Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Paylaşım Yap
1,000 ATP Ödüllü Soru: Yemek yeme şekli, saati ve bilişsel verim dengesini nasıl kurmalıyım, bilişsel verimimi nasıl yüksek düzeye çekebilirim? Hemen cevapla! Hatice Kutbay'ın cevabı ödüllü bir soruda en iyi cevap seçildi! Ödüllü cevabı okumak için tıklayın!
İnceleme Yaz

Amat

Kitap
2005
EA Puanı
Puanlanmadı
Senin Puanın
Puan Ver
Tanıtım
Kıyıda ise üç direkli, iki güverteli ve 58 toplu bir kalyon, o karanlıkta usturmaçalarını puta edip iskeleye palamar vermişti. Yelkenlerin sarılı olduğu serenler hisa edilmiş ve tez zamanda yola çıkacağını ilân için mizana direğine mavi bayrak çekilmişti. Esrarengiz adam, kalabalığı yarıp elinden tuttuğu İsrâfil'le iskeleden gemiye doğru yürümeye başladı. Kalyonun dikmesinin palangalarına asılan ve tıraka tutan gemicilere vardiyan, Yisa, sizi gidi sütü bozuk sünepeler! Yisa beraber! Varda ruhsuzlar! Varda! Bre aman! Laşka! Laşka!? diye feryat ediyor ve hurçların, sandıkların ve fıçıların ambarlara usûlünce istifine nezaret ediyordu. Güneşin doğmasına 7 saat kala esrarengiz adam, sürme iskeleden kalyonun çukur güvertesine çıkmak istedi. Fakat eline ne kadar asılırsa asılsın Eşek İsrâfil yerinden bir türlü kımıldamıyordu. O karanlıkta eline son bir kez daha asılıp ?Gel yâ mübarek!? diye nida eyledi. Bunun üzerine çocuk her nedense inat etmekten vazgeçti. Ne var ki, sürme iskelenin kayganlığından dolayı düşmemek için midir, İsrâfil'in kuşağına 40-50 yaşlarında, iri yapılı, sırma işlemeli siyah kaput giymiş biri yapışmıştı. İşte bu adam kuşağı bırakıp küpeşteye tutundu ve güverteye ayak bastı. Bunun ilâhî düzenin bozulması demek olduğunu hiç kimse bilmeyecekti.
Kıyıda ise üç direkli, iki güverteli ve 58 toplu bir kalyon, o karanlıkta usturmaçalarını puta edip iskeleye palamar vermişti. Yelkenlerin sarılı olduğu serenler hisa edilmiş ve tez zamanda yola çıkacağını ilân için mizana direğine mavi bayrak çekilmişti. Esrarengiz adam, kalabalığı yarıp elinden tuttuğu İsrâfil'le iskeleden gemiye doğru yürümeye b ... Daha fazla göster
Yazar
İhsan Oktay Anar
Dili
Türkçe
Orijinal Dili
İngilizce (English)
Yayınlanma Tarihi
01 Ocak 2005
Yayınevi
İletişim Yayınevi
Son Baskı Sayısı
24
Eser Hakkında Daha Fazla Bilgi
Sayfa Sayısı 239
ISBN-13 978-9-7505-0372-6
Boyutları 13 x 19,5 cm
Son Baskı Tarihi 2026-02-01
Cilt Ciltsiz
Yazar Hakkında
İhsan Oktay Anar (d. 21 Kasım 1960), Türk roman ve hikâye yazarıdır.

Lisans, yüksek lisans ve doktora eğitimini Ege Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümünde tamamladıktan sonra, aynı bölümden 2011 yılında öğretim üyesi olarak emekli oldu.

1995 yılında yayımladığı ''Puslu Kıtalar Atlası'' isimli ilk romanı, yirmiden fazla dile tercüme edildi ve hem içerik hem de biçim olarak pek ilgi görüp beğenildi. ''Efrâsiyâb'ın Hikâyeleri'' adlı romanı da İngiltere'de tiyatro oyunu olarak uyarlandı ve sahnelendi.

