Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Paylaşım Yap
Keşfet
Akış
İçerikler
Gündem
Gönderiler
Dişler
Kemik
Komplo Teorisi
Pediatri
Hastalık Dağılımı
Facebook
Yumurta
Doğru
Karanlık Enerji
Mitler Ve Gerçekler
Karanlık Madde
Bitkiler
Hayvanlar
Burun
Uzay
Biliş
Mavi
Kilo
Kuyrukluyıldız
Yeşil
Tutarlılık
Olumsuz
Gebelik
Cinsellik
Homo Sapiens
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Bugün Türkiye'de bilime ve bilim okuryazarlığına neler katacaksın?
Güncel Bilim Haberleri
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
Rastgele Soru
Ufuk Derin
Ufuk Derin
3.3M UP
27 Temmuz 2024
Yeni hesaplamalar, karanlık madde parçacıklarının daha önce göz ardı edilen davranışları nedeniyle süper kütleli kara delik çiftlerinin daha büyük bir kara delikte birleşebileceğini ortaya koyuyor ve uzun süredir devam eden son parsek problemine bir çözüm öneriyor.
179 görüntülenme
Bu gönderi Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
3
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Gündem
Güncel Bilim Haberleri
Ece Müker
Ece Müker
633.9K UP
5 saat önce
NASA’nın emektar teleskobu Hubble, bayrağı devretmeye hazırlandığı halefi Nancy Grace Roman Uzay Teleskobu (Roman) için galaksimizin merkezindeki en yoğun bölgeyi mercek altına aldı. Eylül 2026’da fırlatılması planlanan Roman, Samanyolu’nun "şişkinlik" (bulge) olarak adlandırılan merkez bölgesini tarayarak binlerce yeni ötegezegen ve egzotik gök cismi keşfedecek. Hubble’ın gerçekleştirdiği bu öncü tarama, Roman’ın gelecekte elde edeceği verilerin doğru analiz edilebilmesi için kritik bir altyapı sunuyor.

Roman Teleskobu'nun en büyük yeteneklerinden biri, mikromerceklenme (microlensing) olaylarını yakalamak olacak. Bu olay, uzaktaki bir yıldızın ışığının, önünden geçen daha yakın bir nesnenin (bir yıldız, gezegen veya karadelik) kütleçekimiyle bükülüp parlaması sonucu oluşur.

Bir mikromerceklenme olayı sırasında ışık kaynaklarını birbirinden ayırt etmek oldukça zordur. Hubble’ın 2025 yılında başlattığı ve Roman’ın gözlemleyeceği alanları kapsayan devasa tarama, bu karmaşayı önlemeyi amaçlıyor.

Gökbilimciler, Hubble’ın elde ettiği verileri kullanarak:

Işık Kaynaklarını Ayrıştırma: Merceklenme olayı yaşanmadan önce hangi yıldızın "mercek" (öndeki nesne), hangisinin "arka plan kaynağı" olduğunu belirleyebilecekler.

Kütle Ölçümü: Mikromerceklenme normalde sadece bir kütle oranı verir. Ancak Hubble’ın verileri sayesinde, bilim insanları dolaylı tahminler yerine yıldızların ve yörüngesindeki gezegenlerin gerçek kütlelerini doğrudan ölçebilecekler.

Samanyolu'nun merkezindeki toz ve gaz bulutları arasından süzülen ışığı yakalayan bu taramalar, şimdiye kadarki en derin gökyüzü haritalarından birini oluşturuyor. Hubble’ın şu anki öncü çalışması 20 ila 30 milyon noktasal ışık kaynağını içeren bir katalog oluştururken; Roman, görevi tamamladığında bu sayıyı 200 ila 300 milyona çıkaracak.

Bu devasa veri seti, sadece yeni gezegenler bulmakla kalmayacak, aynı zamanda galaksimizin gizli kalmış bölgelerinin haritalandırılmasına da olanak tanıyacak.

