Bu alan, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu türün ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu alanın amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim topluluğuna değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Bir yaşama biçimi olarak felsefenin etiyle kanıyla bir insana bürünüp sokağa inmesi:
Sinoplu Diogenes'in Yaşamı (İÖ 404-323)
- John William Waterhouse, Diogenes, 1882
Kaynak: Antik Çağ Felsefesi / Çiğdem Dürüşken
Kediniz hiç işenmiş bir yeri koklarken ağzını yarı açık bırakıp garip bir surat ifadesiyle kaldı mı? O "flehmen yanıtı" dediğimiz şey, meğer sadece "pis kokuyor" demek değilmiş! Kediler, idrarlarındaki dallı zincirli yağ asitleri (BCFA'lar) sayesinde birbirlerinin kimyasal parmak izini okuyor. Her kedinin bu asitlerden oluşan benzersiz bir kokusu var. En şaşırtıcısı da, böbreklerindeki özel yağ damlacıkları bu "imzayı" sabit tutuyor; yani kedi ne yerse yesin, kokusu kolay kolay değişmiyor. Sanki böbrek, kimlik bilgilerini depolayan bir kütüphane gibi. Bu damlacıkların nasıl çalıştığı veya böbrek hastalıklarıyla ilişkisi henüz tam bilinmiyor ama sıradan bir kedi hareketinin ardındaki bu biyokimyasal derinlik beni hep hayran bırakıyor. Ne kadar da karmaşık bir dünya!
Şu teknoloji dünyasındaki 'yeni' takıntısı beni bazen yoruyor. Sürekli çıkan yeni framework, yeni araç... Sanki dün öğrendiklerimiz bir anda çöp oldu hissi yaratıyor. Ama asıl soru şu: Bu döngü gerçekten daha verimli olmamızı mı sağlıyor, yoksa sadece sürekli bir 'eğitim/tüketim ekonomisi' mi yaratıyor? Ustalaşmak yerine, her seferinde başlangıç çizgisine dönmek gibi. Keşke biraz da "oturmuş" ve sağlam çözümlerin kıymetini bilsek.
Dünya Okyanus Günü’nü uzaydan bir bakışla kutluyoruz! 🌊 Landsat uyduları, 50 yılı aşkın süredir kıyı ekosistemlerini ve su kalitesini takip ederek gezegenimizin değişimine tanıklık ediyor.
Hepimiz maddi durumumuzun ve bulunduğumuz sınıfın muhtemelen ailemizden daha iyi olmasını isteriz ancak internette pohpohlandığı kadar yeterince çalışırsanız bu olur mu yoksa hepsi birer hurafe mi bilmek isteriz, bu konuyu ele aldığım yazıyı blogumda inceleyebilirsiniz.
27-28 Ağustos 2026'da gerçekleşecek kısmi Ay tutulması, adına rağmen neredeyse tam bir tutulmaya eşdeğer bir gösteri sunacak. Maksimum tutulma anında Ay'ın yüzde 96,2'si Dünya'nın en karanlık gölgesi olan umbranın içine girecek; yalnızca ince bir dilim doğrudan Güneş ışığı almaya devam edecek. Kalan büyük bölüm ise koyu kızıl-turuncu bir renk alacak.
Bu olay, Aralık 2028'e kadar Dünya'nın herhangi bir yerinden görülebilecek en derin kısmi Ay tutulması olma özelliğini taşıyor. Ay tutulmaları, Dünya'nın Güneş ile Ay arasına girerek gölgesini Ay yüzeyine düşürmesiyle oluşuyor. Umbradaki Ay kızıllaşıyor çünkü Dünya'nın atmosferi güneş ışığını kırarak Ay'a ulaştırıyor; bu ışığın mavi bileşenleri atmosfer tarafından dağıtılıyor, kırmızı bileşenler ise geçiyor.
Gözlem koşulları bölgeye göre farklılık gösteriyor: Kuzey ve Güney Amerika'dan izleyenler için en iyi koşullar 27 Ağustos akşamı sağlanırken Batı Avrupa ve Afrika'dan izleyenler için tutulmanın zirvesi 28 Ağustos'un erken saatlerinde, gün doğumundan önce batı ufkunda yaşanacak. Türkiye'den izlemek isteyenler için de gün doğumundan önceki saatler en uygun pencere. Tutulma çıplak gözle rahatlıkla izlenebilir; ancak dürbün veya teleskop krater detaylarını ve gölgenin kenarını çok daha belirgin biçimde ortaya koyacak.
Bu gönderi Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
2
0 Yorum
Şikayet
Et
Mantık Hatası
0
Paylaş
Alıntıla
Alıntıları Göster
Daha Fazla İçerik Göster
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
Evrim Ağacı'na Destek Ol
Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim
Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç
katın.
Evrim Ağacı'nın bilimi yaymasına destek olur musunuz?
Bu yıl sayfamızda gezdiniz.
Evrim Ağacı'na 1 defaya mahsus vereceğiniz 30₺ düzeyindeki bir desteğin, ömrünüz boyunca reklamlara tıklamanız hâlinde sağlayacağınız faydadan binlerce kat daha büyük olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı Premium'a katılın, hem reklamları kapatın hem sağladığımız ayrıcalıklardan faydalanın! Tek seferlik destek olun veya daha iyisi, aylık destekçilerimiz
arasına şimdi katılın.
"Sinema, sadece 100 yıldan birazcık uzun bir süredir var. Resim veya tiyatronun 100. yılında yaşadığınızı düşünün. Bu inanılmaz yolculuğun nereye gittiğini bilmiyoruz." Christopher Nolan
Bilim İçin 30 Saniyeniz Var mı?
Evrim Ağacı, tamamen okur ve izleyen
desteğiyle sürdürülen, bağımsız bir bilim oluşumu.
Ücretsiz bir Evrim Ağacı üyeliği oluşturmanın çok sayıda
avantajından
biri, sitedeki reklamları %50 oranında azaltmak (destekçilerimiz arasına katılarak
reklamların %100'ünü kapatabilirsiniz). Evrim Ağacı'nda geçirdiğiniz zamanı
zenginleştirmek için, sadece 30 saniyenizi ayırarak üye olun (üyeyseniz, giriş
yapmanızı tavsiye ederiz).