Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Paylaşım Yap
İnceleme Yaz

Şato (Das Schloss)

Kitap
2019
EA Puanı
5.0 10
1 Kişi
Senin Puanın
Puan Ver
Tanıtım
Kafka Şato’da, tıpkı Dava’da da olduğu gibi şeffaflıktan yoksun, işlemeyen kurumlarla, otorite ve bürokrasiyi hicveder. Esrarengiz bir kont, ona ait bir şato; diktatörce eğilimler gösteren, hiyerarşi içindeki çok sayıda bürokrat… Roman, Avusturya-Macaristan İmparatorluğu’nun modern ulus devletlere ayrışmasının ertesinde yazıldığından, Kafka geleneksel otoritenin nasıl bir düzene evrileceğini sorguluyor olsa gerektir. Okur, romanın muammalarını çözmek için her türlü karmaşa, ikilem ve belirsizlik arasından yolunu bulmaya çalışacağı “aktif” bir okumaya davetlidir.
Kafka Şato’da, tıpkı Dava’da da olduğu gibi şeffaflıktan yoksun, işlemeyen kurumlarla, otorite ve bürokrasiyi hicveder. Esrarengiz bir kont, ona ait bir şato; diktatörce eğilimler gösteren, hiyerarşi içindeki çok sayıda bürokrat… Roman, Avusturya-Macaristan İmparatorluğu’nun modern ulus devletlere ayrışmasının ertesinde yazıldığından, Kafka gelenek ... Daha fazla göster
Yazar
Franz Kafka
Dili
Türkçe
Orijinal Dili
Almanca (Deutsch)
Orijinal Başlık
Das Schloss
Yayınlanma Tarihi
23 Ocak 2019
Yayınevi
Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
Eser Hakkında Daha Fazla Bilgi
Sayfa Sayısı 360
ISBN-13 978-6-0533-2252-8
Boyutları 12,5 x 20,5 cm
Cilt Ciltsiz
Yazar Hakkında
Yazarı Franz Kafka olan bu eser, Kafka hastalığı nedeniyle vefat ettiği için hiçbir zaman tamamlanamadı. “Peki nasıl okuyabiliyoruz bu kitabı?” diye sorabilirsiniz. Aslında eser, bölüm bölüm yazılmış taslaklardan oluşuyordu ve bölümlerini bir araya getirip yayımlanmasını (ilk 1926'da yayımlanmıştır) sağlayan kişi Franz Kafka’nın arkadaşı Max Brod’tur. Brod, Kafka’nın ölümünden sonra yazdıklarının yakılmasını istemesine rağmen, eserlerin edebiyat dünyası için çok değerli olduğunu düşündüğü için yayımlamaya karar verdi. Bu karar bazı kişiler tarafından yazarın vasiyetine saygısızlık olarak eleştirilse de, Brod sayesinde Kafka’nın eserleri günümüzde dünya çapında okunabilir hâle geldi.
Yazarı Franz Kafka olan bu eser, Kafka hastalığı nedeniyle vefat ettiği için hiçbir zaman tamamlanamadı. “Peki nasıl okuyabiliyoruz bu kitabı?” diye sorabilirsiniz. Aslında eser, bölüm bölüm yazılmış taslaklardan oluşuyordu ve bölümlerini bir araya getirip yayımlanmasını (ilk 1926'da yayımlanmıştır) sağlayan kişi Franz Kafka’nın arkadaşı Max Brod’t ... Daha fazla göster
Özet
DİKKAT SPOİLER İÇEREBİLİR
Kitabın ana karakteri K., bir coğrafyacı olarak bir köye atanır. Köylüler başta coğrafyacı olduğuna inanmasalar da kale görevlisinin yardımcısı kaleyi aradığında coğrafyacı olduğu anlaşılır. Bir hana yerleşir ama köylüler yabancılara pek sıcak bakmazlar. Görevi hakkında bilgi almak için kaleye gitmek istediği için köylülere kalenin yolunu sorar, kaleye giden yolu tarif etseler bile kimse onu kaleye götürmek istemez. Akşama doğru Arthur ve Jeremias adında iki genç adam gelir. K.’ye onun asistanları olduklarını söylerler. K. onları daha önce hiç görmemiş olsa da, kuşkusuz onları kendi hizmetinde kullanmayı kabul eder. Ertesi sabah Barnabas adlı bir haberci K.’ye Klamm adındaki bir kale efendisinden bir mektup getirir. Mektup, K.’nin görevleriyle ilgili. K., Barnabas’tan kendisini kaleye götürmesini ister, birlikte yola çıkarlar ama Barnabas onu kaleye değil kendi evine götürür. Barnabas’ın ailesiyle tanışan ve bunu biraz tuhaf bulan K., başka bir handa kalmaya gider. Handa beylerden başka kimsenin kalamayacağını öğrenen K. en azından meyhaneye uğrar. Orada çalışan kız Freida ile tanışır ve ona âşık olur. Freida, sabah ona bir mektup gönderen kale lordu Klamm’ın metresidir. K., Klamm ile konuşmak için Freida’yı kullanmaya çalışır ama yapamaz. İleride Freida ile nişanlanırlar.
Bir gün K. hala göreviyle ilgili hiçbir şey bilmediği için köy muhtarına gider. Muhtar, köyde coğrafyacıya gerek olmadığını söylüyor. Bunun üzerine K. Klamm’dan mektubu çıkarır ve muhtara gösterir, ancak muhtar mektubun geçerli olmadığını söyler ve K’yi gönderir. Birkaç gün sonra muhtar K’ya haber gönderir. Köy okulu personeli boştur ve isterlerse nişanlılarıyla birlikte orada çalışabilirler. Bunu kabul eder ve o ve Freida okula yerleşir ve işe başlarlar. Ancak bir süre sonra patronları onlara çok kötü davrandığı için işten ayrıldılar.