Bu gönderi Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
2
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ece Müker
Ece Müker
633.9K UP
5 saat önce
SpaceX, 11 Mayıs 2026 akşamı Kaliforniya'daki Vandenberg Uzay Kuvvetleri Üssü'nden ABD Ulusal Keşif Ofisi (NRO) için NROL-172 adlı gizli bir casus uydu görevi gerçekleştirdi. Bu, yılın 55. Falcon 9 fırlatması ve NRO'nun "çoğaltılmış mimari" adını verdiği yeni keşif ağının inşası için yapılan 13. fırlatmaydı.
 
NRO, bu yeni ağın mevcut kapasiteyi kat kat aşan sinyal ve görüntü üretmeyi hedeflediğini açıkladı. Uyduların tam sayısı, yörüngeleri ve görev detayları NRO tarafından paylaşılmıyor; ancak hem SpaceX hem de Northrop Grumman'ın bu ağ için uydu ürettiği biliniyor. İlk görev olan NROL-146, Mayıs 2024'te gerçekleştirilmişti.
 
Fırlatma sorunsuz tamamlandı. Falcon 9'un ilk kademesi, kalkıştan yaklaşık 8,5 dakika sonra Pasifik Okyanusu'ndaki "Of Course I Still Love You" adlı insansız gemiye indi. Canlı yayın NRO'nun talebi üzerine kısa süre sonra sona erdi.
 
Bu görev, ABD'nin uzaydaki istihbarat kapasitesini hızla artırma çabasının bir parçası; büyük ve küçük, askeri ve ticari uydulardan oluşan daha geniş ve esnek bir ağ oluşturmak hedefleniyor.

Bu gönderi Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
3
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ece Müker
Ece Müker
633.9K UP
1 gün önce
Cell Reports dergisinde yayımlanan yeni bir çalışma, insan beyninin sanal gerçeklikte kazanılan tamamen yeni bir fiziksel deneyime ne kadar hızlı uyum sağlayabildiğini ortaya koyuyor.
 
Pekin Üniversitesi'nden bilişsel sinirbilimci Yanchao Bi ve motor kontrol araştırmacısı Kunlin Wei'nin geliştirdiği deneyde, 25 katılımcı bir hafta boyunca hareket takip ekipmanı giyerek sanal gerçeklikte büyük tüylü kanatları kontrol etti. Bileklerini döndürüp kollarını çırparak havada kalmayı, halkalardan geçmeyi ve havadaki nesneleri savuşturmayı öğrendiler.
 
Antrenmanın ardından katılımcıların beyin taramaları incelendiğinde şaşırtıcı bir sonuçla karşılaşıldı: Normalde insan vücudu parçalarını tanımakla görevli görsel korteks bölgesi, sanal kanatlara tıpkı gerçek kollar gibi yanıt vermeye başlamıştı. Beyin, bu dijital uzantıları adeta kendi vücudunun bir parçası olarak benimsemişti.
 
Araştırmacılar bu bulgunun pratik uygulamalar açısından umut verici olduğunu düşünüyor. Beynin yabancı bir uzantıyı bu denli hızlı özümseyebilmesi, protez uzuvların ve yapay bedensel eklemelerin kabul sürecini kolaylaştırmak için sanal gerçekliğin bir rehabilitasyon aracı olarak kullanılabileceğine işaret ediyor. Çalışma, beynin beden şemasını tahmin edilenden çok daha esnek biçimde yeniden düzenleyebildiğini gösteriyor.

Bu gönderi Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
5
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ece Müker
Ece Müker
633.9K UP
1 gün önce
Nature Communications dergisinde yayımlanan yeni bir çalışma, Ocak 2022'deki Hunga Tonga-Hunga Ha'apai yanardağı patlamasının atmosferde beklenmedik bir kimyasal tepkimeyi tetiklediğini ortaya koydu: Volkanik kül, tuzlu deniz suyu ve güneş ışığının bir araya gelmesi, güçlü bir sera gazı olan metanın parçalanmasına yol açtı.
 
