Şölen – Dostluk (Συμπόσιον, Συμπόσιο - Λύσις, Symposion/Symposium-Lysis)
Hasan Âli Yücel Klasikler Dizisi XXX (30) - Çevirenler: Sabahattin Eyüboğlu, Azra Erhat
Kitap2000
Tanıtım
Platon'un "Şölen" adlı eseri, Sokrates'in bir şölen sırasında arkadaşlarıyla yaptığı bir konuşmayı anlatır. Sokrates'in bu konuşmada, aşk ve güzellik konuları üzerine felsefi düşüncelerini dile getirmesi ve arkadaşlarının da bu konuda fikirlerini beyan etmeleri anlatılır. Kitapta yer alan diyalog...
Yazar
Platon
Dili
Türkçe
Orijinal Dili
Antik Yunan dili (Ἑλληνική)
Orijinal Başlık
Συμπόσιον, Συμπόσιο - Λύσις, Symposion/Symposium-Lysis
Yayınlanma Tarihi
01 Temmuz 2000
Yayınevi
Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
Son Baskı Sayısı
25
Eser Hakkında Daha Fazla Bilgi
| Sayfa Sayısı | 120 |
| ISBN-10 | 9-754-58762-0 |
| ISBN-13 | 978-9-7545-8762-3 |
| Boyutları | 12,5 x 20,5 cm |
| Cilt | Ciltsiz |
Yazar Hakkında
Platon veya Eflatun (Yunanca: Πλάτων, Plátōn; MÖ 428/427 veya 424/423 – 348/347), Antik Yunan filozofu ve bilgesi. *Antik Yunanistan eserleri arapların/müslümanların eline geçince eserleri arapçaya çevirmek için uğraş vermişlerdir. Platon'un kitapları çevrilirken ismindeki "P" harfi arapçada yoktur. Bu sebeple araplar onun ismini kendi dilleri için "Eflatun" olarak çevirmiştir.*
Dünyada üniversite düzeyindeki ilk kurumlardan biri olan (ve bu kurumlara günümüzdeki adını veren) Akademi'nin kurucusu olan ve düşünce tarihinde bir dönüm noktası teşkil eden Platon, felsefe ve bilim tarihindeki pek çok tartışmanın temellerini atmış, Hristiyanlık ve İslam gibi pek çok dini de derinden etkilemiştir. Hocası Sokrates ve öğrencisi Aristoteles ile birlikte felsefe tarihinin en etkili ismidir ve iddialarının büyük bir kısmı bugün hâlâ önemini korumakta, tartışılmakta ve çoğu düşünceye katkıda bulunmaktadır. İngiliz matematikçi ve filozof Alfred North Whitehead "Avrupa felsefe geleneğiyle ilgili yapılabilecek en güvenilir genel nitelendirme Platon'a ait bir dizi dipnottan oluştuğudur" demiştir.
* içinde aldığım alan kendi araştırmalarım sonucu elde ettiğim bilgidir. (Atina’da doğdu. Kendisine dedesi Aristo’nun adı verildiyse de daha sonra omuzunun veya alnının genişliğinden dolayı Platon denmiş ve tarih boyunca hep bu adla anılmıştır. Grekçe’den yapılan tercümeler döneminde, Arapça’da “p” sessizinin bulunmaması ve yan yana iki sessiz harfin telaffuzundaki güçlük sebebiyle adı İslâmî literatürde Felâtun, Felâtûn veya daha yaygın olarak Eflâtûn şeklini almıştır.)
Dünyada üniversite düzeyindeki ilk kurumlardan biri olan (ve bu kurumlara günümüzdeki adını veren) Akademi'nin kurucusu olan ve düşünce tarihinde bir dönüm noktası teşkil eden Platon, felsefe ve bilim tarihindeki pek çok tartışmanın temellerini atmış, Hristiyanlık ve İslam gibi pek çok dini de derinden etkilemiştir. Hocası Sokrates ve öğrencisi Aristoteles ile birlikte felsefe tarihinin en etkili ismidir ve iddialarının büyük bir kısmı bugün hâlâ önemini korumakta, tartışılmakta ve çoğu düşünceye katkıda bulunmaktadır. İngiliz matematikçi ve filozof Alfred North Whitehead "Avrupa felsefe geleneğiyle ilgili yapılabilecek en güvenilir genel nitelendirme Platon'a ait bir dizi dipnottan oluştuğudur" demiştir.
