Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Paylaşım Yap
İnceleme Yaz

Otlakçı

Kitap
1946
EA Puanı
Puanlanmadı
Senin Puanın
Puan Ver
Tanıtım
Türk edebiyatında durum öykücülüğünün en saf ve yalın örneklerini bir araya getiren bir derlemedir. Yazar, toplumun kıyısında kalmış sıradan insanların günlük telaşlarını, ekonomik sıkıntılarını ve insani kusurlarını, herhangi bir yargıda bulunmadan nesnel bir bakış açısıyla okuyucuya sunar. Eserdeki öyküler, olay örgüsünden ziyade anlık kesitlere ve karakter tahlillerine odaklanarak dönemin sosyal yapısını büyük bir gerçekçilikle yansıtır. Ağdalı dilden uzak, son derece sade bir Türkçeyle kaleme alınan bu metinler, modern öykücülüğümüzün sadeleşme ve halka inme sürecindeki en kritik dönemeçlerden birini temsil eder. Bu yönüyle eser, hem edebi bir klasiktir hem de 20. yüzyıl Türk insanının sosyolojik portresini çizen kıymetli bir belgedir.
Türk edebiyatında durum öykücülüğünün en saf ve yalın örneklerini bir araya getiren bir derlemedir. Yazar, toplumun kıyısında kalmış sıradan insanların günlük telaşlarını, ekonomik sıkıntılarını ve insani kusurlarını, herhangi bir yargıda bulunmadan nesnel bir bakış açısıyla okuyucuya sunar. Eserdeki öyküler, olay örgüsünden ziyade anlık kesitlere ... Daha fazla göster
Yazar
Memduh Şevket Esendal
Dili
Türkçe
Orijinal Dili
Türkçe
Yayınlanma Tarihi
01 Ocak 1946
Yayınevi
Bilgi Yayınevi
Eser Hakkında Daha Fazla Bilgi
Sayfa Sayısı 216
ISBN-13 978-9-7549-4089-3
Boyutları 13,3 x 19,5 cm
Son Baskı Tarihi 2016-08-01
Cilt Ciltsiz
Yazar Hakkında
Memduh Şevket Esendal (1883–1952), Türk edebiyatında "Durum Öykücülüğü" akımının öncüsü ve modern öykücülüğün en önemli yapı taşlarından biridir. Yazarlığının yanı sıra diplomatlık ve siyasetçilik (Milletvekilliği ve CHP Genel Sekreterliği) görevlerinde bulunmuş, ancak edebi kimliğinde her zaman halkın içinden bir gözlemci kalmayı başarmıştır. Eserlerinde döneminin ağdalı ve süslü dilini reddederek, Türkçeyi en yalın ve duru haliyle kullanan Esendal, sıradan insanların günlük yaşamlarını, neşelerini ve hüzünlerini büyük bir içtenlikle anlatmıştır. Toplumu ideolojik bir kalıpla yargılamak yerine, bir "fotoğrafçı" titizliğiyle gözlemlemiş; özellikle memur ve orta sınıf aile yapısını mizahla harmanlayarak edebiyata taşımıştır. Hem edebi duruşu hem de sade dil anlayışıyla Sait Faik gibi isimlere ilham veren yazar, Türk edebiyatının "yerli Çehov'u" olarak kabul edilir.
Memduh Şevket Esendal (1883–1952), Türk edebiyatında "Durum Öykücülüğü" akımının öncüsü ve modern öykücülüğün en önemli yapı taşlarından biridir. Yazarlığının yanı sıra diplomatlık ve siyasetçilik (Milletvekilliği ve CHP Genel Sekreterliği) görevlerinde bulunmuş, ancak edebi kimliğinde her zaman halkın içinden bir gözlemci kalmayı başarmı ... Daha fazla göster
Özet
Otlakçı derlemesi, belirli bir ana olay örgüsünden ziyade, toplumun farklı tabakalarından kesitler sunan 25 kısa öyküden oluşur. Kitaba adını veren "Otlakçı" hikayesinde, başkalarının tütünüyle keyif çatmayı alışkanlık edinmiş asalak bir karakterin trajikomik portresi çizilirken, bazı öykülerinde ise devlet memurlarının iç dünyasındaki hiyerarşi korkusu ve gizli hayalleri ironik bir dille anlatılır. Her öykü, büyük patlamalar yaşanmayan ancak insan ruhunun derinliklerindeki zaafları ve samimiyeti gösteren birer ayna niteliğindedir.
Otlakçı derlemesi, belirli bir ana olay örgüsünden ziyade, toplumun farklı tabakalarından kesitler sunan 25 kısa öyküden oluşur. Kitaba adını veren "Otlakçı" hikayesinde, başkalarının tütünüyle keyif çatmayı alışkanlık edinmiş asalak bir karakterin trajikomik portresi çizilirken, bazı öykülerinde ise devlet memurlarının iç dünyasındaki hi ... Daha fazla göster
Tüm Reklamları Kapat
Kişiler
İnceleme Yaz
İncelemeler (1)
Alıntılar (0)
Gönderiler (0)
İnceleme
Hatice Kutbay
Hatice Kutbay
215.8K UP
İnceleyen 1 hafta önce
Merhaba
Sanırım lise yıllarımda okul kütüphanesinden alıp okumuştum bu kitabı. Kitaplığımda da mevcut şuan .Lisedeki edebiyat dersim için :)).O zamanlar ki yorumumu çok beğenmemişti Murat hocam. Tabi sonra yetişkinlik dönemimde farklı bir gözle tekrar okudum kendime yetişkin dediğim bir dönem de öyle miydim bilmiyorum :)) Şimdi Murat hocam bu yorumu görse ne derdi bilmem yaşıyor mu onu da bilmiyorum .Edebiyat konusunda her şeyi ona ve ablalarıma borçluyum .

