Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Ağır bir şekilde çekirge fobim var yanlış anlamayın böcek değil ÇEKİRGE ne kadar zarar vermiyor derseniz deyin boyutuna bağlı değil görür görmez adeta korkudan öluyorum kendi kendime sıçrıyorum babam veya bir aile üyesi olmadan çekirge olan bir koridor veya yoldan geçemiyorum ve işin kötüsü sürekli en büyük turleri karşıma çıkıyor bundan bıktım artık bu korkuyu yenmek istiyorum
Son üç yazdır Arktik'te çıkan orman yangınlarının ciddi sonuçları olduğu yeni bir çalışmayla ortaya konuldu. Bu durum, ekolojik ve toplumsal açıdan önemli yeni etkileri beraberinde getiriyor: bölge sakinlerinin ve geçim kaynaklarının yer değiştirmesi; binaların, kerestenin ve altyapının tahrip olması; ve Kuzey Amerika'ya kadar ulaşan şiddetli, uzak mesafeli hava kirliliği. Orman yangınları her yaz, kalıcı sıcaklıklar ve yaygın atmosferik nem kaybı nedeniyle giderek daha fazla şiddetleniyor. Orman yangınlarının Arktik ve yarı-Arktik bölgelerde nasıl baskın bir tehlikeli aşırılık haline geldiğini öğrenin.
Alaska’daki Exit Buzulu, jeolojik değişime gerçek zamanlı tanıklık etmek için eşsiz bir yer. 1815’ten bu yana 1,6 kilometreden fazla çekilen buzul, ardında yeni yeryüzü şekilleri bırakırken doğanın bölgeyi yeniden sahiplenmesine imkan tanıyor.
Burası; jeoloji, ekoloji ve iklimin kesiştiği dev bir doğal laboratuvar. Buzul çekildikçe ortaya çıkan vadiler, ekosistemlerin değişen çevreye nasıl uyum sağladığını anlamamızı sağlıyor.
📸 1: Buzulun şekillendirdiği vadi.
📸 2: Harding Buz Sahası yolu.
📸 3: Yeni filizlenen bitkiler.
Hiç düşündünüz mü, neden bir köpek bizde "hav hav" derken, İngilizler "woof woof" diyor? Veya bir şeye çarptığımızda içimizden neden "ah" çıkar, başka dillerde başka? Dilin kökenleri yüzyıllardır kafa kurcalayan bir sır. 19. yüzyıl bilginleri ilk başta basit düşünmüş: dil doğadaki sesleri taklit ederek (Max Müller'in alaycı adıyla Bow-Wow Teorisi) ya da içgüdüsel ünlemlerle (Pooh-Pooh Teorisi) başlamış olabilir demişler.
Mantıklı geliyor, değil mi? Ama işte tam burada işler ilginçleşiyor. O "hav hav" bile kültürün ve dilin filtresinden geçerek kulağımıza geliyor. Yani sandığımızdan çok daha erken bir noktada, sesler bile bize özgü bir yoruma kavuşuyor. Dahası, dilimizdeki kelimelerin çok azı gerçekten ses taklidi. "Ağaç" kelimesinin kendisi bir ağaca benzemiyor mesela.
Bazı kelimelerde ses ve anlam arasında garip bir uyum var gibi geliyor ('minik', 'tombul' gibi), dilbilimde buna 'ses sembolizmi' deniyor. Hatta 'bouba/kiki' deneyi gibi şeyler bunun gerçek olduğunu da gösteriyor. Ama yine de çoğu kelime tamamen rastgele. "Niye bu şeye masa denmiş ki?" diye sorduğunuzda, mantıklı bir cevap yok. Dilin bu büyük kısmının keyfi oluşu, kökenini daha da gizemli yapıyor.
Konuşma fosilleşmiyor, dolayısıyla kesin bir başlangıç anı bulmak neredeyse imkansız. Ama bu bilmece, insanı insan yapan bu eşsiz yeteneğin ne kadar derin ve hayranlık uyandırıcı olduğunu hatırlatıyor bize. Bizimle birlikte evrilen, bizi bugünkü biz yapan bir mucize gibi.
2
0 Yorum
Şikayet
Et
Mantık Hatası
0
Paylaş
Alıntıla
Alıntıları Göster
Paylaşım Görseli Oluştur
Daha Fazla İçerik Göster
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
Evrim Ağacı'na Destek Ol
Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim
Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç
katın.
Evrim Ağacı'nın bilim iletişimine katkı sağlamanın en kolay yolu: Evrim Ağacı Premium!
Bu yıl sayfamızda gezdiniz.
Reklamlar, internet sitemizin ayakta kalabilmesinin tek yolu. Ama daha iyi bir yol var: Evrim Ağacı Premium! Kreosus üzerinden, bütçenizi zorlamayacak bir miktarda bize destek olarak sitemizdeki bütün reklamları kapatabilir, Evrim Ağacı Premium kullanıcılarının her geçen gün artan ayrıcalıklarından faydalanabilirsiniz. Tek seferlik destek olun veya daha iyisi, aylık destekçilerimiz
arasına şimdi katılın.
"Bir bilim insanı kimdir? Bir anahtar deliğinden, doğanın anahtar deliğinden, bakıp da neler olup bittiğini öğrenmeye çalışan meraklı bir insandır." Jacques Cousteau
Bilim İçin 30 Saniyeniz Var mı?
Evrim Ağacı, tamamen okur ve izleyen
desteğiyle sürdürülen, bağımsız bir bilim oluşumu.
Ücretsiz bir Evrim Ağacı üyeliği oluşturmanın çok sayıda
avantajından
biri, sitedeki reklamları %50 oranında azaltmak (destekçilerimiz arasına katılarak
reklamların %100'ünü kapatabilirsiniz). Evrim Ağacı'nda geçirdiğiniz zamanı
zenginleştirmek için, sadece 30 saniyenizi ayırarak üye olun (üyeyseniz, giriş
yapmanızı tavsiye ederiz).