* içinde aldığım alan kendi araştırmalarım sonucu elde ettiğim bilgidir. (Atina’da doğdu. Kendisine dedesi Aristo’nun adı verildiyse de daha sonra omuzunun veya alnının genişliğinden dolayı Platon denmiş ve tarih boyunca hep bu adla anılmıştır. Grekçe’den yapılan tercümeler döneminde, Arapça’da “p” sessizinin bulunmaması ve yan yana iki sessiz harfin telaffuzundaki güçlük sebebiyle adı İslâmî literatürde Felâtun, Felâtûn veya daha yaygın olarak Eflâtûn şeklini almıştır.)
Özet
Platon (Eflatun, İÖ yaklaşık 428 / 7-İÖ yaklaşık 348 / 7); Bugünkü üniversitenin atası sayılan Akademia’nın kurucusu (İÖ 387) ve hocası Sokrates’i konuşturduğu “diyaloglar”la felsefeyi yazıya en iyi aktarmış olan ustalardan biridir. En tanınmış diyaloglarından Şölen ve Dostluk’ta ise Platon, denebilirse, İnsanlığın anlamaya çalıştığı en temel duygu “sevgi”nin izini sürmektedir.
Sabahattin Eyüboğlu (1909-1973): Tercüme Bürosu’nda görev aldı. İÜ Edebiyat Fakültesi’nde Fransız Dili ve Edebiyatı Bölümü’nde öğretim üyesi olarak çalıştı. Köy Enstitülerinde dersler verdi.
Yazdığı birçok kitabın yanı sıra Shakespeare, Montaigne, Platon, Hayyam gibi pek çok önemli yazar ve düşünürün eserlerini çevirdi.
Azra Erhat (1915-1982); Tercüme Bürosu’nun en önemli çevirmenlerindendir. Ortaklaşa yaptığı Homeros ve Hesiodos çevirilerinin yanısıra, dilimize bir de telif Mitoloji Sözlüğü kazandırmıştır.
“Şölen” Üstüne Birkaç Söz
Eskiden Symposion’u her okuyuşumda bir hal olurdu bana, ürperir, sarsılır, hele Alkibiades’in söylediği Sokrates övgüsüne geldim mi, büsbütün coşardım. Neden? diye
sorardım kendi kendime. Neden böyle duygulanıyorum bu esere? Eflatun’un en güzel eseri mi Symposion? Değil. Sokrates’in Savunması var, koca Devlet var. Onlar da Symposion kadar güzel, derin, ufuklar açıcı. Şimdi Symposion’u Sabahattin Eyüboğlu ile dilimize çevirirken baktım ki, yalnız ben değilmişim duygulanan, Symposion benim kadar arkadaşımı da sardı. Sebebini de anlar gibi oldum artık.Symposion’un sonunda sevgiye bütün övgüler bittikten, misafirlerin çoğu gidip, kalanlar da uykuya daldıktan sonra, Sokrates, Agathon ve Aristophanes başbaşa kalırlar, tragedya ve komedyadan söz açarlar. Öyle ya, Agathon Atina’nın en genç tragedya şairi, anlatılan toplantıya vesile de onun ilk tragedyası ile kazandığı birincilik değil mi? Aristophanes ise Atina’nın en ünlü komedya yazarı. Sokrates’in bu iki şairle sanat üstüne konuşmasından daha tabii ne var? Ama ne diyor Sokrates! Tragedya yazarı komedya da yazabilmeli, şairin sanatı bir ve bölünmezdir, güldürücü ve ağlatıcı konular arasında ayrılık gayrılık olmamalı. Bütün bunları Eflatun Sokrates’e uzun uzun söyletmiyor ama Symposion’da gerçekleştiriyor iki cins arasındaki birliği. Symposion güldürücü olsun, ağlatıcı olsun şiiri de aşan, düşüncenin sanat kalıpları içinde dile gelmesidir. Hellenlerin philosophia-bilgelik sevgisi dedikleri felsefeye sevgisini Eflatun hiçbir eserinde bu kadar iyi belirtmemiştir Phaidros, Pausanias, Eryksimakhos, Aristophanes, Agathon bu diyalogda sevginin çeşitlerini sayıp dökerken, karşılarına Sokrates bir tek sevginin övgüsü ile çıkar: Bilgelik sevgisi.