K., Kadastrocu: Hikayenin kahramanı kendini bir bilirkişi olarak tanıtır, okulda hademe olarak işe alınır ve kasaba halkı tarafından bir yabancı olarak görülür. Roman boyunca bürokrasiyi aşıp Kale’de yüksek bir mevkide görev yapan Klamm’a ulaşma çabaları durmaktadır.

Frieda: Herrenhof’ta Klamm’ın en sevdiği barmenlerden biri. Romanın çoğunda K.’nin nişanlısı olarak yer alır. Kitap boyunca K.’nin ilgisizliğinden şikâyet eder ve onun için vazgeçtiği hayattan pişmanlık duyar. Sonunda K.’dan ayrılır.

Hans, Han Sahibi: Hanın gerçek sahibinin yeğenidir. Karısı, Gardena tarafından tembel olmakla ve K’ya karşı fazla kibar olmakla suçlanır.

Gardena, Han Sahibinin Eşi: Klamm’ın eski kalp atışlarında ne biri. Frieda’nın sırdaşıdır ve K.’ye hiç güvenmez .

Barnabas, postacı: K ile iletişim kurmak için şato tarafından atanan postacıdır. İşe yeni başlamıştır. K., kaleye ulaşmak için onu kullanmak istiyor. İlerledikçe ailesi hakkında detaylı bilgilere ulaşılacaktır.
DİKKAT SPOİLER İÇEREBİLİR Kitabın ana karakteri K., bir coğrafyacı olarak bir köye atanır. Köylüler başta coğrafyacı olduğuna inanmasalar da kale görevlisinin yardımcısı kaleyi aradığında coğrafyacı olduğu anlaşılır. Bir hana yerleşir ama köylüler yabancılara pek sıcak bakmazlar. Görevi hakkında bilgi almak için kaleye gitmek istediği için k ... Daha fazla göster
Tüm Reklamları Kapat
Kişiler
İnceleme Yaz
İncelemeler (1)
Alıntılar (0)
Gönderiler (0)
İnceleme
Hatice Kutbay
Hatice Kutbay
155.7K UP
İnceleyen 1 gün önce
Kafka’nın Şato’sunu okurken insanın içine ince, soğuk bir sis çöküyor. Sanki bir yere çağrılmışsın ama kapıyı kimse açmıyor. Üstelik içeride birilerinin olduğundan da eminsin. İşte roman tam olarak bu his.
K., köye gelir ve şatoda görevlendirildiğini söyler. Ama ne şato onu tanır, ne köy halkı onu ciddiye alır. Herkes bir şeyler biliyor gibidir ama kimse net bir cevap vermez. Kafka daha ilk sayfalarda o yabancılık duygusunu öyle bir kurar ki, sen de K. ile birlikte üşümeye başlarsın. “Şato, tepeye gömülmüş bir hayal gibiydi” derken aslında yalnız bir binayı değil, ulaşılamayan anlamı anlatır.
Kafka’nın dünyasında bürokrasi sadece evrak işi değildir; insanın varoluşunu kemiren görünmez bir makinedir. K. sürekli birilerine ulaşmaya çalışır, memurlara, görevlilere, aracı kişilere ama hep bir eksik belge, yanlış saat, yanlış yorum çıkar. Tuhaf olan şu, sistem çalışıyor gibi görünür ama aslında kimse sorumluluk almıyor. Bu bana hep modern hayatı hatırlatır. Bir telefon hattında beklerken duyduğun o otomatik ses gibi. “Talebiniz işleme alınmıştır.” Ama kim işliyor, nasıl işliyor, bilmiyorsun.
