Favori şiir olan Hasretinden Prangalar Eskittim, benim için bir aşk şiiri değil; tahammül şiiri. İnsan sevdiği kişiye kavuşamayınca ne kadar dayanabilir, işte onu anlatıyor.
“Hasretinden prangalar eskittim .Saçlarına kan gülleri takayım. Bu dizede hem zincir var hem çiçek. Yani acıyla şefkat aynı anda duruyor. Bence Ahmed Arif’in en güçlü tarafı da bu. Sert bir adamın içinden konuşan çok kırılgan bir ses. Bu şiiri okurken insanın aklına şu geliyor: Sevmek bazen mutlu olmak değildir. Bazen sadece vazgeçmemektir.
Bir de şu dizeler var ki, insanın boğazında kalıyor
“Seni anlatabilmek seni ,Namussuzlara, halden bilmezlere.”
Burada sevdiğini anlatamamanın öfkesi var. Herkes anlamaz çünkü. Herkesin yüreği o ağırlığı taşımaz. O yüzden bu kitap herkese hitap etmez; hasretle sınanmış insanlara hitap eder.
Ben bu kitabı her okuduğumda şunu hissediyorum ,Ahmed Arif sevdiği kadını kaybetmekten çok, onu eksik yaşamaktan korkmuş. Ve belki de bu yüzden şöyle diyebilmiş:
“Bir umuttum, yarına kaldım. Bu cümleyi okuyan herkes bilir: Bazen insan kendini bugüne sığdıramaz.
O yüzden yarına bırakır.
Hasretinden Prangalar Eskittim bana şunu düşündürüyor: Bazı aşklar yaşanmaz. Taşınır. Ve Ahmed Arif o yükü şiire dönüştürerek taşımış.