Sabahattin Eyüboğlu (1909-1973): Tercüme Bürosu’nda görev aldı. İÜ Edebiyat Fakültesi’nde Fransız Dili ve Edebiyatı Bölümü’nde öğretim üyesi olarak çalıştı. Köy Enstitülerinde dersler verdi.
Yazdığı birçok kitabın yanı sıra Shakespeare, Montaigne, Platon, Hayyam gibi pek çok önemli yazar ve düşünürün eserlerini çevirdi.
Azra Erhat (1915-1982); Tercüme Bürosu’nun en önemli çevirmenlerindendir. Ortaklaşa yaptığı Homeros ve Hesiodos çevirilerinin yanısıra, dilimize bir de telif Mitoloji Sözlüğü kazandırmıştır.
“Şölen” Üstüne Birkaç Söz
Eskiden Symposion’u her okuyuşumda bir hal olurdu bana, ürperir, sarsılır, hele Alkibiades’in söylediği Sokrates övgüsüne geldim mi, büsbütün coşardım. Neden? diye
sorardım kendi kendime. Neden böyle duygulanıyorum bu esere? Eflatun’un en güzel eseri mi Symposion? Değil. Sokrates’in Savunması var, koca Devlet var. Onlar da Symposion kadar güzel, derin, ufuklar açıcı. Şimdi Symposion’u Sabahattin Eyüboğlu ile dilimize çevirirken baktım ki, yalnız ben değilmişim duygulanan, Symposion benim kadar arkadaşımı da sardı. Sebebini de anlar gibi oldum artık.Symposion’un sonunda sevgiye bütün övgüler bittikten, misafirlerin çoğu gidip, kalanlar da uykuya daldıktan sonra, Sokrates, Agathon ve Aristophanes başbaşa kalırlar, tragedya ve komedyadan söz açarlar. Öyle ya, Agathon Atina’nın en genç tragedya şairi, anlatılan toplantıya vesile de onun ilk tragedyası ile kazandığı birincilik değil mi? Aristophanes ise Atina’nın en ünlü komedya yazarı. Sokrates’in bu iki şairle sanat üstüne konuşmasından daha tabii ne var? Ama ne diyor Sokrates! Tragedya yazarı komedya da yazabilmeli, şairin sanatı bir ve bölünmezdir, güldürücü ve ağlatıcı konular arasında ayrılık gayrılık olmamalı. Bütün bunları Eflatun Sokrates’e uzun uzun söyletmiyor ama Symposion’da gerçekleştiriyor iki cins arasındaki birliği. Symposion güldürücü olsun, ağlatıcı olsun şiiri de aşan, düşüncenin sanat kalıpları içinde dile gelmesidir. Hellenlerin philosophia-bilgelik sevgisi dedikleri felsefeye sevgisini Eflatun hiçbir eserinde bu kadar iyi belirtmemiştir Phaidros, Pausanias, Eryksimakhos, Aristophanes, Agathon bu diyalogda sevginin çeşitlerini sayıp dökerken, karşılarına Sokrates bir tek sevginin övgüsü ile çıkar: Bilgelik sevgisi.
Linkler
| Detaylar | |
| Satın Al |
Benzer Eserler
Tüm Reklamları Kapat
Kişiler
Yazar
Çevirmen
Kapak Tasarımı
Yayına Hazırlık
Eseri Ekleyen
Furkan Arduç
@confutatismaledictis