Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Allah düşmanın da onurlusunu, ahlaklısını , şereflisini nasip etsin... Zamanında Rumlar Kıbrıs’ta sivilleri öldürürken, Türk askeri kuzeyde susuz kalan Rum köylerine tankerle su taşıyordu.
Kıbrıs Barış Harekatının 50. Yıl Dönümü !!!
(gazete arşivi: Günaydın Gazetesi, 23 Ağustos 1974)
İslam edebiyatının en büyüklerinden olan Ömer Hayyam aslında döneminde hiç sevilmezdi hatta öldüğünde hacca giden hacı adayları sırf Ömer Hayyam in mezarına tükürmek için yolu uzatırdı .
Yılanlar... Kimi sever kimi korkar ama bu "borular" nasıl böyle bir evrim başarısı elde etti dersiniz? Aslında en büyük 'süper güçleri' kafataslarında. Kemikleri birbirine sıkıca bağlı değil, esnek dokularla ayrık. Bu sayede çeneleri inanılmaz açılabilir, hatta ağızlarının üst kısmı bile bağımsız hareket edebilir. Kocaman bir domuzu bile rahatça yutmalarının sırrı bu esneklik. İlginci, bu yetenek bacaklarını kaybetmelerinden bile önce evrilmiş olabilir. Yani önce yutmayı geliştirdiler, sonra uzuvsuzluğa adapte oldular. Tam nereden, hangi atadan geldikleri hala bir sır olsa da, bu adaptasyonun ne kadar yaratıcı olabileceğine şaşırmamak elde değil.
İstatistik olsaydı da bakabilseydik keşke hayatımıza. Kaç nefes kaç konuşma kaç adım kaç arkadaş kaç ayrılık kaç tanışma kaç tercih kaç hata kaç yenilgi kaç zafer kaç ihmal etme kaç gün kaç saat kaç salise kaç para... Tüm bunları yaparken mücadele ediyoruz farkında olup ya da olmadan. Mücadelemiz doğumdan itibaren başlar. İşte kader burada devreye girer. Hangi şartlar altında mücadele edeceğimiz ne kadar avlanacağımız ne kadar yıpranacağımız neler yaşayabileceğimiz neler okuyabileceğimiz ne öğreneceğimiz... Ancak her ne olursa olsun mücadele ederken irade de sorumluluk ta bize aittir. Ve zor olan da iradeyi, aklı, belli düzeydeki bireysel gücü kullanabilmektedir. Eyleme geçebilmektir.
Her şey travma oldu. Zor bir çocukluk travma. Kötü bir ilişki travma. Baskıcı bir patron, travma. Reddedilmek, hayal kırıklığı, yoğun ve bunaltıcı bir dönem hepsi travma. Sosyal medya akışı bu kelimeyle dolup taşıyor. Kelime genişledikçe anlam da inceleşiyor. Gerçek anlamda travma yaşamış insanların deneyimi ile sıradan bir hayal kırıklığı aynı çerçeveye sığdırılınca bir şeyler bozuluyor. İkisi aynı değil. Aynı kelimeyle tanımlamak ne birine ne diğerine hizmet ediyor. Birincisi küçümseniyor, ikincisi olduğundan ağır bir çerçeveye sokuluyor. Bir tarafta bu yaygınlaşmanın iyi yanları da var. Ruh sağlığı konuşulmaya başlandı. Daha önce geç üstünden ya da herkesin başına gelir denilen şeyler artık ciddiye alınıyor. İnsanlar acılarını dile getirmek için bir dil buluyor. Bu değerli ama öte tarafta bir şey de kayboluyor. Travma dili yaygınlaşınca sorumluluk dili daralıyor. Her tepki travmayla açıklanınca hesap vermek zorlaşıyor. Her zorluk patolojileşince dayanıklılık geliştirmek de zorlaşıyor. Acı gerçek ama acının hepsi travma değil. Bu ayrım önemli ve bu ayrımı yapmak küçümsemek değil. Bir de kelimeyi kimlerin nasıl kullandığına bakmak lazım. Sosyal medyada travma sıkça araçsallaştırılıyor. Sempati toplamak için, tartışmadan çekilmek için, eleştiriyi savuşturmak için. Dil bu kadar araçsallaşınca gerçek ihtiyacı olan insanlar gürültünün içinde kayboluyor ve bu sessiz bir adaletsizlik. Travma kelimesi değerini korumayı hak ediyor ama bu değeri korumanın yolu daha dikkatli kullanmaktan geçiyor. Herkese değil, her şeye değil...
Bir gün daha geçti. "1" gün daha lise mezuniyetiyle geçti ve derssiz geçti ama en büyük dersi, hayat görüşünü, kendimi daha çok keşfetmek olduğunu ve ileri giderken geride bırakılan şeyleri tamamlayabilmek olduğunu anladım. Geçmişe bakmak sadece insana mı özgüdür bilmiyorum ama geçmişte bilinçli bilinçsiz yaptığımız her olay ileride olgusunu da belli derecede getiriyor. Böylesine kapital bir düzen insan doğasına her ne kadar aykırı olsa da -ki isyanlar, bunalımlar, her türlü sıkıntı ve kısıtlamalar bundandır diye düşünüyorum- insan gerçekten de kendinin vahşi hayatta olduğunun farkına varırsa kendi konumundan bir yere kadar gelebilir.
3
1 Yorum
Şikayet
Et
Mantık Hatası
0
Paylaş
Alıntıla
Alıntıları Göster
Paylaşım Görseli Oluştur
Daha Fazla İçerik Göster
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
Evrim Ağacı'na Destek Ol
Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim
Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç
katın.
Evrim Ağacı'nın bilimi yaymasına destek olur musunuz?
Bu yıl sayfamızda gezdiniz.
Reklamlar, internet sitemizin ayakta kalabilmesinin tek yolu. Ama daha iyi bir yol var: Evrim Ağacı Premium! Kreosus üzerinden, bütçenizi zorlamayacak bir miktarda bize destek olarak sitemizdeki bütün reklamları kapatabilir, Evrim Ağacı Premium kullanıcılarının her geçen gün artan ayrıcalıklarından faydalanabilirsiniz. Tek seferlik destek olun veya daha iyisi, aylık destekçilerimiz
arasına şimdi katılın.
"Az önce çözdüğünüz sorundan hemen sonra bir yenisi gelecek. Bu, sorunları çözmeyi bırakmanız gerektiğini mi gösterir?" Larry Niven
Bilim İçin 30 Saniyeniz Var mı?
Evrim Ağacı, tamamen okur ve izleyen
desteğiyle sürdürülen, bağımsız bir bilim oluşumu.
Ücretsiz bir Evrim Ağacı üyeliği oluşturmanın çok sayıda
avantajından
biri, sitedeki reklamları %50 oranında azaltmak (destekçilerimiz arasına katılarak
reklamların %100'ünü kapatabilirsiniz). Evrim Ağacı'nda geçirdiğiniz zamanı
zenginleştirmek için, sadece 30 saniyenizi ayırarak üye olun (üyeyseniz, giriş
yapmanızı tavsiye ederiz).