Ekim 2018'de fırlatılan ESA ve JAXA'nın ortak Merkür görevi BepiColombo, 3 Eylül'de kritik bir manevra gerçekleştirdi: Uzay aracının bilimsel ekipmanları, sekiz yıllık yolculuk boyunca bunları taşıyan transfer modülünden ayrıldı. Aralık ayında iki bağımsız yörünge aracına bölünmesi ve Nisan 2027'de tam bilimsel operasyonlara geçmesi planlanıyor.
Güneş sisteminin en az keşfedilen iç gezegenini ziyaret eden yalnızca iki misyon bulunuyor: NASA'nın 1974-1975'teki Mariner 10 uçuşları ve 2011-2015'teki MESSENGER yörünge görevi. Bu iki misyon Merkür'ün çatlaklı yüzeyini, manyetik alanını ve son derece seyrek atmosferini ortaya koydu; ancak pek çok soruyu yanıtsız bıraktı. MESSENGER'ın yörüngesi nedeniyle gezegenin güney yarımküresinin kuzey kadar net görüntülenememiş olması önemli bir eksiklik olarak kaldı.
BepiColombo bu eksiklikleri gidermek için iki ayrı araç taşıyor: ESA'nın Mercury Planetary Orbiter (MPO) 11 bilimsel aletle yüzeyi, kabuk minerallerini ve yerçekimi alanını haritalayacak; ayrıca Merkür'ün gizemli "hollow" adı verilen dik kenarlı çukurlarını ve volkanik tortu alanlarını inceleyecek. JAXA'nın Mercury Magnetospheric Orbiter (Mio) ise gezegenin manyetosferini, atmosferini ve toz ortamını araştıracak. Her iki araç da aynı anda manyetik alanın farklı bölgelerini ölçerek benzeri görülmemiş çift noktalı gözlemler yapacak.
Columbia Üniversitesi'nden MESSENGER'ın baş araştırmacısı Sean Solomon, özellikle güney yarımküredeki su buzu yataklarını görmek için sabırsızlandığını belirtiyor. Johns Hopkins Uygulamalı Fizik Laboratuvarı'ndan Rachel Klima ise MPO'nun demir gerektirmeyen yeni mineral haritalama teknolojisiyle Merkür'ün yüzey bileşimini çözebileceğini ve bu sayede hem Merkür'ün hem de tüm güneş sisteminin nasıl oluştuğuna dair yanıtlar bulunabileceğini vurguluyor.
0 görüntülenme