Anar, 2009 yılında Erdal Öz Edebiyat Ödülü'ne layık görüldü.
İhsan Oktay Anar (d. 21 Kasım 1960), Türk roman ve hikâye yazarıdır. Lisans, yüksek lisans ve doktora eğitimini Ege Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümünde tamamladıktan sonra, aynı bölümden 2011 yılında öğretim üyesi olarak emekli oldu. 1995 yılında yayımladığı ''Puslu Kıtalar Atlası'' isimli ilk romanı, yir ... Daha fazla göster
Tüm Reklamları Kapat
Kişiler
İnceleme Yaz
İncelemeler (1)
Alıntılar (0)
Gönderiler (0)
İnceleme
Hatice Kutbay
Hatice Kutbay
204.0K UP
İnceleyen 3 gün önce
Merhaba
Kitabı elime aldığımda bir deniz hikâyesi okuyacağımı düşünüyordum. Fırtınalar, yolculuklar, belki biraz macera . Sayfalar ilerledikçe aslında bunun bir yolculuktan çok bir sıkışmışlık hikayesi olduğunu fark ettim. Sanki gemi sadece denizde ilerlemiyor, aynı zamanda insanın iç dünyasının en karanlık yerlerine doğru da gidiyordu. Okurken kendimi çoğu zaman rahatsız hissettim ama bu kötü bir rahatsızlık değildi. Daha çok insanı düşündüren, huzursuz eden bir his.

Belki de bu yüzden kitapla aramda garip bir bağ oluştu. Çünkü Amat, sadece anlatılanları değil, insanın kendi içinde sakladığı şeyleri de yüzeye çıkarıyor gibi bu da onu benim için sıradan bir roman olmaktan çıkarıp, daha kişisel bir okuma deneyimine dönüştürdü. Amat, İhsan Oktay Anar’ın en çarpıcı ve atmosferi en yoğun eserlerinden biri. Açıkçası bu kitabı okurken insan kendini sadece bir hikâyenin içinde değil, kapalı ve karanlık bir dünyanın içinde hissediyor. Gemi (Amat) sanki sadece bir ulaşım aracı değil; karakterlerin günahlarının, korkularının ve geçmişlerinin sıkıştığı bir alan gibi.

Roman yüzeyde bir deniz yolculuğu anlatıyor gibi görünse de aslında çok daha derin bir meseleyle uğraşıyor kötülük nereden gelir? İnsan doğuştan mı kötüdür, yoksa şartlar mı onu o noktaya getirir? Bu sorunun net bir cevabı yok ama kitap boyunca hissedilen şey herkesin içinde karanlık bir taraf var ve bazı koşullar altında bu taraf ortaya çıkabiliyor. Karakterler bu anlamda çok “insani” ne tamamen iyi ne de tamamen kötü. Özellikle kaptan ve gemideki diğer figürler, kendi iç çatışmalarıyla var oluyor. Bu da hikayeyi daha rahatsız edici ama aynı zamanda daha gerçek kılıyor. Çünkü okurken “ben olsam ne yapardım?” sorusu kaçınılmaz hale geliyor. Kitabın en güçlü taraflarından biri dil ve atmosfer. İhsan Oktay Anar’ın dili biraz eski, yer yer ağır ama çok bilinçli kurulmuş. O dil sayesinde o karanlık, gotik hava daha da yoğun hissediliyor. Deniz, fırtına, gemi hepsi neredeyse canlı bir karakter gibi.

Doğaüstü unsurlar da var ama bunlar korku filmi gibi ani bir etki yaratmıyor. Daha çok içten içe rahatsız eden, huzursuzluk veren bir şey. Okurken sürekli bir tedirginlik hissi var, ama bunun tam olarak nereden geldiğini her zaman açıklayamıyorsun. Bence kitabın gücü de burada. Kişisel olarak Amat bana şunu hissettirdi. İnsan bazen en çok kendi içindeki şeylerden korkmalı. Dış dünyadaki tehlikelerden kaçabilirsin ama kendi zihninden kaçamazsın. Kitap da tam olarak bu yüzleşmeyi anlatıyor. Şunu da söylemek gerekir herkes için kolay bir kitap değil. Dili ve atmosferi sabır istiyor. Hızlı okunacak bir hikaye değil; sindirerek ilerlemek gerekiyor. Eğer buna hazır değilsen ağır gelebilir.
Amat, klasik bir hikaye anlatmıyor. Daha çok bir his, bir karanlık deneyim sunuyor. Bitirdikten sonra olaylardan çok, bıraktığı o yoğun atmosfer akılda kalıyor.
9
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Daha Fazla İnceleme Göster
Eseri Ekleyen
Silinmiş Üye
@Silinmiş Üye
İnceleme Yaz
Tavsiyelere Git
Tüm Eserlere Git
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Bugün Türkiye'de bilime ve bilim okuryazarlığına neler katacaksın?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
"İnandığım şeyler için ölümü göze almam. Çünkü yanılıyor olabilirim."
Bertrand Russell
Kapak Görseli Seç
Videodan otomatik olarak çıkartılan karelerden birini seçin.
Kareler yükleniyor…
Videoyu kaydırarak istediğiniz kareyi seçin.
0:00 / 0:00
Kendi kapak görselinizi yükleyin. Görsel otomatik olarak kırpılacaktır.
Görseli sürükleyin veya tıklayın PNG, JPG veya WEBP (Maks. 10MB)