Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
sahibi 'evde melek gibidir asla ısırmaz' dedikten 3 saniye sonra parmağımı delik deşik eden sarman bey... hayvanların dilinden anlıyoruz da insanlara laf anlatmak daha zor cidden. neyse bugün de kan döktük çok şükür, sıradaki gelsin.
Bir mezar taşı düşünün. Üzerinde sadece tek bir isim: Boston. Bugün garip gelmez miydi? Oysa 1700'lerin Boston'ında bu, o kişinin ya köle olduğunu ya da henüz yeni özgürleştiğini fısıldayan bir detayın ta kendisiymiş. Bir isim, bir dönemin koca bir gerçeğini nasıl da taşıyor. Hele bir de o dönemki takvim farkı yüzünden, ölüm tarihi 1728 mi 1729 mu tartışması... Tarih dediğin sadece büyük olaylar değil, bu tür minicik, gözden kaçan detaylarla canlı. Bazen ne kadarını bildiğimizden çok, ne kadarını gözden kaçırdığımız önemli.
1879'dan beri ülkemizin dağlarını, nehirlerini ve vadilerini haritalandırarak Amerikalıların bu toprakları keşfetmesine, korumasına ve anlamasına yardımcı oluyoruz.
📸 1: 1900'lerin başı, bir topoğrafik haritalama kampı.
📸 2: Hawaiʻi, Oʻahu’da ölçüm yapan bir topoğraf, 1928 civarı.
📸 3: Nevada çöllerinde haritalama çalışması, 1931 civarı.
📸 4: Kaliforniya'da topoğraflar için ön hazırlık yapan nivo ekibi, 1905 civarı.
📸 5: Büyük Kanyon'da Roland Burchard ve Claude Birdseye, 1923 civarı.
📸 6: Maui, Haleakalā yanardağında R.R. Monbeck, 1924 civarı.
Science Advances dergisinde yayımlanan yeni bir çalışma, "deniz bulutu parlatma" (marine cloud brightening, MCB) adı verilen jeomühendislik yönteminin El Niño olaylarını zayıflatabileceğini öngörüyor. Chicago Üniversitesi'nden iklim bilimcisi Jessica Wan liderliğindeki ekip, 1997-1998 ve 2015-2016 El Niño olaylarını bilgisayar simülasyonlarıyla yeniden modelledi.
Araştırmanın ilham kaynağı ilginç: 2019-2020 Avustralya orman yangınları atmosfere büyük miktarda aerosol fırlattı ve bu parçacıklar güneydoğu subtropikal Pasifik Okyanusu üzerindeki bulutları parlatarak çok yıllı bir La Niña olayını tetikledi. Ekip, bu "fırsatçı deneyin" kasıtlı olarak tekrarlanıp tekrarlanamayacağını sorguladı.
Simülasyonlarda deniz tuzları gibi aerosollerin Pasifik'in belirli bir bölgesine enjekte edilmesi, bulutları daha parlak ve yansıtıcı hale getirerek bölgeyi soğutuyor; bu da El Niño dinamiklerini zayıflatıyor. Zamanlamanın kritik olduğu ortaya çıktı: 2015-2016 olayı için Haziran'dan başlayan enjeksiyonlar en güçlü soğumayı sağlarken Aralık'ta başlamak çok daha az etkili oldu.
Ancak bilim insanları temkinli. Cornell'den Daniele Visioni, bulgunun ilgi çekici olduğunu ama "kesin yanıt olmadığını" vurguluyor. Exeter'dan James Haywood ise farklı simülasyonların çok daha güçlü bir La Niña'yı tetikleyebileceğini gösterdiğini hatırlatıyor. Dünyanın yeni bir El Niño eşiğinde olduğu şu günlerde araştırmacılar, bu yöntemin mevcut olay için uygulanmasının teknik ve sosyolojik engeller nedeniyle henüz mümkün olmadığını belirtiyor.
Bu gönderi Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
Miami merkezli City Labs, 8 Temmuz'da SpaceX'in Falcon 9 roketi aracılığıyla tarihin ilk ticari nükleer güçlü uydusunu yörüngeye taşıdı. BOHR (Betavoltaic Orbital High-Reliability) adlı bu küçük CubeSat, softbol büyüklüğündeki "1U" platformunu kullanıyor ve tritiyum adlı radyoaktif bir hidrojen izotopunun bozunmasından elektrik üreten bir betavoltaik pil taşıyor.
Betavoltaik piller, güneş pillerinden farklı olarak günışığına bağımlı değil; düşük güçlü uygulamalar için uzun süreli ve sürekli enerji sağlıyorlar. BOHR'un ürettiği güç nanowatt ile mikrowatt arasında çok küçük; uydunun gündelik işlemleri ise geleneksel güneş panelleriyle yürütülüyor. Nükleer pil yalnızca deney yükleri için kullanılacak.
Bu misyonun tarihi önemi iki açıdan büyük: Birincisi, daha önce yalnızca NASA ve ABD ordusu gibi devlet kurumları uzayda nükleer güç kaynaklarını işletebiliyordu. BOHR, FAA'nın yeni nükleer fırlatma onay sürecinden geçen ilk ticari nükleer misyon oldu. İkincisi, ticari uzay nükleer gücü için önemli bir emsal oluşturuyor.
Gelecekteki potansiyel uygulamalar arasında Ay'ın kalıcı gölge kraterleri için sensör ağları (NASA ile birlikte çalışma), askeri şifreleme cihazları için tritiyum piller ve tıbbi implante cihazlar yer alıyor. City Labs CEO'su Peter Cabauy bu misyonu "kalıcı, güneş ışığına veya pil ömrüne bağımlı olmayan ticari nükleer güç sistemlerinin rutin dağıtıma hazır olduğunun kanıtı" olarak nitelendiriyor.
Bu gönderi Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
3
0 Yorum
Şikayet
Et
Mantık Hatası
0
Paylaş
Alıntıla
Alıntıları Göster
Paylaşım Görseli Oluştur
Daha Fazla İçerik Göster
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
Evrim Ağacı'na Destek Ol
Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim
Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç
katın.
Evrim Ağacı'nın bilimi yaymasına destek olur musunuz?
Bu yıl sayfamızda gezdiniz.
Bu iş reklamlarla olmaz! Türkiye'de bilimin sesini yükselteceksek, sizlerin ufak da olsa desteklerinize ihtiyacımız var. Evrim Ağacı Kreosus destekçilerine katılarak hem gücümüze güç katabilir, hem de Reklamsız Deneyim gibi Evrim Ağacı Premium ayrıcalıklarından faydalanabilirsiniz. Tek seferlik destek olun veya daha iyisi, aylık destekçilerimiz
arasına şimdi katılın.
"Eskiden gökyüzüne bakar, yıldızlar arasındaki yerimizi merak ederdik. Şimdi yere bakıp topraktaki yerimiz için endişeleniyoruz." Cooper (Matthew McConaughey)
Bilim İçin 30 Saniyeniz Var mı?
Evrim Ağacı, tamamen okur ve izleyen
desteğiyle sürdürülen, bağımsız bir bilim oluşumu.
Ücretsiz bir Evrim Ağacı üyeliği oluşturmanın çok sayıda
avantajından
biri, sitedeki reklamları %50 oranında azaltmak (destekçilerimiz arasına katılarak
reklamların %100'ünü kapatabilirsiniz). Evrim Ağacı'nda geçirdiğiniz zamanı
zenginleştirmek için, sadece 30 saniyenizi ayırarak üye olun (üyeyseniz, giriş
yapmanızı tavsiye ederiz).