Acil durumlarda trafiği açmıyoruz, infaz ediyoruz. Çünkü eğitim yok, çünkü eğitmen yok, çünkü liyakat yok. Bilgi yok, bilinç yok, sorumluluk yok. Kural var ama kurala saygı yok. Ehliyet var ama ehliyetin gerektirdiği kültür yok. Ceza var ama caydırıcılık yok. Herkes haklarını biliyor ama kimse görevlerini bilmiyor. Herkes trafiğin mağduru olduğunu düşünüyor ama bir parçası olduğunu kabul etmiyor. Bir ambulans sireni duyulduğunda ne yapılacağını teoride biliyoruz, pratikte ise herkes birbirinin önüne kırıp birkaç metre kazanma derdine düşüyor. Sağ şerit boşaltılacağına dört şerit birden kilitleniyor. Ambulansın geçeceği koridoru açmak yerine, ambulansın arkasına takılıp trafikten avantaj sağlamaya çalışanlar çıkıyor. İtfaiye aracı geçtiğinde yol vermek yerine telefonunu çıkarıp görüntü çekenler var. Bir kaza olduğunda güvenli alan oluşturmak yerine onlarca araç yavaşlayıp seyirlik gösteri gibi izliyorlar. Trafik sıkıştığında fermuar sistemiyle birleşmek yerine herkes son metreye kadar ilerleyip araya girmeye çalışıyor. Diğer durumlarda da fark yok: yaya geçidinde birinin beklediğini gören sürücüler durmak yerine hızlanıyor. Emniyet şeridi, acil durumlar için ayrılmış bir alan olmaktan çıkıp trafik sıkışınca alternatif bir şeride dönüşüyor. Dörtlüler, arızayı veya tehlikeyi bildirmek için değil kısa süreliğine kural ihlal etmenin mazereti olarak kullanılıyor. Dönüş sinyali vermek iletişim kurmanın değil, zayıflık göstermenin işareti sanılıyor. Geçiş üstünlüğü olan araçlara yol vermek bir zorunluluk değil de kişisel bir tercihmiş gibi davranılıyor. Sorun sadece trafik bilgisi eksikliği de değil. Sorun, kuralları ortak fayda için değil, başkaları uyduğu sürece geçerli görmek. Bir ambulansın geçişi bile kolektif bir refleks yerine bireysel bir mücadeleye dönüşüyor. İşin ironik tarafı da: acil durumda en hızlı ulaşmasını istediğimiz araçlar ambulanslar, itfaiyeler ve kurtarma ekipleri ama onlara yolu en çok kapatan da yine biziz. Siren sesini duyunca yardımın geldiğini düşünüyoruz ama çoğu zaman yardımın önündeki en büyük engel de biz oluyoruz. Yol açmayı değil, hayatı kapatmayı seçiyoruz her an...