Kafka’nın şu cümlesi çok çarpar:
“Bir yerde yanlışlık olmalı, diye düşündü K. ama nerede olduğunu bilmiyordu.”
Bu sadece K.’nin değil, hepimizin cümlesi sanki. Hayatta bir şeyler ters gidiyor gibi gelir ama sorunu tutup gösterecek bir yer yoktur.
Şato’nun en sarsıcı yanı şudur. Tanrı gibi görünen ama asla görünmeyen bir otorite fikri. Şato’yu hiç gerçek anlamda görmeyiz. İçine giremeyiz. Hep dolaylı bilgiler vardır. Bu yüzden romanı okurken ister istemez teolojik bir boyut da hissedilir. Sanki insan, Tanrı’ya ya da mutlak hakikate ulaşmaya çalışıyordur ama arada sonsuz bir mesafe vardır.
Kafka’nın dili sade ama etkisi derin. Süslü cümleler kurmaz; zaten korkutucu olan da bu yalınlıktır. Her şey sakin sakin anlatılırken insanın içi daralır. Çünkü absürt olan şey bağırmaz; normalmiş gibi davranır.
Ben Şato’yu her okuduğumda şunu düşünüyorum.Kafka bize başarısızlığı değil, sürekli ertelenen bir umudu anlatıyor. K. hiçbir zaman “Tamam, vazgeçtim” demez. Hep bir yol daha dener. Bu trajik ama bir o kadar da insani. Belki de Kafka’nın en acımasız tarafı bu. Umudu tamamen elinden almıyor, sadece sürekli erteliyor.
Roman yarım kalmıştır, biliyorsun. Ama tuhaf biçimde eksik bitmesi tam da romanın ruhuna uygundur. Çünkü bu hikâye zaten çözüme kavuşamazdı. Şato’ya varılsa bile başka bir şato çıkardı belki de.
Kafka bir yerde şöyle der, “Yollar yürümek içindir.”Şato’ya varmak için değil. Belki de mesele bu. Biz hep varmak istiyoruz. Kafka ise yürüyüşün kendisini, o bitmeyen arayışı gösteriyor.
Şato’yu okurken insan hem yalnız hisseder hem de garip bir şekilde anlaşılmış. Çünkü Kafka, insanın modern dünyadaki o görünmez sıkışmışlığını kelimelere dökmeyi başaran nadir yazarlardan biri. Ve dürüst olayım, bu roman insanı biraz yorar. Ama iyi bir yorgunluk bu. Düşündüren, içini eşeleyen bir yorgunluk.
3
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Daha Fazla İnceleme Göster
Eseri Ekleyen
Özge Uysal
@Sncr
İnceleme Yaz
Tavsiyelere Git
Tüm Eserlere Git
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Kafana takılan neler var?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close