Araştırmacılar, Avrupa Uzay Ajansı'nın Sentinel-5P uydusundaki TROPOMI aletini kullanarak volkanik plumda rekor düzeyde formaldehit tespit etti. Formaldehit, metanın atmosferde parçalanmasının bir göstergesi olduğundan bu bulgu dikkat çekiciydi. Plum 10 gün boyunca Güney Amerika'ya kadar takip edilebildi; formaldehitin yalnızca birkaç saat ömürlü olması, metanın bir haftadan uzun süre kesintisiz parçalandığını kanıtlıyor.
 
Mekanizma şöyle işliyor: Patlama sırasında stratosfere fırlayan tuzlu deniz suyu ve volkanik kül, güneş ışığıyla etkileşime girerek son derece reaktif klor atomları üretiyor. Bu klor atomları metanı parçalıyor. Kopenhag Üniversitesi'nden Profesör Matthew Johnson, aynı mekanizmanın daha önce Sahra tozu ve Atlantik deniz tuzu etkileşiminde keşfedildiğini ancak bunu stratosferde gözlemlediklerini ilk kez gördüklerini belirtiyor.
 
Bulgunun iklim bilimi açısından iki önemli çıkarımı var: Birincisi, toz ve külün global metan bütçesi hesaplamalarına dahil edilmesi gerekiyor. İkincisi, uydu gözlemleriyle metan yok edilmesinin kanıtlanabildiği gösterildi; bu da atmosferden metan gidermeye yönelik mühendislik çözümleri için yeni bir kapı aralıyor. Metan, 20 yıllık ufukta CO₂'nin 80 katı ısıtma etkisine sahip olmakla birlikte atmosferde yaklaşık 10 yıl kalıyor; bu da onu iklim değişikliğinin "acil freni" olarak nitelendirilebilecek bir hedef haline getiriyor.

Bu gönderi Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
5
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ece Müker
Ece Müker
633.9K UP
3 gün önce
NASA'nın James Webb Uzay Teleskobu, Cetus (Balina) takımyıldızında yer alan ve Dünya'dan 45 milyon ışık yılı uzaklıktaki Messier 77 galaksisinin çarpıcı yeni görüntüsünü yayımladı.
 
Sarmal yapısıyla dikkat çeken Messier 77, merkezindeki aktif çekirdeği nedeniyle astronomlar arasında uzun süredir özel bir ilgi görüyor. Galaksinin parlak kalbinde, kütlesi Güneş'in 8 milyon katına ulaşan bir süper kütleli kara delik bulunuyor. Kara deliğin çevresinde dönen gaz, aşırı ısınarak olağanüstü yoğunlukta ışıma yapıyor. Webb'in orta kızılötesi enstrümanı, bu bölgenin daha önce hiç bu denli net görülmemiş ayrıntılarını yakaladı.
 
Messier 77, hem görece yakın konumu hem de gözlemlenebilir özellikleri açısından aktif galaksi çekirdeklerini incelemek için ideal bir laboratuvar niteliği taşıyor. Webb'in kızılötesi duyarlılığı, toz bulutlarının ardına gizlenmiş bu yapıları görünür ışık teleskoplarının ulaşamadığı bir netlikte ortaya koyuyor.
 
2021'de fırlatılan Webb, evrenin en uzak köşelerinden güneş sistemimizin gezegenlerine kadar geniş bir yelpazede çığır açan gözlemler yapmayı sürdürüyor.

Bu gönderi Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
9
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Daha Fazla İçerik Göster
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
Evrim Ağacı'na Destek Ol

Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katın.

Evrim Ağacı'nı Takip Et!
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
"Cehennem, diğer insanlardır."
Jean-Paul Sartre
Kapak Görseli Seç
Videodan otomatik olarak çıkartılan karelerden birini seçin.
Kareler yükleniyor…
Videoyu kaydırarak istediğiniz kareyi seçin.
0:00 / 0:00
Kendi kapak görselinizi yükleyin. Görsel otomatik olarak kırpılacaktır.
Görseli sürükleyin veya tıklayın PNG, JPG veya WEBP (Maks. 10MB)