Hocamlar, nasılsınız?Şöyle bir durup düşünün: bugün kaç kişiye "hocam" dediniz? Daha da ilginci, onların kaçı gerçekten hocaydı?
Hocam kelimesi gerçekten farklı hissettiriyor. Siz eğitmen değilsiniz, karşınızdaki de değil ama hocam kelimesini kullanıyoruz. Özellikle bazı topluluklarda sürekli telefuz ediyoruz. Teknik bir gruba soru yazılacak ya da birinin sorusunu cevaplıyorum: hocam demeden cümle kuramıyorum. Atölyede alt sınıflar geliyor gözlem için ya da farklı sınıflarla ortak projeler yapıyoruz; birbirimize sürekli hocam diyoruz. Garip olan şu ki kimse bunu sorgulamıyor. Sanki o ortamın doğal dili bu. Hocam kelimesi sadece bir hitap şekli değil. İçinde saygı var ama mesafe yok. Samimiyet var ama laubalilik de yok. Elbette ismiyle de seslenebilirsiniz ama bu ortamlarda biraz nötr geliyor. Arkadaşım deseniz fazla gündelik kalıyor, beyefendi deseniz gereğinden fazla resmi oluyor. Hocam ise ikisinin arasında bir yerde duruyor. İşin ilginç tarafı, bu hitap biçimi yaşla da çok ilgili değil. Birinci sınıf öğrencisi son sınıfa hocam diyor, son sınıf öğrencisi de ona hocam diyebiliyor. Bazen aynı projede çalışan iki kişi birbirine hocam diye sesleniyor. Ortada gerçek bir hoca yok ama herkes birbirine bu unvanı veriyor. Sanırım bunun nedeni, bilgiye duyulan saygının kişiye yansıması. Karşımızdakinin uzman olup olmadığını bilmiyoruz ama ona soru sorarken ya da ondan bir şey öğrenirken bilinçsizce bu kelimeyi seçiyoruz. Böylece konuşma daha yumuşak başlıyor. Tartışma çıkması muhtemel bir konuda bile hocam diye başlayan bir cümlenin tonu daha farklı oluyor. Ayrıca kelimenin ilginç bir eşitleyici etkisi var. Normalde insanların yaşı, unvanı, tecrübesi veya konumu iletişimi değiştirir. Ama bir topluluğun içinde herkes birbirine hocam dediğinde bu farklar biraz silikleşiyor. Bir anda aynı masanın etrafında oturan, aynı problemi çözmeye çalışan insanlar haline geliyorsunuz. Belki de bu yüzden teknik topluluklarda, atölyelerde, ve forumlarda bu kadar yaygın. İnsanlar birbirlerini tanımasalar bile ortak bir dil kurabiliyorlar. Tek bir kelime yabancılığı birkaç saniye içinde azaltabiliyor...