Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Paylaşım Yap
2,500 ATP Ödüllü Soru: Dinozorların etini, kırmızı et ya da beyaz et olarak sınıflandırabilir miyiz? Hemen cevapla! 2,000 ATP Ödüllü Soru: 2 boyutlu nesneleri prizma yaparak 3 boyutlu nesneler yapıyorsak eğer 3 boyutlu nesnelerle prizma yaparak 4 boyutlu nesneler yapabilir miyiz? Hemen cevapla! 500 ATP Ödüllü Soru: Eğer Karadeliğin yuttuğu maddeler bir yerden çıkıyorsa bu gök cisimlerinin büyümemesi gerekmez mi? Hemen cevapla!
Keşfet
Akış
İçerikler
Gündem
Gönderiler
Antikor
Venüs
Tardigrad
Önyargı
Doğa Yasaları
Osmanlı
Cinsel Seçilim
Hava
Hız
Evrim Ağacı Duyurusu
Kuvvet
Ağız
Ölçüm
Mikoloji
Factchecking
Özel Görelilik
Hominidae
Sinek
Doğal Seçilim
Kalp
Deri
Bilinçdışı
Öğrenme
Mavi
Evrimleşme
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Bugün bilimseverlerle ne paylaşmak istersin?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
Rastgele Soru
Çağrı Mert Bakırcı
26 Nisan 2025
Bilimi, sadece iki değil de çok sayıda tarafın olduğu bir mahkeme olarak düşünmek gerek. Her bir makale, taraflardan birinin söz alıp kendi savunmasını yaptığı bir metinden ibaret (o nedenle de tekil bir makaleye gereğinden fazla önem verilmemeli).

Tıpkı gerçek duruşmalarda olduğu gibi, "bilim duruşmaları"nda da her "savunma" sırasında daha önce bilmediğiniz, bambaşka açılar öğrenme imkanınız oluyor. Tabii ki gerçek duruşmalarda olduğu gibi, bilimsel duruşmalarda da taraflar, bulgularını olabildiğince kendi perspektifini parlak gösterecek şekilde yorumluyorlar; buna şüphe yok (son dönemde çıkan "K2-18b'de yaşam izi" haberleri buna süper bir örnek). Bu, "yalan söylemek" demek değil, çünkü gerçekten de birebir aynı veri setine bambaşka açılardan, bambaşka önceliklerle bakmak mümkün.

Ama önemli olan, herkesin kendi perspektifinden baktığı bu süreçte eldeki verilerin en fazlasını en isabetli şekilde izah eden anlatının hangisi olduğunu bulabilmekte. O nedenle de "bilimsel konsensus ("görüş birliği")" dediğimiz şey en yüksek sesle gürleyenin değil, en fazla sayıda akademisyeni bulgularıyla ikna edip, kendi perspektifinden bakmaya teşvik edenlerle belirleniyor. Diğer akademisyenler de bunu seçici bir şekilde yapmak zorundalar, çünkü fonlarını ve en kıymetli şeyleri olan zamanlarını buna harcayacaklar. Elbette politikada olduğu gibi bilimde de demagoglar geçici olarak bir sahanın ufak bir kısmına hükmedebilirler; ancak bunun uzun soluklu olması imkansızdır. Çünkü gerçek duruşmalarda olanın aksine bilimde hâkim, sıradan bir ölümlü ve zafiyet dolu bir insan değil; bilimsel sorgularımız konusunda "mutlak yargıç" konumunda olan doğadır.


