Bu alan, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu türün ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu alanın amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim topluluğuna değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Allah düşmanın da onurlusunu, ahlaklısını , şereflisini nasip etsin... Zamanında Rumlar Kıbrıs’ta sivilleri öldürürken, Türk askeri kuzeyde susuz kalan Rum köylerine tankerle su taşıyordu.
Kıbrıs Barış Harekatının 50. Yıl Dönümü !!!
(gazete arşivi: Günaydın Gazetesi, 23 Ağustos 1974)
Sessiz sandığımız ormanlar veya seralar aslında bizim duyamayacağımız tıklama sesleriyle dolu. Susuz kalan veya gövdesi kesilen bitkiler, çevreye ultrasonik frekansta sesler yayıyor. Yapay zeka ile yapılan analizler, bu tıklamaların rastgele olmadığını gösteriyor; sese bakarak bitkinin susuz mu kaldığını yoksa kesildiğini mi anlamak mümkün. Ancak bu bir çığlık veya bilinçli iletişim değil. En olası açıklama kavitasyon adı verilen mekanik bir süreç: Bitkinin su taşıyan boruları kurudukça oluşan gerilim, hava kabarcıklarının aniden çatlamasına neden oluyor. Kısacası, bitkiler sessizce ölmüyor; kurudukça kelimenin tam anlamıyla çatırdıyorlar.
Şekerin çocukları hiperaktif yaptığı inancı öylesine güçlüdür ki, birçok ebeveyn bu korkuyla çocuklarının diyetini katı bir biçimde kısıtlar. Ancak veriler bambaşka bir mekanizma gösteriyor. 23 çift kör çalışmayı kapsayan dev bir analiz, şekerin çocukların davranışlarında hiçbir uyarıcı etki yaratmadığını kanıtladı. Peki bu hiperaktivite gözlemleri nereden kaynaklanıyor? Araştırmacılar, ebeveynlere yalnızca "çocuğunuza yüksek dozda şeker verdik" dediklerinde (çocuk aslında şekersiz bir sıvı içmiş olsa da), anne babaların çocuklarını daha hiperaktif bulduklarını saptadı. Ebeveyn, beklediği davranışı görmek üzere çocuğunu daha yakından izliyor ve sıradan hareketliliği hiperaktivite olarak yorumluyordu. Etki çocuğun kanında değil, yetişkinin beynindeki beklentide çalışıyor.
Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim
Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç
katın.
Evrim Ağacı'nın bilimi yaymasına destek olur musunuz?
Bu yıl sayfamızda gezdiniz.Bu yıl içeriği sonuna kadar okudunuz.
Bu iş reklamlarla olmaz! Türkiye'de bilimin sesini yükselteceksek, sizlerin ufak da olsa desteklerinize ihtiyacımız var. Evrim Ağacı Kreosus destekçilerine katılarak hem gücümüze güç katabilir, hem de Reklamsız Deneyim gibi Evrim Ağacı Premium ayrıcalıklarından faydalanabilirsiniz. Tek seferlik destek olun veya daha iyisi, aylık destekçilerimiz
arasına şimdi katılın.
"En güçlü veya zeki olan değil, değişime en çok açık tür hayatta kalır." Leon C. Megginson
Bilim İçin 30 Saniyeniz Var mı?
Evrim Ağacı, tamamen okur ve izleyen
desteğiyle sürdürülen, bağımsız bir bilim oluşumu.
Ücretsiz bir Evrim Ağacı üyeliği oluşturmanın çok sayıda
avantajından
biri, sitedeki reklamları %50 oranında azaltmak (destekçilerimiz arasına katılarak
reklamların %100'ünü kapatabilirsiniz). Evrim Ağacı'nda geçirdiğiniz zamanı
zenginleştirmek için, sadece 30 saniyenizi ayırarak üye olun (üyeyseniz, giriş
yapmanızı tavsiye ederiz).