Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
• Brüksel lahanası, kara lahana, kıvırcık lahana, brokoli, mangır, alabaş, karnabahar ve dahası; doğada bulunan tek bir bitki olan vahşi lahanadan yapay seçilimle elde edilmiştir.
• Evrim'in hayatımızın ne kadar içerisinde olduğu gerçeğini bir kez daha görmekteyiz.
İspanyol araştırmacılar, Samanyolu Galaksisi'nin merkezine yakın moleküler bir bulutta, uzay boşluğunda ilk kez doğrudan bir şeker molekülü olan eritrülözü tespit etti. Nature Astronomy dergisinde yayımlanan bulgular, gezegenlerin oluşumundan önce dahi yıldızlararası ortamda karmaşık organik bileşiklerin sentezlenebildiğini gösteriyor. Bu keşif, yaşamın temelini oluşturan moleküler yapı taşlarının uzayda doğal süreçlerle üretilip gezegen sistemlerine hazır bir şekilde sunulabileceği hipotezini güçlendiriyor.
Bu gönderi Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
Icarus dergisinde yayımlanan yeni bir çalışma, Plüton'un yüzeyinde ilk kez heyelan kanıtı tespit etti. Uluslararası bir gezegen bilimciler ekibi, New Horizons uzay aracının Temmuz 2015'teki yakın geçiş sırasında çektiği yüksek çözünürlüklü görüntüleri yeniden inceleyerek üç çarpma krateri içinde toplam altı büyük heyelan belirledi.
Araştırmacılar, Dünya'daki heyelanların karakteristik işaretlerine benzer yapılar tespit etti: krater duvarlarının tepesinde hilal biçimli yaralar, yerinden kopmuş dev buz blokları ve krater tabanlarında uzanan enkaz yatakları. Ölçümler bu buz, kaya ve moloz kütlelerinin 1,5 ila 2,2 kilometre aşağı düşmeden önce yüzey boyunca 14,5 kilometreye kadar yayıldığını gösteriyor. En büyük heyelan yaklaşık 130 kilometrekarelik bir alanı örttü; bu, küçük bir şehri gömmeye yetecek bir büyüklük.
Heyelanlar daha önce Mars ve Ceres gibi güneş sistemi cisimlerinde de gözlemlenmişti; ancak Plüton'da bugüne kadar böyle bir kanıta rastlanmamıştı. Bu bulgu, Plüton'un sanıldığı gibi statik ve hareketsiz bir buzul dünyası olmadığını; aksine jeolojik süreçlerin yüzeyi şekillendirmeye devam ettiğini gösteriyor.
Araştırmacılar bunların Plüton'daki tek heyelanlar olmadığını da vurguluyor. Mevcut görüntülerin çözünürlüğü ek heyelanları doğrulamaya yetmiyor; daha yüksek çözünürlüklü kameralar ve topografik verilerle donatılacak gelecekteki görevler, yüzeyin çok daha dinamik bir geçmişe sahip olduğunu ortaya çıkarabilir.
Bu gönderi Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
Elimize aldığımız basit bir anahtar günlük hayatı açar. Ama 2300 yıl önce Fransa'da bulunan Kelt kelepçeleri, özgürlüğü kilitleyen acı bir gerçeği fısıldıyor. Yazılı tarih güçlüleri anlatsa da, toprak altı "görünmez" insanların sesini duyurur. Küçük bir kelepçe, çocuk veya kadın kölelerin varlığını akla getiriyor. Tam yaygınlık bilinmese de, bu buluntular geçmişin gölgeli yanlarına bir ışık tutuyor. Bence, tarihe sadece zaferlerle değil, insanlığın her yüzüyle bakmak gerek.
Yaz tatilindeyiz ama aklım hala çocukların sorularında. Geçen dönem biri büyük bir ciddiyetle "Hocam güneş kremi sürünce biz de fotosentez yapabiliyor muyuz?" demişti 😂 Sınıfın o absürt kaosunu ve beklemediğim anlarda gelen bu soruları özledim valla... Eylülü iple çekiyorum 🤷♀️🌱
NASA Artemis II ekibi Nancy Grace Roman biniş kartını almanın ne kadar havalı olduğunu söyledi, biz de kendi kartımızı almaya karar verdik! 💅
Siz de aldınız mı bile? Şu sıralar herkesin dilinde!
Adınızın Roman Uzay Teleskobu ile yaklaşık 1.6 milyon kilometre uzağa gönderilmesi için kaydolmanız için sadece üç gününüz kaldı!
1
0 Yorum
Şikayet
Et
Mantık Hatası
0
Paylaş
Alıntıla
Alıntıları Göster
Paylaşım Görseli Oluştur
Daha Fazla İçerik Göster
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
Evrim Ağacı'na Destek Ol
Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim
Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç
katın.
Türkiye'nin en büyük popüler bilim arşivi Evrim Ağacı, sadece sizlerin destekleriyle ayakta duruyor! Bizim arkamızda milyarderler, devletler veya uluslararası örgütler yok. Sizin gibi bilimseverler ve onların kolektif desteği var! Siz de Evrim Ağacı'na destek olun, bilimin sesini daha uzaklara taşıyalım!' Tek seferlik destek olun veya daha iyisi, aylık destekçilerimiz
arasına şimdi katılın.
"Evrim yasalarını keşfetmek de, fizik veya kimya yasalarını keşfetmek gibidir: Bir tahminde bulunmayı mümkün kılacak kadar genelleme yapabilecek bir gözlem peşindesinizdir." Matt Cartmill
Bilim İçin 30 Saniyeniz Var mı?
Evrim Ağacı, tamamen okur ve izleyen
desteğiyle sürdürülen, bağımsız bir bilim oluşumu.
Ücretsiz bir Evrim Ağacı üyeliği oluşturmanın çok sayıda
avantajından
biri, sitedeki reklamları %50 oranında azaltmak (destekçilerimiz arasına katılarak
reklamların %100'ünü kapatabilirsiniz). Evrim Ağacı'nda geçirdiğiniz zamanı
zenginleştirmek için, sadece 30 saniyenizi ayırarak üye olun (üyeyseniz, giriş
yapmanızı tavsiye ederiz).