Evren, Eski Bir Yıldızın Çöküşünden Kalma Bir ''Serap'' Olabilir Mi?

Bu yazının içerik özgünlüğü henüz kategorize edilmemiştir. Eğer merak ediyorsanız ve/veya belirtilmesini istiyorsanız, gözden geçirmemiz ve içerik özgünlüğünü belirlememiz için [email protected] üzerinden bize ulaşabilirsiniz.

Büyük Patlama önemli bir soruyu da beraberinde getiriyor: eğer bu "afet" 13.7 milyar yıl önce evrenin varoluşuna yol açtı ise onu tetikleyen neydi? Perimeter Kuramsal Fizik Enstitüsü'nden üç araştırmacı büyük patlamadan öncesi hakkında yeni bir fikir öne sürüyorlar. Biraz kafa karıştırıcı olmakla birlikte bu yeni görüş sağlam matematiksel temellere dayanıyor ve test edilebilir mi?

Araştırmacılar, bizim büyük patlama olarak algıladığımız olayın bizimkinden son derece farklı bir başka evrende çöken bir yıldıza ait üç boyutlu bir "serap" olabileceğini düşünüyorlar. Perimeter Enstitüsü'nden  Niayesh Afshordi, Profesör Robert Mann ve doktora öğrencisi Razieh Pourhasan Journal of Cosmology and Astroparticle Physics dergisinin Nisan 2014 sayısında yayınlanan makalelerinde kozmoloji bilimindeki en büyük zorluğun büyük patlamayı anlamak olduğunu yazıyorlar.

Kabul gören anlayışa göre büyük patlama uzay-zamanın standart fizik kurallarının dahi işlemediği, hayal edilemeyecek sıcaklıkta ve yoğunlukta, tekillik olarak adlandırılan bir evresi ile başladı. Tekillikler oldukça garip oluşumlar ve haklarında bilgi düzeyimiz şu an için oldukça yetersiz. Ashfordi, Nature dergisi ile yaptığı bir görüşmede şöyle söylüyor:

"Fizikçilerin şu andaki bilgi düzeyi düşünelecek olursa, bu tekillikten ejderhalar bile fırlayıp çıkmış olabilir, bunu bile inkâr edemeyiz."

Yazarların görüşüne göre Büyük Patlama savındaki sorun bizim göreli olarak anlaşılır, tekdüze ve öngörülebilir evrenimizin tekillik adı verilen fizik ötesi bir çılgınlıktan kaynaklanmış olduğu. Bu pek de olası gözükmüyor. Öyleyse belki olaylar başka bir şekilde gelişti. Belki evrenimiz hiçbir zaman tekil değildi.

Önerileri şu: Bilinen evren dört boyutlu bir kara deliğin olay ufkundaki üç boyutlu bir sargı olabilir. Bu senaryoya göre evrenimiz dört boyutlu bir evrendeki bir yıldızın kara delik olarak çökmesi anında var olmaya başladı. 

Bizim üç boyutlu evrenimizde kara delikler iki boyutlu olay ufuklarına sahipler; bir başka deyişle ''dönüşü olmayan noktayı'' belirleyen iki boyutlu bir sınır ya da sargı ile çevrelenmiş durumdalar. Dört boyutlu bir evrende ise kara deliklerin üç boyutlu olay ufukları olması gerekir. Önerilen senaryoda evrenimiz hiçbir zaman bu tekilliğin içinde olmadı; aksine olay ufkunun dışında, tekillikten korunur şekilde oluştu. Evren çökmüş dört boyutlu bir yıldızın kalıntılarının niteliklerinden biri olarak doğdu ve bu şekilde varlığını sürdürmekte.

Araştırmacılar, anlamsız görünmekle birlikte bu fikrin uzay-zamanı tanımlayan en yeni matematiksel ilkelere dayandığının altını çiziyorlar. ''Büyük Patlama'yı kozmik bir seraba dönüştürebilmek'' için holografi gereçlerinden yararlanmışlar. Bu haliyle, oluşturdukları model uzun zamandır çözülememiş kozmoloji bilmecelerini de ele alıyor ve daha önemlisi test edilebilir öngörülerde bulunuyor.

Elbette sezgilerimiz bildiğimiz her şeyin tek bir dört boyutlu kara deliğin olay ufkunda ortaya çıktığı fikrinden bir hayli ürküyor. Dört boyutlu bir evrenin nasıl görünebileceği hakkında hiçbir fikrimiz olmadığı gibi bu dört boyutlu ''anne'' evrenin nasıl oluştuğunu da bilemiyoruz. Ancak, diyor araştırmacılar, bizim yanıltılabilir insani sezgilerimiz üç boyutlu bir evrende evrimleşmiş durumda ve bize ancak gerçeğin gölgelerini gösterebilirler. Platon'un, mahkumların tüm yaşamlarını bir ateşin mağara duvarına yansıtılan titrek gölgelerini izleyerek geçirdikleri mağara benzetmesi ile paralelliklere dikkat çekiyor ve şunları yazıyorlar:

''Prangaları onları görebildiklerinden bir fazla boyutu bulunan gerçek dünyayı algılamaktan alıkoyuyordu. Aynen bizim dışımızdaki dört boyutlu evreni anlamadığımız gibi Platon'un mahkumları da güneşin ardındaki güçleri anlayamadılar. Ama en azından yanıtlar için nereye bakmaları gerektiğini biliyorlardı.''


Görsel: Perimeter Institute

Kaynak: Bu yazı ScienceDaily sitesinden çevrilmiştir. İçeriğin dayandığı makaleye Arxiv.org dergisinden ulaşılabilir.

Sibirya'da Oluşan Garip Deliklerin Nedeni Muhtemelen Bulundu!

133 Yıl Arayla İki Orion Nebulası Fotoğrafı

Yazar

Suat Ayöz

Suat Ayöz

Yazar

Katkı Sağlayanlar

Çağrı Mert Bakırcı

Çağrı Mert Bakırcı

Editör

Evrim Ağacı'nın kurucusu ve idari sorumlusudur. Popüler bilim yazarı ve anlatıcısıdır. Doktorasını Texas Tech Üniversitesi'nden almıştır. Araştırma konuları evrimsel robotik, yapay zeka ve teorik/matematiksel evrimdir.

Konuyla Alakalı İçerikler
  • Anasayfa
  • Gece Modu

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
Geri Bildirim