gittiğinde Gule sabrımdan vurdular beni sen gittiğinde Gule çiçeksiz koydun beni .Gule ,gülden gülü ıslıklasam çekip gelmez misin Gule Anne desem üşüsem acıksam ağlasam düşsem çekip gelmez misin Gule. Se gittin ya Gule bebelere adın kaldı. Sen gittin ya Gule geride boynu bükük bir garip yılmaz kaldı. Gittin ya Gule kattın beni gariplerin öyküsüne gittin ya Gule vurdun hüznün dinmez türküsünü .Şimdi Gule öykümsün bitmez .Dilsiz kalmış sözümsün senden gayrısı yetmez. Sen gittin ya Gule can gitti bahar bitti. Soldu menekşe soldu gül. Ağlayanım anam gitti..... Büyüklerim derdi ki '' Birini kaybettiğinde içinde 40 mum yanar zamanla hepsi söner ama biri inceden de olsa titrek şekilde yanmaya devam eder bir ömür boyu ''Tüm annelerin, çocuğuna hem anne hem baba olmuş babaların ,hangi varlığın annesi olduğu fark etmeksizin emek veren, seven kollayan, hep ben buradayım diye bilen her bir annenin anneler günü kutlu olsun.
5
0 Yorum
Şikayet
Et
Mantık Hatası
0
Paylaş
Alıntıla
Alıntıları Göster
Paylaşım Görseli Oluştur
Daha Fazla İçerik Göster
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
Evrim Ağacı'na Destek Ol
Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim
Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç
katın.
Size çok kısa bir mesajımız var: Reklamları kapatmaya ne dersiniz?
Bu yıl sayfamızda gezdiniz.
Evrim Ağacı'na 1 defaya mahsus vereceğiniz 30₺ düzeyindeki bir desteğin, ömrünüz boyunca reklamlara tıklamanız hâlinde sağlayacağınız faydadan binlerce kat daha büyük olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı Premium'a katılın, hem reklamları kapatın hem sağladığımız ayrıcalıklardan faydalanın! Tek seferlik destek olun veya daha iyisi, aylık destekçilerimiz
arasına şimdi katılın.
"Kendime her gün belki yüz defa, yaşantımızın başkalarının emekleri üzerine kurulu olduğunu, onlara olan borcumu ödeyebilmek için daha çok çalışmam gerektiğini hatırlatıyorum." Albert Einstein
Bilim İçin 30 Saniyeniz Var mı?
Evrim Ağacı, tamamen okur ve izleyen
desteğiyle sürdürülen, bağımsız bir bilim oluşumu.
Ücretsiz bir Evrim Ağacı üyeliği oluşturmanın çok sayıda
avantajından
biri, sitedeki reklamları %50 oranında azaltmak (destekçilerimiz arasına katılarak
reklamların %100'ünü kapatabilirsiniz). Evrim Ağacı'nda geçirdiğiniz zamanı
zenginleştirmek için, sadece 30 saniyenizi ayırarak üye olun (üyeyseniz, giriş
yapmanızı tavsiye ederiz).