704 görüntülenme
55
4 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Muhammet Üzeyir Kaya
1 saat önce
Denizli ve Aydın şehirlerimizin antik mirasına yeteri kadar önem vermediğimizi düşünmekteyim
0
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Murat Kiri
Murat Kiri
129.1K UP
1 saat önce
Bilimseverler için kısa bir sanat molası. Herbaryumların yanısıra preslediğim kır çiçekleriyle figürler oluşturuyorum. 
2
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İsmail Aydın
2 saat önce
Evrenin bir yönü olduğu fikri bilimde tabuydu. James Webb verileriyse bunu sarstı. Galaksilerin üçte ikisi saat yönünde, üçte biri ters yönde dönüyor. Oysa yarı yarıya beklenirdi. Samanyolu kaynaklı yanılsama dense de bu çelişkili; çünkü hata simetrik olsaydı ters yönde de aynı oran görülürdü. Bence evrenin dönüşü giderek daha bariz. Bu bizi bir karadeliğin içinde olabileceğimiz sorusuna götürüyor.
0
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Arif G.
Arif G.
149.3K UP
3 saat önce
İnternet bize sonsuz seçenek verdi ama karar vermeyi unutturdu. Bir film izlemek istiyorsunuz. Platformu açıyorsunuz. Binlerce içerik. Kategoriler, öneriler, yeni çıkanlar, en çok izlenenler. Kırk dakika kaydırıyorsunuz, bir şey seçemiyorsunuz, sonunda daha önce izlediğiniz bir şeyi açıyorsunuz. Seçenek sayısı arttıkça karar verme kalitesi düşüyor. Buna paradoks of choice deniyor. Barry Schwartz bunu reçel deneyleriyle gösterdi. Az çeşit sunan tezgahtan daha fazla satış oldu. Çok çeşit ilgi çekiyor ama satın alma kararını zorlaştırıyor çünkü her seçim aynı zamanda vazgeçilen alternatifleri de doğuruyor. Ne kadar çok seçenek, o kadar çok vazgeçiş, o kadar çok pişmanlık ihtimali. İnternet bunu tarihin hiçbir döneminde olmadığı ölçüde büyüttü. Müzik dinlemek istiyorsunuz, milyonlarca şarkı var. Kitap okumak istiyorsunuz, nereden başlayacağınızı bilemiyorsunuz. Yemek tarifi, seyahat rotası, kariyer tavsiyesi. Her konuda sonsuz içerik, sonsuz görüş, sonsuz çelişki. Beyin bu yükü kaldıramıyor ve en kolay çıkışı seçiyor. Ya tanıdık olana dönüyor ya da hiç karar vermiyor.Eskiden az seçenek kısıtlayıcı hissettirirdi. Şimdi çok seçenek felç edici hissettiriyor. Bolluk bazen bir özgürlük değil, yeni bir baskı biçimi. Ve en ironik kısım şu. Tüm bu seçeneklerin içinde gerçekten istediğimiz şeyi bulmak hiç bu kadar zor olmamıştı.
1
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Çiğdem Abat
3 saat önce
48 yaşındayken neredeyse sıfırdan ve tek başına hazırlanarak YKS sayısalda ilk 30 bin yapmak için çalışmak, nafile bir çaba mıdır
0
3 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Daha Fazla İçerik Göster
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
Evrim Ağacı'na Destek Ol

Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katın.

Evrim Ağacı'nı Takip Et!
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
"Kölelik kavramına karşı duyarlı hale gelmeye başladılar. Ve sayıları köleliğin tek panzehiri olan şeye yetecek kadar arttı. Bu panzehir, tabii ki birlik olmaktır. İlk önceleri küçük gruplar oluşturarak başladılar. Suç ve militan saldırı sanatını öğrendiler. Direnmeyi öğrendiler. Önceleri direnişlerini sadece homurdanarak aktarıyorlardı. Fakat sonra, benim türümün saygıyla andığı, kutsal kitaplarda ayrıntılarıyla anlatılan o tarihi günde Aldo geldi. O, homurdanmadı. Konuştu. Ona bir zamanlar insanlar tarafından sayısız defa söylenen bir kelimeyi söyledi. O şöyle söyledi: Hayır!"
Cornelius (Roddy McDowall)
Kapak Görseli Seç
Videodan otomatik olarak çıkartılan karelerden birini seçin.
Kareler yükleniyor…
Videoyu kaydırarak istediğiniz kareyi seçin.
0:00 / 0:00
Kendi kapak görselinizi yükleyin. Görsel otomatik olarak kırpılacaktır.
Görseli sürükleyin veya tıklayın PNG, JPG veya WEBP (Maks. 10MB)