İmparatorluktan ulus devlete geçişin hem siyasal hem de edebi tanıklarından biri olan Memduh Şevket, Otlakçı ’da gösterişten uzak, sade ama canlı bir anlatımla kaleme aldığı öykülerini bir araya getirir. Yer yer dağınık gibi görünen bu üslup, aslında hayatın doğallığını ve akışını yansıtan bir samimiyet taşır. Esendal’ın sıradan insanları ve gündelik anları anlatmadaki özgün yaklaşımı, onu Türk hikayeciliğinde özel bir yere yerleştirir.

Yazar, öykülerindeki atmosferi dışarıdan gözlemleyen biri olarak değil, doğrudan hayatın içinden geçen bir anlatıcı gibi kurar. Onda bir Çehov tarzı var .olaydan ziyade durum öykücülüğü yapar. Gereksiz betimlemelerden kaçınır, konuşma diline yakın, duru ve akıcı bir Türkçe kullanır. Okuru, uzaktan bakılan hayatların içine çekerek, pencerelerin ardında konuşulanları duyar hale getirir. Toplumsal gerçekliği aktarırken bireyin hikayesini göz ardı etmeyen Memduh Şevket, insanın hüzünlü yanlarını bile kendine özgü bir sıcaklık ve ince bir mizahla dile getirir. Memduh Şevket Esendal öyle bir anlatır ki, hikayedeki kişi bir başkası olmaktan çıkar, usulca gelip senin yanına oturur. “Otlakçı” ilk bakışta basit bir durumdur; birinin bir yerlerden, birilerinden geçinmesi, fırsat buldukça kendini kurtarması ama Esendal’ın ustalığı, bu küçük durumun içinden insanın büyük zaaflarını çekip çıkarmasında saklıdır.

Hikayede asıl çarpıcı olan, otlakçının kötü biri olarak çizilmemesidir. Tam tersine, neredeyse tanıdık, sıradan bir yüzdür o. Belki bir dost sohbetinde rastladığın biri, belki bir akraba, belki de fark etmeden kendin. İşte metni huzursuz eden şey de budur. O karakter sana yabancı değildir.

Esendal’ın dili sade, duru, gösterişsiz ama bu yalınlığın içinde ince bir keskinlik vardır. Yazar, insanın içindeki o küçük hesapları, kimsenin yüksek sesle dile getirmediği o “idare etme” hâlini yakalar. Otlakçı' lık burada bir davranıştan çok, bir eğilimdir; insanın içindeki o küçük boşlukları doldurma çabasıdır. Metin boyunca kimse yargılanmaz. Bu yüzden okur da kendini savunamaz. Hikaye bittiğinde geriye sessiz bir soru kalır. “Ben olsam ne yapardım?” Bu soru, kolay kolay peşini bırakmaz.

Ben bu hikayeyi ikinci kez okuduktan sonra şunu düşündüm. İnsan çoğu zaman büyük hatalarla değil, küçük kaymalarla değişir. O küçük kaymalar bir gün bir karaktere dönüşür. “Otlakçı” tam da o dönüşümün en sessiz, en görünmez anını yakalayan bir metin. Bu yüzden de kısa olmasına rağmen insanın içinde uzun süre kalan bir iz bırakıyor.
6
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Daha Fazla İnceleme Göster
Eseri Ekleyen
Rüzgâr Özkarakaş
@Ruzgardesu
İnceleme Yaz
Tavsiyelere Git
Tüm Eserlere Git
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Bugün Türkiye'de bilime ve bilim okuryazarlığına neler katacaksın?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
"Bilime dayanmayan felsefe boştur. Bilim keşfeder, felsefe yorumlar."
Albert Einstein
Kapak Görseli Seç
Videodan otomatik olarak çıkartılan karelerden birini seçin.
Kareler yükleniyor…
Videoyu kaydırarak istediğiniz kareyi seçin.
0:00 / 0:00
Kendi kapak görselinizi yükleyin. Görsel otomatik olarak kırpılacaktır.
Görseli sürükleyin veya tıklayın PNG, JPG veya WEBP (Maks. 10MB)